Stocks türkçesi Stocks nedir
- Malzeme.
- Atkı.
- Payanda.
- Sap.
- Hisse senetleri.
- Gemi inşaat kızağı.
- Kütük.
- Stoklar.
- Et suyu.
- Hammadde.
- Kızak (gemi).
- Stok.
- Sermaye.
- Gövde (ağaç vb.).
- Varlık.
- Boyunduruk.
- Dipçik.
- Gemi ızgarası.
- Soy.
- Damızlık.
- Et suyuna çorba.
- Hisse senedi.
- Tahvil.
- Nesil.
- Hayvan mevcudu.
- Stok mallar.
- Şebboy.
Stocks ile ilgili cümleler
English: The stocks went down over night.
Turkish: Stoklar gece boyunca düştü.
English: Due to overfishing, some fish stocks are now at perilously low levels.
Turkish: Çok fazla balık avı dolayısıyla, bazı balık stokları şimdi tehlikeli derecede düşük seviyelerde.
English: Asian stocks retreated today.
Turkish: Asya borsaları bugün geriledi.
English: In the Tokyo stock market, stocks of about 450 companies are traded over the counter.
Turkish: Tokyo borsasında, aşağı yukarı 450 şirketin hisse senetleri sayaç üzerinde işlem gördü.
English: He holds stocks in this company.
Turkish: O, menkul kıymetlerini bu şirkette tutuyor.
Stocks ingilizcede ne demek, Stocks nerede nasıl kullanılır?
Stocks and bonds : Esham ve tahvilat. Menkul kıymetler.
Stocks and shares : Menkul kıymetler. Pay ve borç belgitleri cüzdanı. Pay ve borç belgitleri. Değerli kağıt, pay belgiti, borç belgiti, güvence ödeği gibi her çeşit tecimsel belgitler. Bir bankanın, bir kuruluşun ya da ortaklığın iyesi bulunduğu paraları ve değerli kağıtları kapsayan cüzdan.
Stocks for sale : İşletme dışı bırakılmış varlıklarla, dönem gereksemesinden daha çok biriken ve elden çıkarılmaları uygun görülen mallar. Elden çıkarılacak birikimler.
Advance on stocks and shares : Taşınır değerleri tutulama karşılığı verilen ödünç para. Pay ve borç belgitleri karşılığı öndelik.
Buffer stocks program : Uluslararası mal anlaşmaları çerçevesinde birincil malların, dünya fiyatı belirli bir düzeyin altına düştüğünde piyasadan satın alınarak stoklanması, belirli bir düzeyin üzerine çıktığında ise stoklardan satış yapılması yoluyla ilgili malların fiyatlarında istikrar sağlamak amacıyla oluşturulan ve özel bir bütçeyle donatılarak kurulan uluslararası kuruluş tarafından uygulanan program. krş. tampon stok finansman kolaylığı. Tampon stoklar programı.
Blue chip stocks : Bir şirketin istikrarlı ve karlı olduğu düşünülen ve fiyatı da görece yüksek olan katılım payı (ekonomi). Piyasadaki en iyi hisse senetleri. Değerli pay senetleri. Güvenilir hisse. Güvenilir hisse senedi. Blue chıps. Piyasada güvenirliliği yüksek şirketlerin hisse senetleri. Güvenilir katılım payı.
Gold bonds and stocks : Altına dayalı taşınır değerler. Altın fiyatlarının istikrarlı kalacağı düşüncesiyle, değeri altına bağlanan taşınır değerler.
Government stocks : Devlet menkul kıymetleri.
Lay in stocks : Stok yapmak.
Discountable stocks : İndirim belgitleri. İndirim yapıldıkları yerlerde borçlularına ödettirilecek belgitler.
İngilizce Stocks Türkçe anlamı, Stocks eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stocks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Raw materials : İlk madde ve malzemeler. Tüm özdeklerin doğal olarak işlenmemiş, üzerlerinde bir değişim yapılmamış durumu. Ham maddeler. Üretim işlemi sırasında kullanılan ve yapılmışın varlığında yer alan özdekler. yapılmışın varlığına bir katkıda bulunmakla birlikte onun belirli bir öğesi olmayan özdekler. üretim işlemi sırasında yapılmışın varlığına girmemekle birlikte o olmaksızın yapılmışın elde edilmesi mümkün olmayan ve dolaylı olarak üretimi kolaylaştıran gereçler. İlkel özdek ve gereçler. İşlenmemiş özdekler. Hammaddeler.
Bank annuities : Banka tahvili. Hükümet tahvili (devlet tahvillerine periyodik olarak ödenen faiz). Devlet tahvili.
Stock certificate : Hisse sertifikası. Hisse ilmühaberi. Hisse senedi belgesi. Hisse senedi sertifikası.
Debenture bond : İtibara dayanan tahvil. Teminatsız tahvil. Güvencesiz tahvil.
Gusseting : Peş eklemek. Guse. Destek. Verev takılan kumaş parçası. Conta. Köşelik. Peş kumaş. Peş. Köşebent.
Flesh and blood : Akrabalar. Akraba. İnsan doğası. İnsanlık. Kodak. İnsan. İnsanoğlu.
Kitty : Ortaya konan para. Oyundaki para. Kedicik. Yavru kedi. Pot. Kedi. Pisi. Pisipisi.
Ingredients : İçerik maddeleri. İçindeki malzemeler. İçerik. İçindekiler. Malzemeler. İçerik öğeleri. Harç.
Headlocks : Boyunduruk (güreş). Kafadan tutuş. Güreşte boyunduruk.
Creature : Kasnak. İnsan. Köle. Abit. Yaratık. Kul. Hayvan. Alet olan kimse. Bende.
Stocks synonyms : instrument of punishment, commodity, boyfriends, hafted, shawl, esse, flyings, creatures, ancestry, lineages, bouillons, pillories, descent, ancestors, butt, oxbows, holding, store, kits, soup stock, balk, economic resources, haft, gunstocks, calendar, studs, muffler, agents of production, cauline, hafting, corpora, bouillon, staple.

Bu kısımda Stocks kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stocks ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stocks anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stocks ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.