Hedging türkçesi Hedging nedir
- Garanti.
- Riskten korunma.
- Finansal riskten korunma.
- Sınırlamak.
- Dolaylı konuşmak.
- Döviz, taşınır değer veya mal piyasalarında belirli bir sürenin sonunda alım ve satım işlemi yapacak gerçek veya tüzel kişileri, kur, faiz oranları ve fiyatlardaki dalgalanmalara karşı mevcut durumu korumak için yapılan gelecek piyasa işlemleri.
- Riski dengeleme.
- Garantiye almak.
- Çitle çevirme.
- Vadeli piyasalarda risk azaltma yöntemi.
- Bir çeşit vadeli satış usulü.
- Finansal koruma.
- Kısıtlamak.
- Engellemek.
- Sakınma.
- Etrafını çevirmek.
- İktisat alanında kullanılır.
- Döviz kuru rizikosuna karşı korunma.
- Kaçamak cevaplar vermek.
- Çit ile çevirmek.
- Hedging.
- Önlem almak.
Hedging ile ilgili cümleler
English: She's hedging.
Turkish: O, kaçamak cevap veriyor.
Hedging ingilizcede ne demek, Hedging nerede nasıl kullanılır?
Hedge : Etrafını çevirmek. Lafı dolandırmak. Önlem almak. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Tedbir. Kaçamak yanıt vermek. Yatırım. Engel. Sınırlamak.
Hedge fund : Olası riskleri ve zararları en aza indirmek için yapılan yatırım. Serbest fon. Koruma amaçlı fon. Serbest yatırım fonu. Yatırımcılara piyasa düşse de yükselse de para kazandıran risksiz fon tipi. Olası riskleri ve zararları minimize etmek için yapılan yatırım (ekonomi). Riskten korunma yerine daha fazla risk alıp, daha çok kar elde etmeyi amaçlayan yatırım fonları. krş. sakınma fonları. Koruma fonu. Yüksek riskli fonlar.
Hedge ratio : Korunma oranı.
Hedge ratio analysis : Korunma oranı çözümlemesi.
Hedge ratio estimation : Korunma oranı tahmini.
Hedgebote : Çitlerin tamiri için verilen tahta ödeneği. Çitlerin tamir edilmesi için verilen ahşap ödeneği.
Hedge sparrow : Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, bozboğangiller (prunellidae) familyasından, türkiye'nin doğu karadeniz bölgesinden doğu akdeniz bölgesine kadar inen ince şerit şeklindeki bir sahada her mevsim görülen, 15 cm kadar uzunlukta olan, böcek ve böcek larvaları ile beslenen yerli bir tür. sürmeli çit serçesi. Avrupa'ya özgü bir bülbül (zooloji). Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, bozboğangiller (prunellidae) familyasından, 15 cm kadar boyda, sırtı kırmızı kahverengi, karnı beyazımsı renkte, avrupa ve ön asya'da orman ve steplerde yaşayan, türkiye'de trakya, marmara, ege ve akdeniz bölgelerinde kışın, diğer bölgelerde her mevsim yaşayan, böcek ve böcek larvaları ile beslenen bir kuş türü. çit serçesi, bozboğan. Çit serçesi. Sürmeli dağ bülbülü. Çitserçesi. Dağ bülbülü. Dağbülbülü.
Hedgehogs : Memeliler (mammalia) sınıfının, böcekçiller (ınsectivora) takımından, sırtları dikenli, bazıları tehlike halinde kıvrılarak kendini koruyan, etçil ve otçul türleri olan bir familya. Kirpi. Kirpigiller. Dikenli kabuk. Kabuğu dikenli meyve.
Hedgehopped : Çok alçaktan uçmak. Alçaktan uçmak.
Hedgehog : Kabuğu dikenli meyve. Dikenli kabuk. Kirpi.
İngilizce Hedging Türkçe anlamı, Hedging eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hedging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Block : Kalıplamak. Blok. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Alıkoymak. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı. Kapamak. Kütle. Kesmek. Duvar.
Nail down : -i çivilerle sabitleştirmek. Çivi ile tutturmak. Tutturmak. Mıhlamak. Çivilemek.
Enclosing : İçermek. Kapsamak. Çevreleyen. Kapatmak. Çevrelemek. Çevreleyerek. Kuşatmak. İliştirmek.
Abstention : Uzak durma. Oy vermeme. Çekimserlik. Çekimser oy. Kaçınma. Çekinme. Vazgeçmek. İmtina.
Constrain : Mecbur etmek. Zorunda bırakmak. Alıkoymak. Baskı yapmak. İcbar etmek. Bağlamak. Zorlamak. Tutmak.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Avoidances : Kurtulma. Kaçınma. İptal. Fesih. Uzak durma. İmtina. İlga.
Circumvented : Tuzağa düşürmek. Çevresini sarmak. Alt etmek. Açığını yakalamak. Kurtulmak. Üstün gelmek. Önlemek. Yan çizmek. Yana kaçmak. Atlatmak.
Hedge : Tedbir. Çevirmek. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Lafı dolandırmak. Yatırım. Kaçamak yanıt vermek. Önlem.
Assurance : Özgüven. Temin. Teminat. Güvence. Güven. Kendine çok güvenme. Kendine güvenme. İtimat. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. İtikat.
Hedging synonyms : close in on, manoeuvred, astricted, encloses, make provision for, astrict, constrains, make provisions against, palisades, circumscribes, bound, abolition of forced labour convention, protection, confining, border, beating around the bush, ensured, palisading, make sure, sureties, manoeuvre, bound to, escaping, bounds, constricting, guarantee, fence in, maneuvering, enclose, make certain, encircle, conscribe, guard.

Bu kısımda Hedging kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hedging ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hedging anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hedging ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.