Hedge türkçesi Hedge nedir

  • Çevirmek.
  • Önlem.
  • Garantiye almak.
  • Sınırlamak.
  • Yatırım.
  • Engel.
  • Lafı dolandırmak.
  • Etrafını çevirmek.
  • Tedbir.
  • Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme.
  • Engelleme.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Çit ile çevirmek.
  • Önlem almak.
  • Kısıtlamak.
  • Kaçamak yanıt vermek.
  • Çit.

Hedge ile ilgili cümleler

English: He jumped over the hedge.
Turkish: O, çitin üzerinden atladı.

English: Ali trimmed the hedge.
Turkish: Ali çiti düzeltti.

English: Have you ever touched a hedgehog?
Turkish: Hiç bir kirpiye dokundun mu?

English: Ali jumped over the hedge.
Turkish: Ali çit üzerinden atladı.

English: This hedge fund manager made more than one billion dollars.
Turkish: Bu hedge fon yöneticisi bir milyar dolardan fazla kazandı.

Hedge ingilizcede ne demek, Hedge nerede nasıl kullanılır?

Hedge fund : Yüksek riskli fonlar. Yatırımcılara piyasa düşse de yükselse de para kazandıran risksiz fon tipi. Serbest yatırım fonu. Koruma amaçlı fon. Olası riskleri ve zararları en aza indirmek için yapılan yatırım. Olası riskleri ve zararları minimize etmek için yapılan yatırım (ekonomi). Riskten korunma yerine daha fazla risk alıp, daha çok kar elde etmeyi amaçlayan yatırım fonları. krş. sakınma fonları. Serbest fon. Koruma fonu.

 

Hedge ratio : Korunma oranı.

Hedge ratio analysis : Korunma oranı çözümlemesi.

Hedge ratio estimation : Korunma oranı tahmini.

Hedge sparrow : Çit serçesi. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, bozboğangiller (prunellidae) familyasından, türkiye'nin doğu karadeniz bölgesinden doğu akdeniz bölgesine kadar inen ince şerit şeklindeki bir sahada her mevsim görülen, 15 cm kadar uzunlukta olan, böcek ve böcek larvaları ile beslenen yerli bir tür. sürmeli çit serçesi. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, bozboğangiller (prunellidae) familyasından, 15 cm kadar boyda, sırtı kırmızı kahverengi, karnı beyazımsı renkte, avrupa ve ön asya'da orman ve steplerde yaşayan, türkiye'de trakya, marmara, ege ve akdeniz bölgelerinde kışın, diğer bölgelerde her mevsim yaşayan, böcek ve böcek larvaları ile beslenen bir kuş türü. çit serçesi, bozboğan. Sürmeli dağ bülbülü. Dağbülbülü. Çitserçesi. Dağ bülbülü. Avrupa'ya özgü bir bülbül (zooloji).

Pair of hedge shears : Bahçe makası. Budama makası.

Quick hedge : Çalıdan çit.

Time varying hedge ratio : Zamanla değişen korunma oranı.

Hedgehog : Kirpi. Dikenli kabuk. Kabuğu dikenli meyve.

 

Hedged : Çitle çevrili. Doğrudan bir cevaptan kaçınmak amacıyla kaçamak bir şekilde kelimelere dökülmüş. Anlam bozan şekilde kelimeler dökülmüş. Çitle çevirilmiş.

İngilizce Hedge Türkçe anlamı, Hedge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hedge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.

Palters : İhmal etmek. Küçümsemek. Savsaklamak. Kaprisli olmak. Ciddiye almamak. Oyun etmek. Kapris yapmak. Aldatmak.

Astricted : Bağlamak. Tutturmak.

Fences : Savunmak. Korumak. Eskrim yapmak. Kaçamak cevap vermek. Çalıntı mal satmak.

Make sure : Emin olmak. Sağlama almak. Sağlam kazığa bağlamak. Sağlama bağlamak. Emin olmak için gerekeni yapmak. Unutmamak. Garantilemek. Garanti etmek. Temin etmek.

Besets : Sıkıştırmak. Sarmak. Dört bir yandan saldırmak. Rahat bırakmamak. Etrafını sarmak. Kuşatmak. Rahat vermemek. Sıkıntı vermek.

Bound : Kalgımak. Sektirmek. Sekip geri gelmek. Sıçramak. Sınırlarını çizmek. Kuşatmak. Bağlı. Zıplaya zıplaya gitmek.

Manoeuvred : Manevra yaparak belirli bir yere getirmek. Manevra. Manevra yapmak. Birtakım hareketlerle birşeyi belirli bir yere getirmek. Hile yapmak. Birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için). Hile. Dolap çevirmek.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Insuring : Temin etmek. Sağlama almak. Sigortalamak. Sigorta etmek. Sigorta ettirmek.

Hedge synonyms : privet hedge, coaction, circumspection, blocking, make provision, barricades, enterprize, beleaguers, investment, barraged, annuller, circumscribing, encompass, stall, bar, besieges, maneuvers, pale in, make dispositions, fete, barrier, forehandedness, forethought, fetes, insure, assembles, contretemps, beat around the bush, change to, barricading, capital goods, annuls, cloture.

Hedge zıt anlamlı kelimeler, Hedge kelime anlamı

Confront : Karşı koymak. Yüz yüze getirmek. Zıt düşmek. Karşısına çıkmak. Yüzleştirmek. Yüz yüze gelmek. Karşılaştırmak. Karşı durmak. Kötülemek. Üstüne gitmek.

Maximise : Maksimuma çıkarmak. Yükseltmek. Çoğaltmak. En yüksek düzeye çıkarmak. Büyütmek. Mümkün olduğu kadar büyütmek. Azami seviyeye çıkarmak. En yüksek büyüklüğe çıkarmak. Mümkün olan en büyük dereceye yükseltmek.

Maximize : En geniş anlamı ile açıklamak. Büyütmek. En yüksek dereceye çıkarmak. Çoğaltmak. Enbüyütmek. En yüksek düzeye çıkarmak. Mümkün olduğu kadar büyütmek. Maksimuma çıkarmak. Mümkün olan en büyük dereceye yükseltmek.

Hedge ingilizce tanımı, definition of Hedge

Hedge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Particularly, such a thicket planted round a field to fence it, or in rows to separate the parts of a garden. A thicket of bushes, usually thorn bushes. To shelter one`s self from danger, risk, duty, responsibility, etc., as if by hiding in or behind a hedge. As, to hedge a field or garden. To shirk obligations. To skulk. Especially, such a thicket planted as a fence between any two portions of land. To fence with a thickly set line or thicket of shrubs or small trees. To slink. To inclose or separate with a hedge. And also any sort of shrubbery, as evergreens, planted in a line or as a fence.