Boomer türkçesi Boomer nedir

  • Bumerang.
  • Yetişkin erkek kanguru.
  • Stratejik vuruş gücü olan denizaltı.
  • İri erkek kanguru.
  • Göçmen.
  • Ekonomik büyüme dönemi.
  • Moda.
  • Büyük dalga.
  • Hızlı ekonomik gelişme gösterilen dönem.
  • Gümbürtü sesi çıkaran kimse veya şey.
  • Trend.
  • Balistik füze denizaltısı.
  • Göçmen işçi.

Boomer ile ilgili cümleler

English: Where's my boomerang?
Turkish: Bumerangım nerede?

Boomer ingilizcede ne demek, Boomer nerede nasıl kullanılır?

Baby boomer : İkinci dünya savaşı ile soğuk savaş arasındaki dönemde doğmuş kimse. Doğum oranının yüksek olduğu dönemde doğan kimse. Doğum oranının yüksek olduğu dönemde doğan kimse (özellikle ikinci dünya savaşı sonrası dönemde, 1946-1965 arası).

Boomerang : Geri tepen plan. Aleyhe dönen durum. Geri tepmek. Işıldak kulesi. Sahne içinde, yanlarda, basamaklı, üzerine gereken aygıtlar konulabilen, yüksek çelik kule. Bumerang. Aleyhe dönmek.

Boomerang effect : Bumerang etkisi.

Boomeranged : Geri tepen plan. Bumerang. Aleyhe dönen durum. Aleyhe dönmek. Geri tepmek.

Boomeranging : Aleyhe dönmek. Geri tepen plan. Bumerang. Aleyhe dönen durum. Geri tepmek.

Schussboomers : Tepe kayakçısı.

Schussboomer : Tepe kayakçısı.

Boom and bust : Ani yükseliş ve düşüş.

Boomerangs : Aleyhe dönmek. Aleyhe dönen durum. Bumerang. Geri tepen plan. Geri tepmek.

 

Boom out : Gürleyerek söylemek. Gümbürdemek. Kalın sesle söylemek.

İngilizce Boomer Türkçe anlamı, Boomer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boomer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All the go : Çok popüler. Revaçta. Çok moda. Çok gözde. Popüler.

Fobbing : Yutturmak. Kazıklamak. Hile ile satmak. Saat cebi. Başından savmak. Bir ülkeye yeni ayak basmış kişi. Atlatmak. Saat kösteği. Dirsek çevirmek.

Immigrants : Göçebe. Göçmenler. Muhacir.

Immigrant : Muhacir. Bir ülkeden bir başka ülkeye yerleşmek amacıyla giden kişi, aile ya da toplumsal küme. Göçebe.

Incomers : Yeni gelen kimse. Yerine geçen kimse.

Fashionable : Kibar. Modaya uygun. Rağbette olan. Revaçta olan. Moda olan. Sosyetik. Şık. Asortik.

Baby boom : Doğum oranında artış olan zaman dilimi (bilhassa ikinci dünya savaşı sonrası dönem). Bebek doğumundaki artış. Bir ulusun doğum oranındaki keskin artış. Doğum oranında artış olan zaman dilimi (özellikle de ikinci dünya savaşı'nın hemen sonrası dönemi). Bebek doğum oranındaki keskin artış. Doğum oranındaki ani artış.

Fobs : Yutturmak. Saat cebi. Bir ülkeye yeni ayak basmış kişi. Atlatmak. Kazıklamak. Başından savmak. Dirsek çevirmek. Hile ile satmak. Saat kösteği.

Emigrant : Muhacir. Göç eylemine katılan kişi. bk. göç.

Boomer synonyms : baby boom generation, boomers, cult, migrant, fad, crazes, fashioned, boomeranged, migrant worker, fobbed, emigre, individual, surge, fashionableness, mortal, somebody, boomerangs, fancy, roller, entryman, fads, big wave, fashions, emigres, craze, boomerang, emigrants, fanciest, emigrant worker, fashion, billow, boomeranging, faddish.

Boomer ingilizce tanımı, definition of Boomer

Boomer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, booms.