Avoidances türkçesi Avoidances nedir

Avoidances ingilizcede ne demek, Avoidances nerede nasıl kullanılır?

Avoidance avoidance conflict : Kaçınma-kaçınma çatışması.

Avoidance relationship : Belli yakınları, örneğin bir erkekle kaynanasını birbirine dokunmaktan ya da yakın ilişkiden sakınmaya iten özel bir davranış biçimi. Kaçınma ilişkisi.

Approach avoidance conflict : Yaklaşma uzaklaşma çatışması.

Avuncular avoidance : Çocukların, annelerini dayılarından sakınma göreneği, bk. sakınma, görenek, krş. addan sakınma. Dayısal sakınma.

Collision avoidance : Engel sakınma.

Avoidable : İptal edilebilir. Feshedilebilir. Önlenebilir. Sakınılır. Feshi mümkün. Kaçınılır. Kaçınılabilir.

Tax avoidance : Vergi doğuracak olayı yapmayarak vergiden kaçınma. Vergi iptali. Ödenecek vergiyi enaza indirmek amacıyla yasalardaki boşluklardan yararlanılarak veya vergi borcunun doğmasına neden olacak olaya yol açmamaya özen gösterilerek vergi yükümlülüğünden kaçınılması. Vergi yükümlüsü olmama. Vergiden kaçınma.

Avoidable cost : Kaçinılabilir maliyet. Önlenebilir maliyet. Seçeneklerden birinin diğerine tercih edilmesi durumunda kısmen veya tamamen ortadan kaldırılabilen maliyet. etkin bir yönetimsel kararla, örneğin sigorta gibi zorunlu olmayan bir etkinlikten vazgeçilmesiyle, ortadan kaldırılan söz konusu etkinliğe ilişkin maliyet. Kaçınılabilir maliyet.

 

Avoidant : Negatif yönlü. -den kaçan (tıp veya medikal terimi). Sakıngan. Kaçıngan. Kaçınan.

Avoidably : Kaçınarak. Kaçınırcasına. Engelleyerek. İptal edilebilir bir şekilde. Durdurarak. Önlenebilir bir biçimde. Sakınarak. Kaçınılabilir tarzda.

İngilizce Avoidances Türkçe anlamı, Avoidances eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Avoidances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defeasance : İptale bağlı ayrıştırma. Lağvetme. Kaldırma.

Cancel : Boşa çıkarmak. Feshetmek. Denkleştirmek. Damgalamak (pul). Nötrleştirmek. İşlemden kaldırmak. Sadeleştirmek. Üstüne çizgi çekmek. Üstünü çizmek. Dengelemek.

Evacuation : Kaka. Pislik. Dışkılama. Boşaltım. İfraz. Boşaltma (bağırsakları). Dışkı. Tahliye. Salıverme.

Cancellations : Lağıv. Damga (pul). Bozma. Kaldırılma. Damga. İptal olunan şey. Silme. Çıkarma. Fesh etmek.

Recovery : Atlatma. Dinlenme. Kurtarma. Bir dizgenin üzerindeki dış etkilerin kalkmasıyla başlangıçtaki duruma dönmesi. Düzelme. Yeniden para alma. Reküperasyon. Toparlanma. İstirahat. Geri alınma.

Near thing : Bir tehlikeyi atlatmak. Bir tehlikeden ucuz kurtulmak. Mucizevi kurtuluş.

Removal : Kaldırılma. Çıkarma. Yer değiştirme. Kaldırma. Halletme. Taşıma. Görevden alınma. Uzaklaştırma. Yerini değiştirme. İhraç.

Recoveries : Düzelme. Kurtarma. Geri dönüştürme. Tazmin. Geri kazanma. İyileşme.

Drainage : Su tahliyesi. Suyu çekilen arazi. Kanalizasyon. Çekilme. Toprağın sağlığa ve tarıma dokuncalı, gereğinden çok suyunu boşaltmak ve akıtmak amacıyla girişilen düzenleme işlerinin tümü. Coğrafya, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Drenaj. Yeraltı sularını toplayan döşem. Bir yerdeki gereğinden çok suların akıtılması. Suları akıtmak.

 

Being rescued : Tehlikeden çıkarılma. Kurtarılma. Kurtarılmış olma.

Avoidances synonyms : shunning, averting, elusion, annulments, annulment, disposal, aversion, annihilation, denouncement, abatement, standoffs, diffidence, keeping aloof, proscription, escape, standoff, deliverance, ademption, staying away, caution, abrogative, evasion, turning away, abolition, cancellation, avoiding, escaping, drain, evasions, defeased, emancipations, abatements, abstentions.