Defeasance türkçesi Defeasance nedir

Defeasance ingilizcede ne demek, Defeasance nerede nasıl kullanılır?

Defeased : Fesih. Geçersiz kılma. Bozma. İptal.

Indefeasibility : Geçersiz sayılamazlık. Geçersiz sayılamama durumu. İptal edilemezlik. İptal edilemem durumu. İptal edilmezlik.

Indefeasible : Feshedilemez. Fesih olunamayan. İptal edilemez. Lağvolunamaz.

Indefeasibly : Vazgeçilemez bir biçimde. Geçersiz sayılamaz bir şekilde. İptal edilemez bir şekilde.

Undefeasible : Feshedilemez. Lağvolunamaz.

İngilizce Defeasance Türkçe anlamı, Defeasance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Defeasance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hoisting : Çalmak. Yukarı çekmek. Kaldırmak. Çıkarma. Yükseltme. Vinçle kaldırma. Çekmek. Çekme. Aşırmak.

Avoidance : İlga. Birey ve toplulukların, dinsel, büyüsel ya da geleneksel nedenlerle, kimi nesne, olay ve besin ürünleriyle ilişkilerini, tümüyle ya da büyük bir ölçüde kısıtlamaları, bk. din, büyü, addan sakınma, dayısal sakınma, sililiksizlik. Kaçınma. Uzak durma. Kurtulma. Çekinme. Sakınma. Kendisine soru yöneltilen kişinin kuşku, kaygı duyduğu ya da çekinip sakındığı için soruyu yanıtlamaktan kaçma durumu. İmtina.

 

Extinctions : Tükenme. Soy tükenmesi. Sönme. Yok etme. Nesli tükenme. Feshetme. Yeryüzünden silinme. İtfa. Yok olma.

Abolishment : Geçersiz kılma. Eleme. Yürürlükten kaldırma. İmha etmek. Yoketmek. Feshetme. İlga.

Extinction : Soy tükenmesi. Ucaylanma mikroskobu altında döndürüldüğünde, anizotrop bir kristalin nikoller haçlanınca, girişim olayları dolayısıyle dört kez kararması. (bu kararma, oküler kılları ile mineralin belirli bir kristalyazar yönünün arasındaki açı 0° ve 90° ya da bunun tam yarısı olduğu durumlarda ortaya çıkarsa, bu kararmaya doğru kararma -sönme-, açı başka değerde ise eğri kararma -sönme- denir.). Yok olma. Bir etki ya da eylemin, erke yitirimi nedeniyle zaman içinde güçsüzleşerek ortadan kalkması. İlga. Engelleyici bir ortamda, saçılma ya da emilme yoluyla ışınırlık yoğunluğunun düşmesi. Feshetme. Tükenme. Söndürme.

Cancellations : Geçersiz kılma. İptal olunan şey. Damga. Çıkarma. Fesh etmek. Bozma. Çizme. Silme.

Deletion : Terkin. Silme işlemi. Kopma. Çıkarma. Kazıma. Yazıdan çıkarılan parça. Silme. Delesyon. Bir tip kromozom mutasyonu sonucunda dna'da bir bazın ya da bazların yok olması hali. Çıkartma.

Abrogation : İlga. Yürürlükten kaldırma. Lağıv. Feshetme. Yürürlükten kaldırmak. İlga etme.

Cancellation : Bozma. Türeye aykırı,yerinde olmayan bir işlemin ya da bir kararın yargı ya da yetkili kurulca ortadan kaldırılması. bozma, uygulamayı kaldırma. Çizme. Yoksayma. Kaldırılma. İki yan arasında yapılmış olan sözleşmeyi temelinden bozma. sözleşmeyi ilerisi için bozma. Fesh etmek. Çıkarma.

Abatement : Zayiat. Yürürlükten kaldırma. İndirim. Azaltılma. Azaltma. Azalma. Hafifleme. İptal (hukuk terimi). Hafifletme.

 

Defeasance synonyms : annihilation, heaving, annulments, abrogative, denouncement, cassation, elevation, elevating, cancel, defeased, elevations, abrogations, avoidances, annulment, lifting, canceling, abatements, ademption, abolition, endurance, heavings.

Defeasance ingilizce tanımı, definition of Defeasance

Defeasance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An overthrow. A defeat.