Esirgemek nedir, Esirgemek ne demek
"Esirgemek" ile ilgili cümle
- "Senin genç, temiz ve fedakâr ruhunu bu felaketten esirgemek isterim." - H. C. Yalçın
- "Hemşiremden esirgediğiniz şeyi ben kabul edecek kadar alçalmadım." - A. Gündüz
Yerel Türkçe anlamı:
İğrenmek.
Diğer sözlük anlamları:
Korumak, himaye etmek, sıyanet etmek.
Acımak, merhamet etmek.
Esirgemek anlamı, kısaca tanımı:
Esirgememek : Feda etmekten çekinmemek, diriğ etmemek.
Esirgeme : Esirgemek işi, koruma, himaye, vikaye.
Esir : Tutsak. Bir düşünceye veya bir kimseye körü körüne bağlı olan kimse. Atomlar arasındaki boşluğu ve bütün evreni doldurduğu varsayılan, ağırlığı olmayan, ısı ve ışığı ileten töz. Köle. Hava.
Korumak : Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Karşılamak, denk gelmek. Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek.
Himaye : Koruma, gözetme, esirgeme, koruyuculuk, gözetim. Kayırma, elinden tutma.
Vikaye : Koruma.
Yapmak : Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Olmak. Davranmak, hareket etmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Onarmak, tamir etmek. Olmasına yol açmak. Evlendirmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Düzenli bir duruma getirmek. Gerçekleştirmek. Bir durum yaratmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Edinmek, sahip olmak. Dışkı çıkarmak. Yol almak. Salgılamak, çıkarmak. Üretmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek.
Vermek : Herhangi bir duruma yol açmak. Doğurmak. Sahip olmasını sağlamak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Ayırmak, harcamak. Dayamak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Satmak. Ödemek. Tespit etmek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Yaymak.
Kaçınmak : Herhangi bir işi yapmaktan veya özverili davranmaktan geri durmak, imtina etmek.
Etmek : Eşit değer kazanmak. Demek, söylemek. Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Kötülükte bulunmak. Bulmak, erişmek. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Herhangi bir değerde olmak.
Diğer dillerde Esirgemek anlamı nedir?
İngilizce'de Esirgemek ne demek? : v. grudge, begrudge smb. smth., spare, withhold, stint
Fransızca'da Esirgemek : protéger, garder, mégoter, précautionner, prémunir, priver, respecter
Almanca'da Esirgemek : v. behüten, versagen
Rusça'da Esirgemek : v. защищать, оберегать, щадить, жалеть, скупиться, дорожить, экономить, защитить, пощадить, пожалеть, сэкономить


Bu kısımda Esirgemek nedir? Esirgemek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Esirgemek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Esirgemek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.