Stock certificate türkçesi Stock certificate nedir

  • Hisse senedi belgesi.
  • Hisse sertifikası.
  • Hisse senedi.
  • Hisse ilmühaberi.
  • Hisse senedi sertifikası.

Stock certificate ile ilgili cümleler

English: You have no grounds for accusing Jill of stealing the stock certificates.
Turkish: Jill'i hisse senetlerini çalmakla suçlayacak hiçbir dayanağın yok.

Stock certificate ingilizcede ne demek, Stock certificate nerede nasıl kullanılır?

Stock : Firmaların üretim ya da satışlarındaki beklenmedik dalgalanmaları karşılayabilmek için tuttukları veya satamadığı mamul, yarı mamul ve hammadde. Sürmek (filiz). Stok etmek. Kızak (gemi). Nesil. Sap. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi. Bulundurmak (bir yerde). Et suyu. Stok yapmak.

Certificate : İzinlik. Durum belgesi. İlmühaber. Bir öğrenimi başarı ile tamamlayanlara, bir kurs ya da seminer çalışmasına katılıp bitirenlere verilen belge. Kimlik. Tasdikname. Öğrenim belgesi. Bir oyuncunun resmi yarışmalara katılabilmesi için ayaktopu birliğince kendisine verilen izin belgesi. Onay belgesi. Belgelemek.

Stock account : Sermaye hesabı. Stok hesabı.

Stock accountant : Mal sayışmanı. Malların ambara giriş, çıkış sayışımından ve korunmasından sorumlu olan kişi.

Stock adjustment model : Stok ayarlama modeli.

Stock and watson does estimator : Stock-watson does tahmincisi.

 

İngilizce Stock certificate Türkçe anlamı, Stock certificate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stock certificate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Face value : Dış görünüşe göre değer. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yazılı değer. Parasal değer. Nominal değer. İlk bakışta bırakılan izlenim. Görünür değer. Taşınır değerin üzerinde yazılı olan değeri. Dış görünüş.

Share certificate : Pay senedi.

Shares : Hisse. Esham. Katılım. Hisseler. Saban demiri. Hisse senetleri. Pay. Sermaye payı. Kar payı.

Equities : Aktörler birliği (ingiliz ingilizcesi). Adalet. Tarafsızlık. Eşitlikçilik. Hisse senetleri. Öz kaynak. Öz kaynaklar.

Stock : Sermaye. Malzeme. Stoklamak. Şebboy. Nesil. Bulundurmak (bir yerde). Sürmek (filiz). İktisat, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Firmaların üretim ya da satışlarındaki beklenmedik dalgalanmaları karşılayabilmek için tuttukları veya satamadığı mamul, yarı mamul ve hammadde. Boyunduruk.

Stocks : Damızlık. Et suyu. Malzeme. Stoklar. Sap. Gemi inşaat kızağı. Hayvan mevcudu. Atkı. Nesil.

Participation share : İştirak payı veya hissesi.

Share : Hisse. Bölüştürmek. Anlatmak. Katılmak (bir fikre). Sermaye payı. Paylaşım. Ortaklığa katılma anlam ve payını kapsayan, bunun dışında hiç bir ayrıcalığı olmayan pay belgiti. Aksiyon. Söylemek.

Equity security : Faiz getirmeyen hisse senetleri. Ortaklık hakkı veren menkul kıymet. Devri mümkün mülkiyeti gösteren belge. Tahvil. Bir mal üzerinde mülkiyeti temsil eden ve başkalarına devredilebilen kıymetli evrak.