Guaranty türkçesi Guaranty nedir

Guaranty ingilizcede ne demek, Guaranty nerede nasıl kullanılır?

Guaranty fund : Garanti fonu.

Guaranty time : Kefalet süresi. Kusur bildirme süresi.

Contract of guaranty : Teminat sözleşmesi. Garanti sözleşmesi.

Joint guaranty : Müteselsil kefalet. Zincirleme borçlanım. Borçlusundan farksız olarak borcu borçlusu adına alacaklısına ödemeyi yüklenme.

Letter of guaranty : Teminat mektubu.

Guarantee credit : Kefalet kredisi. Teminat kredisi. Güvence kredisi.

Guarantee function : Güvenirlik görevi. Markanın halk üzerinde güven duygusunu uyandırma görevi.

Guarantee fund : Garanti fonu. Şirketler arası garanti fonu. Teminat akçesi. Teminat fonu.

Guarantee and sponsor of state : Devletin inanca ve güvenliği. Verilen belgenin sağladığı korumanın, devletçe inanca altına alınması ve herhangi bir elatma durumunda güvenliğinin sağlanması.

Pecuniary guaranty : Para ile karşılanan inanca. Nakdi teminat. Akçalı inanca.

İngilizce Guaranty Türkçe anlamı, Guaranty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Guaranty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Warrantor : Kefil olan. Garanti veren. Garantileyen. Teminat veren. Yetkilendiren. Garanti eden kimse. Yetki veren. Garanti eden.

 

Hedging : Döviz kuru rizikosuna karşı korunma. Engellemek. Riskten korunma. Etrafını çevirmek. Finansal koruma. Finansal riskten korunma. Kısıtlamak. Önlem almak. Garantiye almak. Riski dengeleme.

Bound to : Zorunlu. Kesinlikle. Mutlaka.

Down payment : Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi. Pey akçesi. Peşinat. Peşin ödeme. Konut bankalarından ya da konut ödenci veren öteki kuruluşlardan ödünç almaya hak kazanabilmek için, bir kimsenin, bu kuruluşlara yatırması ve orada bir süre tutması gereken belli nicelikteki para. Kapora. Ön ödeme. İlk ödeme.

Recognisance : Taahhütname. Yazılı taahhüt. Tanıma.

Assurance : Temin. Sigorta. Kendine çok güvenme. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Özgüven. Güven. Vaat. İtikat. Kendine güvenme. İtimat.

Bondman : Köle. Esir. Toprağa bağlı köylü.

Hypothec : Sağlanca. Durağan değerin borca inanca olabilmesi sağlanılmak üzere borcun ödenmesine değin belirli koşullar altında tutulanması. İpotek. Tutu.

Cautioner : Uyaran kimse. Uyarıcı. İkaz eden kimse. Teminat veren.

Guaranty synonyms : bailsman, guaranties, pledge, assurances, indemnifications, hostages, credit, bailment, bailsmen, hocks, depositum, caution money, bondslave, mortgage, insurance, cinch, cover note, anchorage, faithing, cosigner, gage, gaging, safe guard, vouched, pledgery, surety, vouches, cover, guarantying, faith, hostage, recognisances, warranter.

 

Guaranty ingilizce tanımı, definition of Guaranty

Guaranty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To undertake to be answerable for (the debt or default of another). To undertake to secure (something) to another, as in the case of a contingency. [Bakınız: Guarantee]. In law and common usage: An undertaking to answer for the payment of some debt, or the performance of some contract or duty, of another, in case of the failure of such other to pay or perform. A guarantee. A security. In law and common usage: To undertake or engage that another person shall perform (what he has stipulated). A warranty. To engage to answer for the performance of (some promise or duty by another) in case of a failure by the latter to perform.