Enclosing türkçesi Enclosing nedir

Enclosing ingilizcede ne demek, Enclosing nerede nasıl kullanılır?

Enclosing rock : Yankaya.

Enclosable : Sarılabilir. Eklenebilir. İlişikte gönderilebilir. İliştirilebilir. Çevrilebilir. Çevrelenebilir. Kapatılabilir. Zarf içine konulabilir. Kapanabilir. İçine alınabilir.

Enclose : İçine koymak. Çevrelemek. Kuşatmak. Etrafını çevirmek. İliştirmek. Kapatmak. Koymak (bir mektupla aynı zarf içine). Eklemek. Hapsetmek.

Enclose a letter : Mektup iliştirmek. Mektup eklemek.

Enclose in the letter : Mektuba iliştirilmiş.

Enclosure sale : Alacaklının sahiplik varsaydığı ilave satış. Tali satış.

Enclosed basin : Kapalı çöküntü. Dar ya da geniş, her yanından kapalı, ancak kökenleriyle ayrımlı çukur alanlara verilen ad.

Enclosed free of charge : İlave ücret alınmadan iliştirildi. Ücretsiz olarak eklendi. Ücretsiz olarak iliştirildi.

Encloser : Kuşatan. Saran. Çeviren. İliştiren. Zarf içine koyan. Hapseden. Kapayan. İlişikte gönderen.

Enclosed herewith : Burada ekli olan. Buna iliştirilmiş. Bununla ekli olan. Buna ilişik olan. Ekte sunulmuştur.

İngilizce Enclosing Türkçe anlamı, Enclosing eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Enclosing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buckle on : Toka ile tutturmak.

Apply to : Başvurmak. Aşağıdakilere uygula. Bahsetmek. -i ilgilendirmek. Geçerli olmak. Üstesinden gelmek. -i içermek. Müracaat etmek.

Caps : Bh. Örtmek. Daha iyisini yapmak. Kep takmak (simge). Geçmek. Büyh. Bykh. Toz lastiği. İlkharfbüyük.

Encapsulate : Sarmalamak. Özetlemek. Kısa ve öz biçimde açıklamak.

Cinctures : Dolamak. Kuşak. Sarmak. Kemer. Pervaz.

Circumscribe : Kısıtlamak. Sınırlamak. Etrafını çizmek. Çevresini çizmek. Etrafına daire çizmek. Çemberlemek. Etrafına bir şekil çizmek (silindir içine çizilen üçgen vb). Daire içine almak.

Buying up : (başka bir firmayı) satın alma. Stoklamak. Tümünü satın almak.

Embodying : Cisimleştirmek. Somutlaştırmak. Şekilleştirme. Cisimlendirme. Somutlaştırma. Bir bütün halinde toplama. Düzenleme. Toplama. Bir bütün halinde toplamak.

Buy up : Çok miktarda almak. Stoklamak. Malın tamamını satın almak. Tümünü satın almak.

Appended : Eklenmiş. Eklemek. Katmak.

Enclosing synonyms : averts, close, introduction, encapsulates, avert, carry, count in, buckle up, clears, change to, comprises, append, palisaded, surrounding, buckles, encircle, add to, compassed, enclaves, averting, circumambient, palisade, contain, encompass, enclose, blockades, comprehend, attaching, beset, comprehending, beleaguer, blindest, beleaguering.