Kıvamlanmak nedir, Kıvamlanmak ne demek

  • Sıvılar kıvamına gelmek, koyulaşmak.
  • Olgunlaşmak, uygun duruma gelmek

Kıvamlanmak anlamı, kısaca tanımı:

Kıvam : Sıvıların koyuluk derecesi. Sıvılarda koyuluk, yoğunluk. Spor çalışmalarında başarılı olunabilmesi için fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum. Bir şeyin en uygun zaman veya durumu.

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Gelme : Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmiş olan. Gelmek işi.

Koyulaşmak : Koyu duruma gelmek. Derinleşmek, hararetlenmek, aşırı duruma gelmek.

Olgunlaşmak : Meyve olgun duruma gelmek. Yazı, düşünce olgun duruma gelmek. İnsanın bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş olmak.

Uygun : Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Gelmek : Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Mal olmak. Ulaşmak, varmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Başlamak, ortaya çıkmak. Getirmek. Olmak, -e uğramak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Katılmak, eklenmek. Uygun düşmek. İzlemek, takip etmek. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Uymak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Türemek. Kadar olmak. Dayanmak, tahammül etmek. Çıkmak, yönelmek. Sonuç çıkmak. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Belli bir süre dolmak. Belli bir zamana ulaşmak. İsabet etmek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Kazanılmak, sağlanılmak. Biriyle birlikte gitmek. Ortaya çıkmak, doğmak. Akmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek.

 

Diğer dillerde Kıvamlanmak anlamı nedir?

İngilizce'de Kıvamlanmak ne demek? : (nesne almayan fiil)