Incomers türkçesi Incomers nedir
- Göçmen.
- Yerine geçen kimse.
- Yeni gelen kimse.
Incomers ingilizcede ne demek, Incomers nerede nasıl kullanılır?
Incomer : Halef. Yeni gelen kimse. Yeni gelen. Göçmen. Yerine geçen kimse. Ardıl. Muhacir.
Income account : Gelir hesabı. Belirli bir kazanç için tutulan hesap. Gelir sayışımı. Gelirleri gereği gibi izleyebilmek amacıyla açılmış olan sayışım.
Income and expenditure account : Gelir gider hesabı.
Income bond : İşletmenin sadece kar elde etmesi halinde faizi ödenen tahvil türü. Gelir senedi. Gelir tahvili. Kara iştırakli tahvil. Yalnızca kar edildiğinde faiz ödenmesini gerektiren tahviller. Elinde bulunduran kimseye ancak şirket kar elde ettiğinde gelir (faiz) sağlayan bir tür borç senedi.
Income bracket : Belli bir gelir aralığında yer alan vergi mükellefleri. Gelir türkümü. Gelir dilimi. Ek gelir. Gelir grubu. Belli bir gelir aralığına giren nüfus. bk. gelir dilimi.
Income elasticity coefficient : Gelir esnekliği. Bir malın istem miktarındaki oransal değişmenin gelirdeki oransal değişmeye oranı, diğer bir deyişle gelirde meydana gelen değişmeye istemin duyarlılığını gösteren katsayı. krş. normal mal, düşük mal.
Income distribution : Gelirin miktarına göre yapılan hanehalkları dağılımı. Gelir dağılımı. Bir ekonomide genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde elde edilen gelirin üretim faktörleri, kişiler, kesimler, coğrafi bölgeler ve meslekler arasındaki paylaşımı. krş. bölüşüm, kişisel gelir dağılımı, kesimsel gelir dağılımı, bölgesel gelir dağılımı, mesleki gelir dağılımı. Gelir bölüşümü.
Income elasticity of demand : Bir malın istem miktarındaki oransal değişmenin tüketicinin gelirindeki oransal değişmeye oranını gösteren katsayı, diğer bir deyişle tüketicinin gelirinde ortaya çıkan oransal değişmeye o mala ilişkin istemin gösterdiği duyarlılık. krş. istem fiyat esnekliği, düşük mal, normal mal. İstem gelir esnekliği. Talebin gelir esnekliği.
Income elasticity : Talep düzeyinin gelirdeki değişime nasıl cevap verdiğinin ölçümü (finans). Gelir esnekliği. Talebin gelirle ilgili olan esnekliği. Bir malın istem miktarındaki oransal değişmenin gelirdeki oransal değişmeye oranı, diğer bir deyişle gelirde meydana gelen değişmeye istemin duyarlılığını gösteren katsayı. krş. normal mal, düşük mal. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.
Income expenditure mechanism : Dış ticaret bilançosundaki bir dengesizliğin milli gelir değişimine yol açacağını ve bu değişimin de marjinal dışalım eğilimi ve marjinal tüketim eğilimi kanalıyla dış dengesizliği kendiliğinden gidermeye yönelik bir süreci başlatacağını öngören düzenek. krş. altın otomatizmi. Kendiliğinden gelir denkleşme düzeneği.
İngilizce Incomers Türkçe anlamı, Incomers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Incomers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Unearned income : Havadan kazanılan para. Faiz geliri. Faiz, kira ve kar payı gibi kişinin doğrudan emek harcamadan elde ettiği gelirler. bk. öndelik. Kazanılmamış gelir. Kira geliri. Rant. Yatırım geliri. Haksız kazanç.
Emigres : Muhacir. Göç eden. Kendi ülkesini terk eden ve başka bir ülkeye yerleşen kimse (fransızca).
Fobbed : Başından savmak. Kazıklamak. Hile ile satmak. Atlatmak. Saat kösteği. Dirsek çevirmek. Saat cebi. Yutturmak. Bir ülkeye yeni ayak basmış kişi.
Financial gain : Finansal kazanç. Maddi kazanç. Mali kazanç. Finansal gelir.
Payoff : Hakedilmiş ceza. Hesaplaşma. Rüşvet. Ödeme. Ücret ödeme. Sonuç. Çıkış noktası. Maaş verme. Zirve. Ceza.
Emigrants : Muhacir.
Cash flow : İşletmede belirli bir dönem itibariyle gerçekleşen nakit giriş ve çıkışları. Nakit girişi. Nakit akımı. Nakit para giriş ve çıkışları. Nakit akışı. Nakit hareketi. Nakit hareket. Para akışı.
Net profit : Safi kar. Net kar. Net kazanç. Belirli bir dönemde işletmenin karından vergiler çıkarıldıktan sonra kalan kar. Bilanço karı. Bir filmin oynatılması sırasında satılan biletlerin bedelinden oluşan ve vergi, eğlence resmi, salon sahibi payı, yapımcı payı, tanıtı giderleri, çeşitli harcamalar çıktıktan sonra kalan kazanç tutarı. Bilanço esasına dayalı işletmelerin yıl sonu bilançosundaki, vergi öncesi, varlıkların yükümlülüklerden fazla olması. Net ürün. Tecimsel girişimin giderler çıkarıldıktan sonra dağıttığı kazanç. ortaklığın dengeleminde görülen katkısız kazanç. Kesintili gelir.
Lucre : Para. Akçe. Servet.
Replacement : Eski yerine bırakma. Bir şeyin yerine başka birşeyi koyma. Fizik, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Replasman. Yer degiştirme. Durağan bir kuruluş yerine bir başkasının, bir yenisinin konulması. durağan bir değerin yenilenmesi. Yeralım. Protez. Bir kimyasal birleşimde ya da bir buzsulda bir öğenin, başka birinin yerini aknası. Ardaşma.
Incomers synonyms : unearned revenue, double dipping, gross sales, rental income, gravy train, ebitda, government income, government revenue, gross revenue, earnings before interest taxes depreciation and amortization, takings, net income, migrants, emigrant, easy money, boomers, earnings, entryman, johnny come lately, net, take, boomer, immigrant, incomer, sales, emigre, fobbing, replacements, surrogate, fobs, return, profits, per capita income.
Incomers zıt anlamlı kelimeler, Incomers kelime anlamı
Outgo : Aşmak. Masraf. Harcama. Üstün gelmek. Geçmek. Yenmek. Sarfiyat. Gider.

Bu kısımda Incomers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Incomers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Incomers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Incomers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.