Scourer türkçesi Scourer nedir

  • Gezgin.
  • Ovalama aleti cihazı veya enstrümanı.
  • Tane yıkayan.
  • Avare.
  • Ovalayan ve fırçalayan kimse.
  • Haydut.
  • Çokça ve enerjik olarak seyahat eden kimse.
  • Göçebe.
  • Ayrıma makinesi.
  • Yaya dolaşan haydut.

Scourer ingilizcede ne demek, Scourer nerede nasıl kullanılır?

Scourers : Tane yıkayan. Haydut. Ovalayan ve fırçalayan kimse. Gezgin. Avare. Çokça ve enerjik olarak seyahat eden kimse. Göçebe. Ayrıma makinesi. Ovalama aleti cihazı veya enstrümanı. Yaya dolaşan haydut.

Scoured : Koşuşturmak. Fırçalanmış. Bol suyla yıkamak. Fırçalamak. Köşe bucak aramak. Bol suyla yıkanmış. Ovarak temizlemek. Ovmak. Acele etmek. Ovulmuş.

Scour about : Koşuşturmak. Acele etmek.

Scour away : Ovarak temizlemek. Ovmak.

Scour off : Ovmak. Ovarak temizlemek.

Scourger : Şiddetli bir şekilde cezalandıran kimse. Kamçılayan. Dayakla cezalandıran kimse. Kırbaçlayan. Acımasızca cezalandıran. Döven dayak atan kamçılayan kimse.

Scour the area : Alanı köşe bucak aramak. Alanı tetkik etmek. Bölgeyi dikkatlice araştırmak.

Scourgers : Kırbaçlayan. Şiddetli bir şekilde cezalandıran kimse. Dayakla cezalandıran kimse. Kamçılayan. Döven dayak atan kamçılayan kimse. Acımasızca cezalandıran.

Scour worm : İshal solucanları. Geviş getiren hayvanlarda ishale neden olan cooperia, nematodirus, ostertagia veya trichostrongylus cinslerinde bulunan solucanlara verilen ad.

 

Scourage : Ovalama veya fırçalama sonrası çıkan pis su.

İngilizce Scourer Türkçe anlamı, Scourer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scourer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cleaner : Temizlik maddesi. Müstahdem. Temizlikçi. Temizlik ürünü. Silgi. Kuru temizleyici. Temizleyici madde. Temizleyici. Temizlik elemanı.

Banditti : Silahlı soyguncu.

Hobo : Berduş. Hayta. Serseri. Kaldırım mühendisi. Gezici rençber. Amele. Baldırı çıplak. Boş gezenin boş kalfası. Gezici rençper.

Immigrants : Göçmenler. Muhacir. Göçmen.

Filibustered : Parlamentoyu engellemek. Ağırdan almak. Korsan. İşi uzatmak. Parlamento tıkanıklığı. Haydutluk etmek.

Bandits : Haydutlar. Eşkıya. Silahlı soyguncu.

Hoboing : Berduş. Gezici rençper. Boş gezenin boş kalfası. Serseri. Baldırı çıplak. Kaldırım mühendisi. Aylak. Amele. Hayta.

Roving : Aylak. Başıboş. Başıboş dolaşma. Düzensiz. Gezginci. Dolaşan. Seyyar. Gezici. Uçan.

Nomadic : Göçebe gibi. Konargöçer. Göçer. Başıboş dolaşan. Göçebeye ait. Göçerkonar.

Roamers : Serseri. Oradan oraya göçen kişi. Dolaşım yapan. Amaçsız bir şekilde seyahat eden kimse. Göçmen kişi. Gezgin kişi.

Scourer synonyms : gadders, badmen, journeyers, globetrotter, footloose and fancy free, explorer, medicinal, circuiter, passenger, nomad, traveller, dosser, dossers, bravoing, emigratory, nomads, migrant, immigrant, desperados, filibuster, drifters, rovings, passengers, drifter, filibustering, roamer, scourers, badman, migratory, footpad, bandit, gadder, brigand.

Scourer ingilizce tanımı, definition of Scourer

Scourer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, scours.