Yoğunluk nedir, Yoğunluk ne demek

  • Yoğun olma durumu
  • Bir cismin birim hacminin kütlesi, gravite.
  • Yoğun bir maddenin özelliği, kesafet.

"Yoğunluk" ile ilgili cümle

  • "Demirin yoğunluğu 7,8'dir."
  • "Sisin yoğunluğu."

Yerel Türkçe anlamı:

Kaput.

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Birim oyluma düşen özdecik sayısı.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir özdeğin birim oylumuna düşen kütle.

Kimya'daki anlamı:

Bir maddenin birim hacmının kütlesi.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir görüntünün herhangi bir noktasının ışığı durdurma derecesini gösteren sayı.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Bir maddenin birim hacminin kütlesi, birim hacimdeki madde miktarı, densite.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Her birim alandaki birey sayısı, dansite, konsantrasyon.

Bir maddenin bir mililitresinin gram olarak ağırlığı.

Diğer sözlük anlamları:

Şiddet, sertlik, unf.

İrilik.

Kalınlık.

Bilimsel terim anlamı:

Bir özdeğin birim oylumunun kütlesi.

Belli büyüklükte bir alana düşen kişi, aile, ya da konut birimi sayısı. Kentbilimde, yoğunluk, genellikle, hektar başına hesaplanır.

Birim oyluma düşen kütle.

fizik, kimya: Birim oyluma düşen özdecik sayısı.

sinema: Bir görüntünün herhangi bir noktasının ışığı durdurma derecesini gösteren sayı.

 

genel uygulayım: Yoğun olma özelliği.

Bir tutumun bireylerce benimsenme ya da kökleşme düzeyini gösteren ve tutum sorularını ölçeklemeye yarayan ölçüm boyutu.

İngilizce'de Yoğunluk ne demek? Yoğunluk ingilizcesi nedir?:

density, intensity, denseness

Fransızca'da Yoğunluk ne demek?:

inspissation, compacité, arrête-bœuf

Osmanlıca Yoğunluk ne demek? Yoğunluk Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kesâfet, kompasite

Yoğunluk hakkında bilgiler

Yoğunluk, maddenin karakteristik özelliği olmasına rağmen yalnız yoğunluğu bilinen bir maddenin hangi madde olduğu anlaşılamayabilir. Bir maddenin hangi madde olduğunun anlaşılabilmesi için birden fazla ayırt edici özelliğinin incelenmesi gerekir. Sabit basınç ve sıcaklık altında; kütlesi artan bir maddenin hacmi de artar dolayısıyla, hacimle kütle doğru orantılı olduğu için yoğunluk değişmez.

Yoğunluk tanımı, anlamı:

Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Kaba, kalın, iri (elek, iğne). Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan.

Madde : Molekül. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Bir cismi oluşturan öge, öz. Duyularla algılanabilen nesne. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Para, mal vb. ile ilgili şey. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek.

 

Kütle : Kitle. Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği.

Yoğunlukölçer : Sıvıların özgül ağırlığını ölçen araç, dansimetre.

Nüfus yoğunluğu : Nüfus ile bu nüfusun üzerinde yaşadığı toprakların yüzölçümü arasındaki oran, nüfus kesafeti.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Kesafet : Çokluk, sıklık. Yoğunluk. Saydam olmama durumu, bulanıklık.

Birim : Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Bir kümenin her elemanı. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri.

Karakteristik : Bir kimse veya nesneye özgü olan (ayırıcı nitelik), tipik. Bir logaritmanın tam birimler anlatan bölümü.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

İncelenme : İncelenmek işi.

Gerek : Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım. İcap.

Olma : Olmak işi.

Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Eş, aynı, bir boyda. Sadece. Ancak, yalnız. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bir kez. Sayıların ilki. Aynı, benzer. Beraber. Bu sayı kadar olan. Tek.

Yoğunluk bölgelemesi : Bir kentte, kentin türlü kesimlerini, olur verilebilecek en yüksek nüfus yoğunluğu sayısı açısından sınırlandırarak, her yoğunluk bölgeciği için, bu yoğunluk tavanının aşılmasını önleyen kurallar koymak ve uygulamak.

Yoğunluk dağılımı : Bir yıldızın içinde ya da uzayda çeşitli bölgelere göre yoğunluğun aldığı değerler.

Yoğunluk düzeyi : Bir duygunun, bir düşüncenin, bir kanının, bir tutumun benimsenme ya da benimsenmeme düzeyi.

Yoğunluk farkı : Birbirine bitişik iki alan arasındaki özel maddelerin yoğunluğunda oluşan farklılık, yoğunluk gradyanı.

Yoğunluk fonksiyonu :

Yoğunluk fonksiyonunun karakteristik fonksiyonu :

Yoğunluk gradyanı : Yoğunluk farkı.

Yoğunluk işlevi : Bir ölçüme göre tümlevi gene bir ölçüm olan işlev. Anlamdaş. sıklık işlevi, a. bk. olasılık işlevi.

Yoğunluk ölçeği : Belirli bir tutum konusunda yanıtlayıcının ilgili anlatıma katılıp katılmadığını saptamakla kalmayarak aynı zamanda yandaşlık ya da karşıtlığının düzeyini de belirleyen ölçek.

Yoğunluk ölçer : Sıvıların bağıl yoğunluğu (d) ