Gold bonds and stocks türkçesi Gold bonds and stocks nedir

  • Altın fiyatlarının istikrarlı kalacağı düşüncesiyle, değeri altına bağlanan taşınır değerler.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Altına dayalı taşınır değerler.

Gold bonds and stocks ingilizcede ne demek, Gold bonds and stocks nerede nasıl kullanılır?

Gold : Altın (simgesi au). Doğada az bulunması dolayısıyla para olarak kullanılan ya da devletlerce para karşılığında saklanan değerli maden. Altından yapılmış. Servet. Altın. Yaldız. İktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Sarı. Altın para. Mineral. (au; metalimsi parıltı, renk ve çizgisi sarı; sertlik 2.5-3, yoğunluk 14. 56-19.3).

Bonds : Tahvilat. Esham. Bonolar. Tahviller.

And : Hem... hem de. De. Ve bu yüzden. Ma. Bir de. Da... da... ya da de... de. Üstelik. -bundan dolayı. Ayrıca. Daha sonra.

Stocks : Hisse senedi. Sap. Atkı. Hayvan mevcudu. Damızlık. Payanda. Hammadde. Varlık. Stok mallar. Şebboy.

Gold bonds : Karşılığı altınla ödenecek tahvil. Karşılığı altın para ile ödenebilen ve özvarlıkları arttırmak amacıyla yaygın ortaklıklarca çıkartılan borç belgitleri. Altınla ödenebilen borç belgitleri.

İngilizce Gold bonds and stocks Türkçe anlamı, Gold bonds and stocks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gold bonds and stocks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Gold bonds and stocks synonyms : a type mutual funds, a shift in demand, abolition of forced labour convention, a change in supply, a shift in supply, a shift in individual demand.