Displaced person türkçesi Displaced person nedir

  • Mülteci.
  • Evinden edilmiş kişi.
  • Yerinden edilmiş kişi.
  • Yurtsuz kişi.
  • İşgal ettiği ülkelerden almanyaya gönderilen işçi.
  • Yerinden uzaklaştırılan kimse.
  • Savaş gibi nedenlerle vatanını terk etmek zorunda bırakılmış kimse.

Displaced person ingilizcede ne demek, Displaced person nerede nasıl kullanılır?

Displaced : Açığa alınmış. Yeri değiştirilmiş. Yerinden edilmiş. Normal yerinden kaldırılmış. Değiştirilmiş. Yerinden oynatılmış. Deplase. Görevden alınmış. Yerine yenisi konulmuş. Devrilmiş.

Person : Şahıs. Kimse. Zat. Karakter (tiyatro terimi). Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Can. Tip. Beden. Kişi.

Camp for displaced persons : Kendi ülkelerinden veya evlerinden uzaklaştırılmış insanlar için geçici iskan yerleri. Mülteci kampı.

A private person : Kendinden bahsetmekten kaçınan kimse.

Abandoned person : Terkedilmiş kimse. Ümitlerini kaybeden kimse.

Able person : Yetenekli kimse. Eli yatkın hünerli kimse (belirli bir işte).

İngilizce Displaced person Türkçe anlamı, Displaced person eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Displaced person ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Refugees : Mülteciler. Muhacir. Sığınan kimse.

Refugee : Mübadil. Sığınmacı. Sığınan kimse. Sığınık. Muhacir.

Fugitive : Derbeder. Kaçak kimse. Uzun sürmeyen. Tutulmaz. Firari. Kaçak. Uçan. Geçici. Kaçan. Akılda tutulması zor.

Fugitives : Firari. Tutulmaz. Çabuk geçen. Kaçak. Muhacir. Derbeder. Uçan. Geçici.

Asylum seeker : Sığınacak yer arayan kişi. Sığınma isteyen kimse. Sığınmacı.