Kıvam nedir, Kıvam ne demek
Kıvam; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Sıvılarda koyuluk, yoğunluk.
- Spor çalışmalarında başarılı olunabilmesi için fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum

- Sıvıların koyuluk derecesi.
- Bir şeyin en uygun zaman veya durumu.
"Kıvam" ile ilgili cümle örnekleri
- "Değirmende, daha sabahtan gönderilip hazırlanan yağlı bir oğlak çevirmesini tam kıvamında buldular." - R. H. Karay
- "Bal kıvamında."
Kimya'daki anlamı:
Bir akışkanın viskozitesi veya katılığı.
Bilimsel terim anlamı:
Spor çalışmalarında başarılı olabilmek için, fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum.
İngilizce'de Kıvam ne demek? Kıvam ingilizcesi nedir?:
consistence
Osmanlıca Kıvam ne demek? Kıvam Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
form
Kıvam anlamı, kısaca tanımı:
Kıvamına gelmek : Kıvamını bulmak.
Kıvamını bulmak : Gerekli ve istenilen şartlar yerine gelmek, en uygun anında olmak.
Kıvamlanmak : Olgunlaşmak, uygun duruma gelmek. Sıvılar kıvamına gelmek, koyulaşmak.
Kıvamlı : Gereken kıvamı bulmuş olan.
Kıvamsız : Kıvamlı olmayan.
Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.
Koyuluk : Koyu olma durumu.
Yoğunluk : Yoğun bir maddenin özelliği, kesafet. Yoğun olma durumu. Bir cismin birim hacminin kütlesi, gravite.
Derece : Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim.
Uygun : Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.
Zaman : Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Belirlenmiş olan an. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Dönem, devir. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Çağ, mevsim.
Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.
Kıvam artırıcı : Gıdanın kıvamını artıran madde.
Kıvamlanma : Kıvamlanmak işi.
Kıvamlaştırıcı : Sıvı bir maddeyi kıvamına getirmeyi sağlayan alet.
Kıvamlaştırma : Kıvamlaştırmak işi.
Kıvamlaştırmak : Bir maddeyi sıvıdan ayırarak kıvamlı duruma getirmek.
Kıvamlıca : Kıvamlı bir biçimde.
Kıvamlılık : Kıvamlı bir biçimde. 1.Katılığın veya akışkanlığın derecesi. 2.Kağıt hamuru, meyve özü gibi bir karışımda katı madde yüzdesi.
Kıvamsızlık : Kıvamsız bir biçimde.
Kıvam ile ilgili Cümleler
- gelebilirsin benim ufaklık kıvamında.
- Ben kendimden başka kimseye zarar veremezdim ve artık kendime de zarar veremeyecek kıvama geliyorum.
- Bir insana yardım edebilmen için onu yardım edilecek kıvama getiriyorsun ki sonra sana minnet duysun.
- Senin şekerli çöreklerinin kauçuk kıvamına sahip olduğunu söylediğim için üzgünüm.
Diğer dillerde Kıvam anlamı nedir?
İngilizce'de Kıvam ne demek? : n. consistency, degree of maturity, stiffness, temper
Fransızca'da Kıvam : consistance [la], densité [la]
Almanca'da Kıvam : der Grad
Rusça'da Kıvam : n. консистенция (F)

Bu kısımda Kıvam nedir? Kıvam ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kıvam tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kıvam hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.