Macun nedir, Macun ne demek

Macun; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Hamur kıvamına getirilmiş madde
  • Boyacılıkta çatlak ve aralıkları kapamak, camcılıkta camları tutturmak için kullanılan hamur kıvamında karışım.
  • Baharlı, tarçınlı, yumuşak ve yapışkan şekerleme.

"Macun" ile ilgili cümle

  • "Sakın anneme söylemeyin! Söylemezseniz size macun alırım." - O. V. Kanık
  • "Cam macunu. Yağlı boya macunu."

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Boyanacak yüzeylerde çatlak ve aralıkları kapamak için sürülen, ispanyol üstübeci, pişmiş bezir ve neft karışımı hamur. a. bk. camcı macunu, sommacun.

İngilizce'de Macun ne demek? Macun ingilizcesi nedir?:

putty

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Ankara ilinde, Beypazarı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Antalya ilinde, Elmalı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Ankara kenti, Temelli bucağına bağlı bir bölge.

Macun anlamı, kısaca tanımı:

Macun çekmek : Çatlak, delik yerleri kapatmak veya camı çerçeveye tutturmak için macun sürmek. boyacılıkta, düzgünlük ve dayanıklılık sağlamak için boyanacak yüzeye macun sürmek.

Macun küreği : Üzerinde macun hazırlanan ve sıva işlerinde kullanılan yardımcı el aleti.

Bal mumu macunu : Mobilyadaki kusurların onarımında kullanılan, toprak boya ile renklendirilmiş bal mumu.

 

Camcı macunu : Cam ile çerçeve arasındaki aralıkları kapatmakta kullanılan ve kaba üstübeçle bezir yağından yapılmış olan hamur.

Cam macunu : Camı yuvasına tutturmak ve yalıtkanlık sağlamak amacı ile kullanılan bezir yağı ve üstübeç karışımı.

Çelik macunu : Yağ, vernik, dolgu ve renk gereçlerinden hazırlanan boya astarı.

Diş macunu : Dişleri temizlemede kullanılan macun.

Kuvvet macunu : İçindeki maddeler dolayısıyla cinsel gücü artıran karışım.

Üstübeç macunu : Üstübeç veya tutkaldan, dövülmüş tebeşir tozu ile hazırlanan onarma macunu.

Macuncu : Macun yapan veya satan kimse.

Macunculuk : Macun yapma veya satma işi.

Macunlama : Macunlamak işi.

Macunlamak : Macun çekmek.

Macunlanma : Macunlanmak işi.

Macunlanmak : Macunlama işine konu olmak veya macunlama işi yapılmak.

Macunlaşma : Macunlaşmak işi.

Macunlaşmak : Macun koyuluğuna gelmek.

Macunluk : İçine macun konulmaya yarayan özel kap.

Hamur : İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. Öz, asıl, maya.

Kıvam : Bir şeyin en uygun zaman veya durumu. Spor çalışmalarında başarılı olunabilmesi için fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum. Sıvıların koyuluk derecesi. Sıvılarda koyuluk, yoğunluk.

Getiri : Faiz. Kazanç. Yarar.

Madde : Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Molekül. Para, mal vb. ile ilgili şey. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Bir cismi oluşturan öge, öz. Duyularla algılanabilen nesne. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.

 

Boyacı : Boya satan kimse. Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse. Boya satılan dükkân.

Çatlak : Değişimin başlangıcı. Çatlamış olan. Ara, aralık. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Deli. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür.

Aralık : Yarı açık, tam kapanmamış. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Ara. Tuvalet. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. Uygun, elverişli durum, fırsat.

Macun bıçağı : Macunu almak ve gerekli yere bastırmak için kullanılan, saplı çelik lama.

Macun gösterge : Uzun atlamalarda, atlama çizgisine basarak atlayanların ayak izlerini saptamaya yarayan, sıçrama tahtasına sıvanmış macun yüzey. Bu macun yüzey 5 cm. kalınlığında, 10 cm. genişliğindedir.

Macun yuvası : Pencerelerde camı macunla tutturmaya yarayan lamba.

Macunlatma : Macunlatmak işi.

Macunlatmak : Macunlama işini yaptırmak.

Macunlu : Şanlıurfa ilinde, Halfeti ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Macun ile ilgili Cümleler

  • Büyük bir tüp diş macunu istiyorum.
  • Diş macunlarının çoğu florür içerir.
  • Hiç diş macunu kullanmayan birini tanıyor musun?
  • Ali ecza dolabını açtı ve diş macununu ve diş fırçasını çıkardı.
  • Çoğu diş macunu florür içerir.
  • Geçenlerde diş macunumun markasını değiştirdim.
  • Bu, diş macunu değil, yüz temizleme köpüğü!

Diğer dillerde Macun anlamı nedir?

İngilizce'de Macun ne demek? : n. paste, putty, cement, dope, lute, priming, priming material

Fransızca'da Macun : pâte [la], mastic [le]

Almanca'da Macun : n. Kitt, Pasta, Paste

Rusça'da Macun : n. паста (F), замазка (F), мастика (F), мазь (F), тянучка (F)