Maske nedir, Maske ne demek

Maske; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Boyalı karton, kumaş veya plastikten yapılmış olan ve başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan yapma yüz.
  • Yüz ve boyun güzelliği için cilde sürülen krem, macun vb. şeyler.
  • Gerçek duyguları veya bir şeyin gerçek görünüşünü gizleyen aldatıcı görünüş, davranış.
  • Kişinin oynadığı rol veya hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı davranış.
  • Korunmak için özel olarak yapılıp yüze geçirilen şey

"Maske" ile ilgili cümleler

  • "Hayırseverlik maskesiyle kendi çıkarını yürütüyor."
  • "Gaz maskesi."

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

[Bakınız: yapay yüz]

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Heykel) Yüze takılan ve insanın yüzünün biçiminden abartma ile ayrılan, yalnız göz yerleri açık, şaşırtıcı etkili yüzkalıbı. a. bk. yüzkalıbı.

Bilimsel terim anlamı:

Yüze takılan, kimi zaman da tüm gövdeyi kaplayan; ataları, tanrıları, doğaüstü yaratıkları, ölüleri, hayvanları canlandıran; ağaçtan, otlardan, kumaşlardan ve benzeri yapılan, şaşırtıcı ve etkileyici yüz kalıbı.

Kişinin oynadığı rol ya da hem kendisine hem de çevresine karşı takındığı maske.

İngilizce'de Maske ne demek? Maske ingilizcesi nedir?:

mask, persona

Maske hakkında bilgiler

 

Maske, genel anlamıyla boyalı karton, kumaş, deri veya plastikten yapılmış olan ve başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan yapma yüzdür. Gene bu tanımla ilişkili olmak üzere, başka unsurlar için de "maske" adı kullanılır. Bunlar şöyle sıralanabilir.

Maske ile ilgili Cümleler

  • Su sporları için nerede maskeler alırım?
  • Maskeler sarı kum tozunu,polenlerden dahada küçük,ne kadar iyi engelleyebilir?Sanırım o polenden oldukça daha fazla bir baş belasıdır.
  • New York'ta o kadar çok kirlenme var ki koşucular genellikle maske takarlar.
  • Ali maskelenmiş olabilir.
  • Maskeler takan iki adam bankayı soydu.
  • Maskeli baloyu bitirmeni tavsiye ediyorum.
  • Likör dükkanını soyan adam bir maske takıyordu.
  • Ali bir maske taktı.
  • Neden benim salatalığımı yedin seni zavallı salak? Salatalıktan maske yapmak istediğimi biliyordun!
  • Dünya herkesin bir maske taktığı büyük bir top.
  • Maskelerinizi çıkaracak mısınız yoksa gelip tek tek ben mi çıkarayım?
  • Maskelerinizi takın.
  • Maskeler düşüyor.
  • Maske takmamız gerektiğini düşünüyorum.

Maske anlamı, tanımı:

Boyalı : Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış. Yüzünü çok boyamış olan, makyajlı (kadın).

Karton : On paket sigarayı bir araya getiren ambalaj. Kâğıt hamuruyla yapılan, ayrıca içinde bir veya birkaç lif tabakası bulunan kalın ve sert kâğıt. Kamu kurum veya kuruluşlarında imzaya sunulan evrakın yerleştirildiği ciltli büyük defter. Seri hâlinde canlandırılan, karakterleri hayvan olan çizgi film. Tombala oyununda çekilen numaraların işaretlendiği kart.

Kumaş : Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme. Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma.

 

Plastik : Bu maddeden yapılan. Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılmış olan madde.

Tanınma : Tanınmak işi.

Yapma : Yapmacık, sahici karşıtı. Yapay. Yapmak işi.

Maskesi düşmek : Gerçek niyeti ve niteliği ortaya çıkmak.

Maskesini atmak : Amaçlarını gizlemesini bilen kimse, bu tutumunu bırakarak gerçek kişiliğini ve amaçlarını açığa vurmak.

Maskesini düşürmek : Gizli amaçlarını, gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak.

