Sahte nedir, Sahte ne demek

Sahte; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Sahte" ile ilgili cümle

  • "Öteki çocuklar mum kesilmişler, sahte bir sessizlikle sahte bir hamaratlık gösterisi içinde birer disiplin modeli olmuşlardı." - Ç. Altan
  • "Köylü kadınlar boyunlarında sıra sıra sahte altınlar... taşırlardı." - Y. K. Beyatlı
  • "Edebiyat dünyamız tereciye tere satmaya kalkışan sahte şöhretlere, üçkâğıtçılara kısa bir zaman için katlanıyor." - B. Necatigil

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: kukla]

Sahte tanımı, anlamı:

Sahteci : Sahtekâr.

Sahtecilik : Sahtekârlık.

Sahtelik : Sahte olma durumu.

Ağlar gözden sahte sözden kendini sakın : "kendini acındıranlardan kork" anlamında kullanılan bir söz.

Benzeti : Benzetme.

Düzme : Uydurma. Düzmek işi.

Düzmece : Gerçek olmayan, düzme, sahte.

Uydurma : Uydurmak işi. Yeni bir biçim verilmiş. Gerçek dışı, uydurulmuş olan, yalan, sahte, asılsız, düzme. Şişirme haber.

Gerçek : Doğruluk. Gerçeklik. Yalan olmayan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yapay olmayan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Temel, başlıca, asıl. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan.

 

Yalancı : Yalan söylemeyi huy edinmiş olan kimse. Gerçek olmayan, gerçeğe benzetilmiş.

Yapmacık : İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike.

Sahte eşya : Güvence altına alınan fikri veya sınai mülkiyet hakkının ihlal edilerek, hak sahibinden izin alınmaksızın model alınan eşya yerine aynı marka ve ambalajla benzer özellikte ve biçimde üretilen eşya.

Sahte hasta : Hacivat ile Karagöz arasında geçen söyleşmelerden biri. Karagöz'ün yalandan hasta olması üzerinde geliştirilen atışmalı konuşma.

Sahte kökenli eşya : Gümrük Kanununa göre gerek üzerlerinde, gerek iç ve dış ambalajlannda üretildiği köken ülkesinden başka bir ülke kökenli olduğu izlenimini veren ad veya işaret taşıyan eşya.

Sahte para : Para yetkelerinin iradesi dışında basılan ve dolayısıyla yasal olmayan para.

Sahte yapıt : (Resim, Heykel) Bir sanat yapıtının ya da endüstri eşyasının gizlice yapılarak benzetilmiş örneği. a. bk. kopyacı ressam.

Sahtekar : Sahte işler yapan, düzmeci, sahteci. İlgili cümle: "“Behiç yalancı, sahtekâr, hodbin ve nankördü fakat sevimliydi.”" P. Safa.

Sahtekarlık : Sahte işler yapma, düzmecilik, sahtecilik.

Sahteleme : Sahtelemek işi.

Sahtelemek : Sahtesini yapmak, yasa dışı kopyasını çıkarmak.

Sahteletme : Sahteletmek işi.

Sahte ile ilgili Cümleler

  • Onun göğüsleri gerçek mi yoksa sahte mi?
  • Sahtekarların maskesini düşürmelisin.
  • Sanırım Mustafa aldığı tablonun sahte olduğunu öğrendiğinde oldukça kızacak.
  • Ali bir sahtekardır.
  • Sahtekar değil mi?
  • Sahteciliğe karşı savaştım.
  • Onlar gerçek mi yoksa sahte mi?
  • Sen sahte bir tanrısın.
  • Sahte değil.
  • Sahte dostlara ihtiyacım yok.
  • İnciler gerçek mi yoksa sahte mi?
  • Sahte para her zaman geri gelir.
  • Dünyada bir sürü sahtekar insan var.
 

Diğer dillerde Sahte anlamı nedir?

İngilizce'de Sahte ne demek? : adj. fake, false, artificial, spurious, imitated, sham, counterfeit, bogus, apocryphal, bad, base, bastard, colorable, double-dealing, dud, duff, dummy, factitious, forged, fraudulent, hollow, make believe, mannered, mock, phoney, phony, pinchbeck

n. phony, phoney, bogus, bastard

pref. pseudo

Fransızca'da Sahte : faux/fausse, fictif, falsifié/e, feint/e, simulé/e, supposé/e

Almanca'da Sahte : adj. falsch, getürkt, imitiert, unecht

Rusça'da Sahte : adj. поддельный, фальшивый, лживый, ложный, вымышленный, притворный

pref. псевдо-