Boomers türkçesi Boomers nedir

Boomers ingilizcede ne demek, Boomers nerede nasıl kullanılır?

Baby boomers : Amerika'da 1946 ile 1964 arasında doğan nüfus. Nüfus patlaması. 1946 ve 1964 yılları arasındaki dönemde doğum oranlarındaki keskin artış için kullanılan kavram. Doğum oranının yüksek olduğu dönemde doğan kimse (özellikle ikinci dünya savaşı sonrası dönemde, 1946-1965 arası).

Schussboomers : Tepe kayakçısı.

Baby boomer : Doğum oranının yüksek olduğu dönemde doğan kimse. Doğum oranının yüksek olduğu dönemde doğan kimse (özellikle ikinci dünya savaşı sonrası dönemde, 1946-1965 arası). İkinci dünya savaşı ile soğuk savaş arasındaki dönemde doğmuş kimse.

Boomer : Moda. Büyük dalga. Stratejik vuruş gücü olan denizaltı. Balistik füze denizaltısı. Gümbürtü sesi çıkaran kimse veya şey. Trend. Ekonomik büyüme dönemi. Göçmen. Göçmen işçi. İri erkek kanguru.

Boomerang : Geri tepen plan. Aleyhe dönen durum. Sahne içinde, yanlarda, basamaklı, üzerine gereken aygıtlar konulabilen, yüksek çelik kule. Geri tepmek. Aleyhe dönmek. Bumerang. Işıldak kulesi.

Boomerangs : Aleyhe dönen durum. Geri tepen plan. Bumerang. Geri tepmek. Aleyhe dönmek.

 

Boomed : Fırlamak. Hızla artmak (ticaret). Yükselmek. Gürlemek. Yıldızı parlamak. Artırmak. Patlama sesi. Gümbürdemek. Güm etmek. Gelişmek.

Boom out : Kalın sesle söylemek. Gürleyerek söylemek. Gümbürdemek.

Boom and bust : Ani yükseliş ve düşüş.

Schussboomer : Tepe kayakçısı.

İngilizce Boomers Türkçe anlamı, Boomers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boomers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emigrant : Göç eylemine katılan kişi. bk. göç. Muhacir.

Tendency : Çalma (yeşile vb.). Bireyin belli bir görüş, kanı, tutum ve davranışa olan yatkınlığı; yetenek ve beceri kazandıran bir ilgi alanına olan yakınlığı. Yönelim. Eğilin. Çalma (maviye vb). Meyletme. Yüz tutma. Temayül. İstidat.

Entryman : Muhacir.

Emigres : Kendi ülkesini terk eden ve başka bir ülkeye yerleşen kimse (fransızca). Göç eden. Muhacir.

Cult : Çığır. Kült. Tapınma. Birey ya da topluluklarca, tanrılara, yüce varlıklara, atalara, ölülere, efsane kahramanlarına; kutsal olarak nitelenen hayvan ve bitkilere; güneş, ay, yıldız, su, ateş, taş vb. doğal öğelere karşı inanç ve bağlılık göstermek üzere yapılan davranışların topu. Belli bir tanrı düşüncesine ya da doğaüstü sayılan varlıklara inanmayı ve onlara adaklar adamayı anlatan bir dizi dinsel törenler ve uygulamalar. Rağbet. Tarikat. İnanç. Heves.

Boomer : İri erkek kanguru. Ekonomik büyüme dönemi. Balistik füze denizaltısı. Yetişkin erkek kanguru. Büyük dalga.

Fashioned : Yaratılmış. Şekillendirilmiş. Adapte edilmiş. Oluşturulmuş. Yapılmış. Ayarlanmış. Uydurulmuş. Elle şekil verilmiş.

 

Underdrawers : Vücudun alt kısmı için iç öamaşırı.

Boomerang : Işıldak kulesi. Aleyhe dönmek. Sahne içinde, yanlarda, basamaklı, üzerine gereken aygıtlar konulabilen, yüksek çelik kule. Aleyhe dönen durum. Geri tepmek. Geri tepen plan.

Fashionableness : Biçim. Popüler olma durumu. Tarz. Havalılık. Asrilik. Modaya uygunluk.

Boomers synonyms : booking agent, boxershorts, fancy, crazes, fanciest, faddish, shorts, fads, migrants, fad, fobbing, agent, craze, promoter, showman, boomeranged, fobbed, immigrant, fashions, gastarbeiter, immigrant worker, emigrant worker, all the go, impresario, boomerangs, drawers, fashion, fashionable, migrant worker, incomer, immigrants, incomers, emigre.

Boomers zıt anlamlı kelimeler, Boomers kelime anlamı

Sane : Akıllı. İyi düşünebilen. Akla yatkın. Mantıklı. Akıllıca. Aklı başında. Makul. İnsaflı.