Bondman türkçesi Bondman nedir

Bondman ingilizcede ne demek, Bondman nerede nasıl kullanılır?

Bondmaid : Kadın köle. Cariye.

Bondmaids : Cariye. Kadın köle.

Bondmen : Köle. Kefil. Esir.

Bond angle : Bağ açısı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir özdeği oluşturan bağlar arasında, aynı öğecikten çıkan bir çiftin yaptığı açı.

Bond certificate : Geçici tahvil belgesi. Geçici tahvil. Geçici borç belgiti. Muvakkat tahvil. Basımı henüz yapılmamış borç belgitlerine karşılık taşıyanlarına verilen geçici belgit.

Bond order : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bağ sırası. Bağ düzesi. Bağ derecesi. İki öğecik arasındaki bağlarda, bağlamaz yörüngeçlerdeki eksicik sayılarından, toplam ne ölçüde kimyasal bağ oluştuğunu veren nicelik.

Bond distance : Aralarında bir kimyasal bağ bulunan iki atomun çekirdekleri arasındaki uzaklık. Bağ uzunluğu. Bağ mesafesi.

Bond fund : Tahvil fonu. Tahvil sermayesi. Borç belgiti ayırcası. Tahvil sağlanan paraların oluşturduğu fon. Borç belgiti satışlarından elde edilen paralardan oluşan birikim.

Bond frequencies : Bir özdeciği oluşturan her kimyasal bağın, iki atomunun türüne göre değişen belirli titreşim sayıları. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bağ titreşim sayıları.

 

Bond length : Aralarında bir kimyasal bağ bulunan iki atomun çekirdekleri arasındaki uzaklık. Bağ uzunluğu. Bağ boyu. Bağ mesafesi. Aderans boyu.

İngilizce Bondman Türkçe anlamı, Bondman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bondman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guarantor : Borçlu adına borcun ödenmesi yükümlülüğü altına giren kimse. Tekeffül. Teminatçı. Hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Güvence veren. Garanti eden. Güvence veren kimse. Kefalet veren kişi. Garantör.

Diener : Hademe. Kapıcı. Morg görevlisi. Hizmetçi. Bende.

Captive : Baskı altında. Esir düşmüş. Savaş esiri. Kapatılmış. Emir. Mahpus. Kısıtlanmış. Tutsak. Rehine.

Aval : Tecim belgitlerinde üçüncü bir kişinin ödemeden sorumlu olanlar yararına alacaklılara karşı borçlanmada bulunması. Garanti. Aval. Ticari kefalet. Kefalet.

Devotee : Tutkun. Meraklı. Dinine çok bağlı olan kimse. Zahit. Hayran. Fanatik. Sofu. Düşkün. Dindar.

Indemnificator : Zararlar için ödeme yapan. Tazmin eden kimse. Zararı karşılayan. Eski haline getiren. Hasarı ödeyen.

Drudge : Ağır işler yapmak. Ağır. Ağır ve sıkıcı bir iş yapmak. Ağır iş yapmak. Ağır iş. Ağır işte çalışan kimse. Kölelik etmek. Zor ve tatsız iş yapmak. Ağır ve zor iş yapmak.

Drudged : Köle gibi çalışmak. Ağır işte çalışan. Ağır işler yapmak. Ağır işte çalışan kimse. Ağır ve sıkıcı bir iş yapmak. Kölelik etmek. Ağır iş yapmak. Ağır iş. Ağır ve zor iş yapmak.

Chattel : Menkul. Menkul mal. Mal. Öteberi. Kişisel eşya. Taşınabilir eşya. Taşınabilir mal. Taşınır mal. Menkul eşya.

 

Bondsmen : Kefalete kefil olan kimse. Garantör.

Bondman synonyms : bondmen, aethers, helots, cosigner, bondsman, guarantors, slave, bond slave, bondslave, bondservant, guaranty, aether, creature, captives, contraband, ether, bailsman, guaranties, cautioner, in chains, bailsmen, bond servant, enslaved, chattel slave, cosigners, helot.

Bondman ingilizce tanımı, definition of Bondman

Bondman kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A man slave, or one bound to service without wages.