Köle nedir, Köle ne demek

Köle; bir tarih terimidir.

  • Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan kimse, kul, esir.
  • Birinin emri altında bulunan, özgür olmayan kimse
  • Herhangi bir şeye aşırı derecede bağlı olan kimse.

"Köle" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İçkinin kölesi. Paranın kölesi."

Yerel Türkçe anlamı:

Süpürge.

Köle || çöle || gul köle olmak: birisinin bir dediğini iki etmemek

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Bir mal gibi alınıp satılan, kişisel hakları bulunmayan ve kendi tükettiğinden daha fazlasını üreterek artık ürün yaratan kişi.

Tarih'teki anlamı:

Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan ya da başkasından satın alınan erkeklere verilen ad.

İngilizce'de Köle ne demek? Köle ingilizcesi nedir?:

slave, serf

Köle hakkında bilgiler

[Bakınız: esaret]

Köle anlamı, tanımı:

Köleniz : Yakınlarından söz edilirken saygıyla söylenen söz. söz söyleyen erkek tarafından söz söylenen kimseye aşırı bir saygı gösterilmiş olmak için ben zamiri yerine kullanılan bir söz.

Kölen olayım : Yalvarırken söylenen bir söz.

Toprak kölesi : Toprağa bağlı köle.

Köleci : Karıncaların başka türlerin yuvalarını talan etmesi durumu.

 

Köleleşme : Köleleşmek işi.

Köleleşmek : Köle durumuna gelmek.

Köleleştiriş : Köleleştirme işi.

Köleleştirme : Köleleştirmek işi.

Köleli : Kölesi olan.

Kölelik : Köle olma durumu, esirlik, kulluk, esaret.

Kölelik düzeni : Eski çağlarda kölelerin en önemli üretim gücü olarak kullanıldığı rejim.

Kölemen : Kölelerden kurulan bir asker sınıfı. Birinin sahip olduğu köle veya karavaş.

Kölesiz : Kölesi olmayan.

Kul köle olmak : Tam bir doğruluk ve özveri ile bağlanarak bütün isteklerini yerine getirmeye hazır olmak.

Kulluk kölelik : Birinin buyruklarına boyun eğerek yaşama durumu.

Toprak köleliği : Toprağa bağlı kölelik düzeni.

Savaş : Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal. Uğraşma, kavga, mücadele.

Tutsak : Savaşta ele geçen düşman, esir. Bir şeye veya bir kimseye çok bağlı, kendisini bir şeyin etkisinden kurtaramayan kimse. Gitmesine, serbestçe hareketine engel olunan.

Yabancı : Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Başka bir milletle ilgili olan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge.

Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.

Özgürlük : Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet.

 

Yoksun : Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken, mahrum.

Başkası : Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.

Esaret : Hâkimiyet altında bulunma. Kölelik, tutsaklık, esirlik. Boyunduruk.

Köle ahlakı : Nietzsche'nin, acıma, alçak gönüllülük, sabır, korku, büyük olan her şeye karşı güvensizlik gibi özellikler taşıyan yaşama tutumuna verdiği ad. Karşıtı bk. efendi ahlakı

Köle doyuran : İri ve yuvarlak taneli, koyu renkli bir çeşit üzüm. Pilav.

Köle döğen : Ev hanımı.

Köle emeği : Üretim sürecine fiziksel gücüyle katılan kölenin emek gücü.

Köle hamuru : Ateşte pişirilen hamurun, üzerine kızgın yağ dökülerek yapılan bir çeşit yiyecek. Kavrulmuş mısır ununu pekmezle karıştırarak yapılan bir çeşit tatlı.

Köle köşlük : Yoksulluk.

Köleci sistem : Köleci üretim biçiminin geçerli olduğu toplum. Stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, ortak mülkiyetin olmadığı ve üretim araçları mülkiyetinin birkaç kişiye ait olduğu köle emeğine dayalı toplum. krş. kapitalist sistem 2, sosyalist sistem 2, ilkel komünal sistem, feodal sistem 2

Köleci üretim biçimi : Köleci emeğe dayalı üretim tarzı.

Köleçlenmek : Büyüyüp kuvvetlenmek.

Kölek : Korkuluk. Gömlek. Yağmur sularının toplandığı küçük çukur.

Köle ile ilgili Cümleler

  • ABD'nin her yerinde köleliği yasaklamak istediler.
  • Bakanlık binasındaki dev posterde "cehalet köleliktir!" diyor.
  • Köle ticareti kazançlı bir işti.
  • Köleler mal olarak kabul edildi.
  • Köleler gibi yaşamak ister misin?
  • Bu mutlu köleler özgürlüğün en çılgın düşmanlarıdır.
  • Köleleri Afrika’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne getirmek çok riskliydi.
  • Demek beni kölen yapacaksın, kimsin kardeş sen, artistliğin kime?
  • Hiç kimse gerçekten özgür değildir, çünkü bağımsızlıklarının kölesi olan insanlar var.
  • Köleler işin çoğunu yaptı.
  • Ruslar köle kökenli insanlardır.
  • Köle kaçmaya çalıştı.
  • Köleliğin daha fazla yayılmasına karşı çıktılar.
  • Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kölelik 1865 yılına kadar kaldırılmadı.

Diğer dillerde Köle anlamı nedir?

İngilizce'de Köle ne demek? : [Kole] adj. servile

n. slave, bondsman, drudge, serf, bondman, bondslave, chattel, chattel slave, contraband, Helot, mameluke, man Friday, minion, thrall

Fransızca'da Köle : esclave [le][la], îlote [le], serf/serve [le][la]

Almanca'da Köle : n. Leibeigene, Sklave, Unfreie

adj. unfrei

Rusça'da Köle : n. раб (M)

adj. рабский