Fashionable türkçesi Fashionable nedir
Fashionable ile ilgili cümleler
English: She always wears fashionable clothes.
Turkish: O her zaman moda kıyafetler giyer.
English: Ali is fashionable.
Turkish: Ali sosyetiktir.
English: Our store sells a wide range of fashionable clothes.
Turkish: Mağazamız, geniş bir skalada modaya uygun elbise satmaktadır.
English: Ali always wears fashionable clothes.
Turkish: Ali her zaman şık kıyafetler giyer.
English: A socialite is a person who is well known in fashionable society and is fond of social activities and entertainment.
Turkish: Bir sosyete moda toplumda iyi tanınan ve sosyal faaliyetlere ve eğlenceye düşkün bir kişidir.
Fashionable ingilizcede ne demek, Fashionable nerede nasıl kullanılır?
Fashionable area : Kibar semt. Prestijli mahalle. Yaşamak için arzu edilen bölge. Rağbet gören bölge.
Fashionable dress : Modaya uygun elbise. Modaya uygun kıyafet.
Be fashionable : Moda olmak.
Fashionableness : Popüler olma durumu. Moda. Modaya uygunluk. Biçim. Tarz. Asrilik. Havalılık.
The fashionables : Kibar. Şık çevreler. Sosyetik. Moda. Şık. Rağbette olan. Asortik. Revaçta olan. Modaya uygun. Kibarlar.
Fashion house : Modaevi. Moda evi. Moda tasarımcısının işletmesi.
Fashionably : Modaya uygun bir şekilde. Kibarca. En son trendlere göre. Modaya uygun olarak.
Unfashionable : Modaya uygun olmayan. Rağbette olmayan. Modası geçmiş. Modaya uymayan. Moda olmayan. Demode.
Fashion magazine : Moda dergisi.
Unfashionably : Şık ve zarif olmayan bir şekilde. Modası geçmiş bir şekilde. Modaya uygun olmayan bir şekilde.
İngilizce Fashionable Türkçe anlamı, Fashionable eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fashionable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Craze : Geçici moda. Çılgınlık. Çatlak desenle sırlamak. Rağbet. Geçici akım. Hayranlık. Çok heyecanlandırmak. Çıldırtmak. Delilik.
In fashion : Revaçta. Modada. Popüler. Tarz. Gözde.
Natty : Zarif. İyi giyimli. Temiz. İnce işe yatkın. Naturel. Hoş. Süslü.
Voguish : Tarz. Trendi.
Chipper : Cıvıltılı sesler çıkarmak. Çene çalmak. Sohbet etmek. Gevezelik etmek. Şevkli. Cıvıldamak. Yongalayıcı. Tarakçı. Neşeli.
Trendy : Enson modayı izleyen. Son moda. Çok moda. Modaya uyan. Trendi. Modayı izleyen. Eğimli.
Fashionableness : Tarz. Modaya uygunluk. Asrilik. Popüler olma durumu. Havalılık. Biçim.
Fad : Heves. Tutku. Geçici heves. Moda geçici. Gariplik. Merak. Tuhaflık. Çılgınlık. Geçici ilgi. Geçici merak.
All the go : Popüler. Revaçta. Çok popüler. Çok moda. Çok gözde.
Grooviest : Klişeleşmiş. Harika. Süper. Geleneksel. Mükemmel. On numara (müthiş). Modern.
Fashionable synonyms : trend setting, olde worlde, raffish, where the wind blows, civilised, swank, dashing, mod, spiffy, civilized, chic, high toned, hightoned, posh, blandest, alternative, dandies, modern, dashy, spruce, all the rage, swanky, old time, aristocratic, fancy, blander, cool, modernistic, blancmange, cult, the fashionables, classier, hippest.
Fashionable zıt anlamlı kelimeler, Fashionable kelime anlamı
Unfashionable : Modaya uymayan. Modası geçmiş. Modaya uygun olmayan. Demode. Moda olmayan. Rağbette olmayan.
Unpopular : Tutulmayan. Sevilmeyen. Rağbet görmeyen. Popüler olmayan.
Fashionable ingilizce tanımı, definition of Fashionable
Fashionable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : According with the prevailing form or style. A person who conforms to the fashions. Conforming to the fashion or established mode. Used chiefly in the plural. As, a fashionable dress.

Bu kısımda Fashionable kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fashionable ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fashionable anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fashionable ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.