Kefalet nedir, Kefalet ne demek

Kefalet; bir hukuk terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Kefalet" ile ilgili cümle

  • "O zamanlarda her sene kefaletleri yüzünden bin lira, iki bin lira ödemek mecburiyetinde kalınmış." - A. Ş. Hisar

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Birinin borcunu ödeyeceğine ilişkin olarak üçüncü bir kişinin alacaklıya güvence vermesi.

Hukuki terim anlamı:

boyun olma, boyunluluk. ~ akdi: boyun olma,boyunluluk sözleşmesi.

İngilizce'de Kefalet ne demek? Kefalet ingilizcesi nedir?:

surety

Kefalet hakkında bilgiler

Kefalet, hukuki işlem türleri yönünden bakıldığında, bir sözleşmedir. Kefalet güvence sağlama amacına yönelik sözleşmeler arasında yer alır.

Kefalet sözleşmesinin tarafları alacaklı ve kefildir. Başka bir deyişle, alacaklı ile kefil arasında kurulan kefalet sözleşmesine borçlu, yabancıdır: borçlu ile alacaklı arasındaki hukuki sözleşmeden farklı bir sözleşmedir. Ayrıca sözleşmenin meydana gelmesi için borçlunun izin ya da onayı da gerekli değildir.

Kefalet sözleşmesinin güvence sağladığı borç ilişkisi çeşitli kaynaklara bağlı olabilir. Gerçekten satım, kira, ödünç gibi bir sözleşme ilişkisinden doğabileceği gibi, bir haksız eylemden ya da sebepsiz zenginleşmeden de kaynaklanabilir.

 

Kefaletin en belirgin ve önemli özelliği, bu sözleşmeden doğan borcun fer'i nitelik taşmasıdır. Bu bağımlılık ortada geçerli başka bir borcun yani asıl borcun varlığını zorunlu kılar. Öyle ki, asıl borç söz konusu olmayınca geçerli bir kefalet sözleşmesi kurulamayacağı gibi, asıl borcun sona ermesiyle birlikte kefalet de kendiliğinden sona erer (Borçlar Kanunu, madde 485). Kefaletin güvence altına alınması, amaçlanan asıl borcun mukadderatına sıkı sıkıya bağlıdır.

Kefalet ile ilgili Cümleler

  • Ali Mary'yi kefaletle hapishaneden çıkardı.
  • Ali hiç kefaletle tahliye olmadı.
  • Ali kefaletle bırakılmışken kaçtı.
  • Dan, Matt ve Tuğba'yı kefaletle serbest bıraktırdı.
  • Ali kefalet düzenliyor.

Kefalet kısaca anlamı, tanımı:

Kefalet mektubu : Bir işin yapılması için birisinin kefil olduğunu, güvence verdiğini belirten belge.

Kefaletname : Bir kimsenin kefil olduğunu gösteren belge, kefillik kâğıdı.

Kefalet senedi : Gemi veya malın salıverilmesi ve serbest bırakılması için verilen belge.

Kefal : Kefalgillerden, orta büyüklükte, çok pullu, küt başlı, gümüş renginde, beyaz etli bir balık, topbaş balık (Mugil cephalus).

Kefaleten : Kefalet yoluyla.

Ödeme : Ödemek işi, tediye.

Getirme : Getirmek işi.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

 

Sorumlu : Üstüne aldığı veya yaptığı işlerden dolayı hesap vermek zorunda olan, sorumluluk taşıyan (kimse), mesul.

Kefillik : Kefalet.

Hukuki : Tüzel.

İşlem : Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat.

Kefalet karşlığı kredi : Bankaların, kredi alanla birlikte, başka bir güvenilir kişinin de o kredinin sorumluluğunu kabul ve taahhüt etmesi koşuluyla açtıkları bir kredi türü.

Kefalet süresi : Kusur bildirme süresi.

Diğer dillerde Kefalet anlamı nedir?

İngilizce'de Kefalet ne demek? : n. bail, security, suretyship, guarantee, bailment, caution, caution money, guaranty, indemnification, recognizance, sponsion, warranty

Fransızca'da Kefalet : caution [la]

Almanca'da Kefalet : n. Garantie, Gewährleistung, Kaution

Rusça'da Kefalet : n. ручательство (N), поручительство (N), порука (F), гарантия (F)