Fashioned türkçesi Fashioned nedir

  • Yaratılmış.
  • Uydurulmuş.
  • Moda.
  • Adapte edilmiş.
  • Oluşturulmuş.
  • Yapılmış.
  • Ayarlanmış.
  • Şekillendirilmiş.
  • Elle şekil verilmiş.

Fashioned ile ilgili cümleler

English: Those shoes are old fashioned.
Turkish: Bu ayakkabılar eski modadır.

English: I'm a little old fashioned, you know.
Turkish: Bilirsin, ben biraz eski modayımdır.

English: Your ideas are quite old fashioned.
Turkish: Fikirlerin oldukça çağ dışı.

English: Ali is old-fashioned.
Turkish: Ali eski kafalı.

English: My parents are very old fashioned.
Turkish: Ebeveynlerim çok eski kafalı.

Fashioned ingilizcede ne demek, Fashioned nerede nasıl kullanılır?

In an old fashioned way : Geleneksel bir şekilde. Eski moda bir şekilde.

Old fashioned concept : Modası geçmiş kavram. Artık popüler olmayan görüş. Güncelliğini yitirmiş kavram.

Old fashioned medicine : Modern tıbbın gelmesinden önce kullanılan tedaviler. Kocakarı ilaçları (tavuk çorbası, hintyağı, vs.). Modası geçmiş tıbbi tedaviler.

Fully fashioned : Tam uyan. Reglan. Bedeni sımsıkı saran. Bedem sımsıkı saran.

New fashioned : Modern. Yeni moda.

Old fashioned : Viskili bir kokteyl. Eski. Demode. Modası geçmiş. Eski kafalı. Viski kokteyli. Eski moda.

Fashion design : Giysi ve aksesuar tasarımı ile alakalı uygulamalı sanat. Moda tasarımı. Modacılık.

 

Fashioner : Modacı. Moda yaratan kimse. Moda tasarımcısı. Tasarımcı. Yaratıcı.

Old fashionedness : Eski moda.

Newfashioned : Modern. Yeni moda.

İngilizce Fashioned Türkçe anlamı, Fashioned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fashioned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Created : Meydana getirmek. Yapmak. Neden olmak. Oluşturulma. Oluşturmak. Yaratıldı. Yetki vermek. Atamak. Yaratmak.

Hokier : Aşırı duygusal. Duygularıyla hareket eden. Yapmacık. Yapay. Sahte.

Cleaned up : Organize olmuş. Düzenlenmiş.

Hokiest : Duygularıyla hareket eden. Yapmacık. Sahte. Aşırı duygusal. Yapay.

Fanciest : Sanmak. Bayılmak (sevmek vb). Sevmek. İstemek. Zannetmek. Garip. Aklında canlandırmak. Fantezi. Aşırı.

Fad : Çılgınlık. Tuhaflık. Geçici moda. Geçici merak. Tutku. Moda geçici. Geçici heves. Heves. Eğlence.

Adjusted : Oturtulmuş. Ayarlı. Uyarlanmış. Tashih edilmiş. Düzeltilmiş. Değişmez (sigorta talebi). Düzenlenmiş. Uygun. Değiştirilmiş.

Unfashionable : Modası geçmiş. Modaya uygun olmayan. Modaya uymayan. Rağbette olmayan. Moda olmayan. Demode.

Fashionable : Revaçta olan. Şık. Moda olan. Rağbette olan. Kibar. Modaya uygun. Sosyetik. Asortik.

Antique : Eskilik. Antik. Eski sanat eseri. Buluntu. Antika eşya. Antika. Eski moda. Antik eşya. İlk çağlardan kalma.

Fashioned synonyms : manufactured, ex, outmoded, crafted, generated, made of, faked up, fabricated, negotiated, calibrates, fulfilled, passe, hokey, dead and buried, accomplished, fixed on, cult, fancy, fads, unstylish, in depth, intentional, hewn, calibrated, squared, all the go, manipulated, old hat, fashionableness, designated, modulated, constituted, executed.

 

Fashioned zıt anlamlı kelimeler, Fashioned kelime anlamı

Undesigned : Saf. Önceden planlanmamış. Önceden bilinmeyen. Kasıtsız.

Fashionable : Kibar. Sosyetik. Şık. Moda olan. Moda. Revaçta olan. Rağbette olan. Asortik. Modaya uygun.

Fashioned ingilizce tanımı, definition of Fashioned

Fashioned kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As old-fashioned. New- fashioned. Having a certain style or fashion.