Apparent türkçesi Apparent nedir

  • Açık.
  • Ortada.
  • Besbelli.
  • Görünüşte.
  • Görünür.
  • Kolaylıkla görülür.
  • Görünüşte olan.
  • Görünüşteki.
  • Anlaşılır.
  • Aşikar.
  • Belli.
  • Sahte.
  • Göze çarpan.
  • Bariz.
  • Belirgin.

Apparent ile ilgili cümleler

English: It's quite apparent that you don't want to do this for me.
Turkish: Bunu benim için yapmak istemediğin oldukça aşikar.

English: Ali is in no apparent pain.
Turkish: Ali bariz acı içinde değil.

English: It was apparent that someone had taken the money by mistake.
Turkish: Birinin parayı yanlışlıkla aldığı belliydi.

English: People tend to only compliment you on your language ability when it's apparent that you still don't quite sound like a native speaker.
Turkish: İnsanlar hâlâ tamamen bir yerli konuşucu gibi ses çıkarmadığın aşikar olduğunda sadece dil yeteneğiniz üzerine size iltifat etmek eğilimindedir.

English: It was apparent that he did not understand what I had said.
Turkish: Söylediğimi anlamadığı açıktı.

Apparent ingilizcede ne demek, Apparent nerede nasıl kullanılır?

Apparent altitude : Belli irtifa.

Apparent angle of friction : Görünen sürtünme açısı.

Apparent brightness : Görünürdeki parlaklık. Görünür parlaklık. Işık alıcısına (göz, ırakgörür, fotoğraf plağı ya da herhangi bir ışıkölçer) ulaşmış olan ışınım erkesi niceliğine göre bu alıcının belirttiği parlaklık. bir yıldız uzaklaşırsa görünen parlaklığı azalır.

 

Apparent cohesion : Görünen koheziyon. Görünür kohezyon.

Apparent conductivity : Görünür iletkenlik.

Apparent diameter : Zahiri çap. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Uzakta duran küresel bir cismin bakış doğrultusuna dik düzlem üzerinde gördüğümüz izdüşümüne ilişkin çapın iki ucunu gözlemciye birleştiren iki doğrultu arasındaki açı. Bir gözlemcinin yıldız çapının uçlarını gözlediği doğrultular arasında kalan açı. Görönürdeki çap. Görünür çap.

Apparent danger : Görülebilen tehlike. Belirgin tehlike. Görünür tehlike. Algılanabilir tehlike.

Apparent density : Görünen kesafet. Görünür yoğunluk. Serbest yoğunluk. Görünen yoğunluk.

Apparent depth : Görünen derinlik. Görünür derinlik.

Apparent magnitude : Işık alıcısına (göz, ırakgörür, fotoğraf plağı ya da herhangi bir ışıkölçer) ulaşmış olan ışınım erkesi niceliğine göre bu alıcının belirttiği parlaklık. bir yıldız uzaklaşırsa görünen parlaklığı azalır. Görünür büyüklük. Görünürdeki parlaklık.

İngilizce Apparent Türkçe anlamı, Apparent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apparent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clear cut : Açık biçimde tanımlanmış. Keskin hatlı. Biçimli. Düzgün. Açık ve net. Kolay anlaşılır. Kesin.

Boldest : Dik. Gözüpek. Cesur. Cesaret isteyen. Arsız. Koyu renk yazılmış. Cüretli. Utanmaz. Küstah.

Apodeictic : Su götürmez.

Flagrant : Pervasız (suç işleyen kimse). Rezil. Çirkin. Göze batan. Alenen yapan. Alenen yapılan. Göze batan (ahlaksızlık). Alçakça. Pek çirkin.

 

Evidential : Kanıta dayanan. İnandırıcı. Delillere dayanan. Kanıt oluşturan. İspata ait. Kanıtlara dayanan. Delile dayanan. Apaçık.

Balds : Yavan. Sade. Küstah. Kel. Kılsız. Süssüz. Kabak kafalı. Yüzsüz.

Blatantly : Rahatsızlık veren bir şekilde. Pervasızca. Gürültülü bir şekilde. Aşikar bir halde. Yaygaracı bir biçimde. Göze batan bir şekilde. Apaçık bir şekilde. Göstere göstere. Aşikar bir şekilde. Göz göre göre.

Broadest : Ana. Aksanlı. Geniş. Yaygın. Esas. Hoşgörülü. En geniş.

Clearest : Takıntısız. Engelsiz. Parlak. Masum. Bulutsuz. Temiz. Tüm. Şeffaf. Katışıksız.

Seemings : Zahiren. Görünen.

Apparent synonyms : bleakish, marked, seemingly, grosser, crying, dramatic, in view, betwixt, obvious, gross, apocrypha, centrality, cardboard, observable, distinctive, balder, blankest, colorable, bawdies, as plain as a pikestaff, apparentness, in appearance, exoteric, in the middle, on the face of it, bolder, avowed, bastard, cognizable, on the surface, superficially, demonstratives, cognoscible.

Apparent zıt anlamlı kelimeler, Apparent kelime anlamı

Profound : Çok derin. İçine işleyen. Bilgili. İçe işleyen. Etkileyici. Etkili. Adamakıllı. Bilge. Engin. Şiddetli.

Apparent antonyms : unobvious.

Apparent ingilizce tanımı, definition of Apparent

Apparent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Within sight or view. An heir apparent. Capable of being seen, or easily seen. Open to view. Visible to the eye.