Gaz maskesi : Zehirli gazlardan korunmak amacıyla özel olarak yapılmış, ağız ve burnu kapatan gereç.

Karnaval maskesi : Karnavalda takılan gülünç maske, maskara.

Toz maskesi : Tozların boğaz yoluna kaçmasını engellemek amacıyla kullanılan özel maske.

Maskeleme : Maskelemek işi.

Maskelemek : Gerçek görünüşünü, niteliğini saklamak. Gerçek duygularını gizlemek. Görünmemesini sağlamak, maske ile örtmek.

Maskelenme : Maskelenmek işi.

Maskelenmek : Maskeleme işi yapılmak veya maskeleme işine konu olmak. Gerçek görünüşünü saklamak, gizlemek.

Maskeli : Maskesi olan, maskelenmiş. Davranış ve tutumunda gerçek kişiliğini saklayan.

Maskeli balo : Yüze maske takılarak gidilen balo.

Maskesiz : Davranış ve tutumunda gerçek kişiliğini saklamadan. Maskesi olmayan.

Korunmak : Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.

Yapılı : Vücudu gelişmiş, iri. Yapısı herhangi bir nitelikte olan.

Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

Macun : Hamur kıvamına getirilmiş madde. Baharlı, tarçınlı, yumuşak ve yapışkan şekerleme. Boyacılıkta çatlak ve aralıkları kapamak, camcılıkta camları tutturmak için kullanılan hamur kıvamında karışım.

Gerçek : Temel, başlıca, asıl. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Yalan olmayan. Gerçeklik.

Duygu : Duyularla algılama, his. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim.

Görünüş : Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Görünme işi. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Maskeleyici : Bir analizde sonuçları ters yönde etkileyen bir türle birleşerek girişimi engelleyen madde.

Maskeli arı : (zooloji)

Maskeli dans : Yapma yüzün ardına gizlenerek yapılan dans.

Maskeli duygulanım : (Stekel) Saldırganlık, nefret ve kırıcılık gibi duyguları sevgi, saygı gibi coşkularla gizlemek.

Maskeli örümcek kuşu : Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, örümcek kuşugiller (Laniidae) familyasından, 16 cm kadar uzunlukta, Mısır ve Anadolu'da ova ve dağlarda yaşayan, sırtı, kuyruğu ve kanatları kara, karnı sarı pembe olan bir kuş türü. Maskeli çekirge kuşu. (Lanius nubicus) Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının örümcek-kuşugiller (Laniidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 16 cm. Sırtı, kuyruğu ve kanatları kara, karnı sarı-pembe olur. Mısır ve Anadoluda ova ve dağlarda yaşar.

Maskeli örümcekkuşu : (zooloji)

Maskeli öteğen kuşu : (Sylvia rüpelli): Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının öteğengiller (Sylviidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 16 cm. Sırtı koyu külrengi, karnı beyazdır. Anadolu ve çevresindeki memleketlerde fundalıklarda yaşar.

Maskeli ötleğen : Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ötleğengiller (Sylviidae) familyasından, 14 cm kadar uzunlukta, sırtı kül rengi kara ya da kül rengi kahverengi, karnı beyaz olan, Akdeniz memleketlerinde fundalık ve bahçelerde yaşayan, Türkiye'de Trakya, Marmara ve Ege sahillerinde bulunan, böcek, böcek larvaları ve meyve taneleri ile beslenen bir tür. Karabaş küçük ötleğen.

Maskesini düşürmek : gizli amaçlarını, gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak.

Maskeyle anestezi : İnhalasyon anesteziklerinin hastaya maskeyle uygulanmasıyla anesteziye girilmesi.

Diğer dillerde Maske anlamı nedir?

İngilizce'de Maske ne demek? : [Maske (die) ] n. mask, facial disguise; facade, guise; make up, cosmetic paste for the face; masking tape, special type of tape used to protect certain areas when painting

n. mask, veil, disguise, guise, color, colour [Brit.], shape, visor, vizor

Fransızca'da Maske : masque [le]

Almanca'da Maske : n. Fratze, Larve, Maske

Rusça'da Maske : n. маска (F), личина (F), противогаз (M)