Esir nedir, Esir ne demek
Esir; bir fizik terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Tutsak.
- Atomlar arasındaki boşluğu ve bütün evreni doldurduğu varsayılan, ağırlığı olmayan, ısı ve ışığı ileten töz

- Bir düşünceye veya bir kimseye körü körüne bağlı olan kimse.
- Hava.
- Köle.
"Esir" ile ilgili cümle
- "Onun güzelliğinin esiri oldular."
- "Meyhaneden çıktığında sarhoş kafayla bir esir gemisine binmiş, güvertede sızıp kalmıştı." - İ. O. Anar
Yerel Türkçe anlamı:
Sıra, zaman, aralık, mevsim.
Esir, bk. yesir
Çağ, vakit
bak. esir
Fransızca'da Esir ne demek?:
éther
Esir tanımı, anlamı:
Esir almak : Alıkoymak, meşgul etmek. tutsak etmek.
Esir düşmek : Tutsak olmak.
Esir etmek : Alıkoymak, meşgul etmek. tutsak durumuna getirmek.
Esir olmak : Tutsak olmak.
Esir yatmak : Savaşta düşman eline düşüp uzun süre tutsak kalmak, esarette kalmak.
Esir almaca : Karşı takım oyuncularını tutsak ederek kazanılan bir çocuk oyunu.
Esir kampı : Savaşta tutsak olanların toplu olarak gözetim altında bulunduruldukları yer.
Esir pazarı : Tutsak pazarı.
Esirci : Köle ve cariye alan ve satan kimse.
Esircilik : Esircinin yaptığı iş.
Esire : Cariye, dişi köle. Dişi tutsak.
Esirgeme : Esirgemek işi, koruma, himaye, vikaye.
Esirgemek : Bir şeyi yapmaktan veya vermekten kaçınmak. Korumak, himaye etmek, vikaye etmek.
Esirgememek : Feda etmekten çekinmemek, diriğ etmemek.
Esirgemezlik : Özveride bulunma.
Esirgenme : Esirgenmek işi.
Esirgenmek : Esirgeme işi yapılmak.
Esirgeyici : Koruyan, koruyucu.
Esirgeyicilik : Esirgeyici olma durumu.
Esirgeyiş : Esirgeme işi.
Esirlik : Esir olma durumu, tutsaklık, kölelik.
Esirmek : Aklını yitirmek, delirmek. Çok kızmak, sertleşmek. Sarhoş olmak.
Gözünü daldan budaktan esirgememek : Tehlikeli işlere atılmaktan çekinmemek.
Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez : "büyük çıkarlar beklenen durumlarda küçük fedakârlıklar yapılmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.
Lafını esirgememek : Sözünü esirgememek.
Sözünü esirgememek : Düşündüğünü, karşısındakini kıracak bir söz olsa bile söylemekten çekinmemek.
Tutsak : Gitmesine, serbestçe hareketine engel olunan. Bir şeye veya bir kimseye çok bağlı, kendisini bir şeyin etkisinden kurtaramayan kimse. Savaşta ele geçen düşman, esir.
Köle : Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan kimse, kul, esir. Birinin emri altında bulunan, özgür olmayan kimse. Herhangi bir şeye aşırı derecede bağlı olan kimse.
Düşünce : Dış dünyanın insan zihnine yansıması. Niyet, tasarı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Atom : Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri. Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık.
Evren : Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos. Büyük yılan. Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam.
Hava : Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Gökyüzü. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Esinti. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Çevreyi kuşatan boşluk. Müzik parçalarında tür. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Tarz, üslup. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Çekicilik.
Esir emini : Esircilerden vergi toplamakla yükümlü görevli.
Esiran : Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç. Hamur kesmekte kullanılan araç. [Bakınız: ısıran]
Esiranı : Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç.
Esirek : Sarhoş. 1. Herhangi bir nedenle kendinden geçmiş, esrik. 2.bk. eserli (I)-2.
Esirekli : İşkilli, sinirli, kuruntulu.
Esiremek : Sarhoş olmak. Kükremek.
Esiren : Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç. İşkilli, sinirli, kuruntulu. Kuduz köpek. Ateş küreği. Hamur kesmekte kullanılan araç. [Bakınız: ısıran]
Esireni : bk. ısıran. Üvendirenin arka ucundaki sabanın çamurlarını temizlemeye yarayan küçük, yassı demir parça. (*Senirkent -Isparta)
Esirgenci : Esirgenmeye, korunmaya muhtaç, lâyık, merhamete şayan, esirgenen. Esirgeyici, koruyucu, acıyan.
Esirgeşmek : Birbirini esirgemek, birbirine şefkat göstermek.
Esir ile ilgili Cümleler
- Buraya yiyecek bir şey yollayın yoksa esiri öldürürüm.
- Ali düşman tarafından esir alındı.
- Ben esir tutuluyorum.
- Bu belirsiz zamanlarda yaşamada, esnek olmak ve geleneksel değerlere esir olmamak gerekmektedir.
- Düşmanın seni esir aldığını düşündük.
- Senin düşman tarafından esir alındığını düşündük.
- Ali bir savaş esiri.
Diğer dillerde Esir anlamı nedir?
İngilizce'de Esir ne demek? : n. captive, prisoner, capture, slave, bondslave, bondman, bondsman, Helot, thrall
Fransızca'da Esir : captif/ive, prisonnier/ière [le][la], esclave [le][la]
Almanca'da Esir : adv. gefangen
Rusça'da Esir : n. раб (M), невольник (M), пленник (M), узник (M), эфир (M)
adj. пленный

Bu kısımda Esir nedir? Esir ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Esir tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Esir hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.