Bondsmen türkçesi Bondsmen nedir

Bondsmen ingilizcede ne demek, Bondsmen nerede nasıl kullanılır?

Bondsman : Garantör. Esir. Kefalete kefil olan kimse. Köle. Kefil.

Bonds of friendship : Arkadaşlar arasındaki ilişki. Arkadaşlık bağları.

Gold bonds and stocks : Altına dayalı taşınır değerler. Altın fiyatlarının istikrarlı kalacağı düşüncesiyle, değeri altına bağlanan taşınır değerler.

Asian dollar bonds : Singapur ve hong kong piyasalarında işlem gören dolar cinsinden tahviller. Asya dolar tahvilleri.

Certificate of bonds : Tahvil sertifikası.

Covalent bonds : Kovalent bağlar. Ortak değerlikli bağ. Bir veya daha fazla elektronun paylaşılmasıyla moleküldeki elektronları bir arada tutan, koparılmaları için 50-200 kcal/mol enerji gereken kuvvetli kimyasal bağlar. Kovalent bağ. Ortak bağ. Değerdeş bağ. Bir ya da daha fazla elektron çiftlerinin paylaşılmasıyla moleküldeki elektronları bir arada tutan, koparılmaları için 50-200 kcal/mol gereken kuvvetli kimyasal bağlar.

Government bonds : Devlet tahvilleri. Devlet bonoları. Hükümet tahvilleri.

Coupon of bonds : Tahvilat kuponu.

Foreign exchange indexed bonds : Enflasyonist bir ortamda olası bir döviz kuru yükselmesine karşı bono alımını özendirmek ve alıcıyı riskten korumak amacıyla yabancı para cinsinden çıkartılan borç senedi. Dövize dayalı bono.

 

Global bonds : Global tahviller. Yurtiçi ve yurtdışı piyasalarda aynı anda alınıp satılabilen tahviller.

İngilizce Bondsmen Türkçe anlamı, Bondsmen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bondsmen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Helot : Ispartalı köle (tarih terimi). Eski ısparta'da toprağa bağlı yerli halk, devlet köleleri. Helot. Kul.

Enslaved : Esir edilmiş. Köleleştirilmiş. Esarete düşmüş. Esir düşmüş.

Bondman : Toprağa bağlı köylü.

Guarantor : Kefalet veren kişi. Yüklenci. Güvence veren kimse. Garanti eden. Borçlu adına borcun ödenmesi yükümlülüğü altına giren kimse. Teminatçı. Tekeffül. Hukuk, iktisat alanlarında kullanılır.

Sureties : Teminatlar. Garanti. Güvence. Engellemek. Kesinlik. Teminat.

Creature : Kul. Varlık. Yaratık. Hayvan. Abit. Bende. Kasnak. Alet olan kimse. İnsan.

Guarantying : Tekeffül etmek. Kefalet. Garanti altına alma. Teminat. Rehin. Emniyet. Garanti. Güvence.

Surety : Kefalet veren kişi. Rehine. Güvence. Teminat. Kefalet. Kesinlik. Garanti. Ticari senetlerden doğan bir borca kefil olanın senet üzerine şerh ve imza koyması. Engellemek. Hukuk, iktisat alanlarında kullanılır.

Guaranty : Garanti. Teminat. Emniyet. Güvence. Garanti altına alma. Rehin. Tekeffül etmek. Kefalet.

Bondsmen synonyms : bailsmen, cosigner, bailsman, drudged, bond slave, guaranties, in chains, cautioner, bond servant, ether, contraband, captives, bondslave, cosigners, diener, aval, warranter, guarantors, chattel, helots, captive, bondsman, indemnificator, drudge, bondmen, warrantor, warrantors, chattel slave, aethers, bondservant, aether, devotee, slave.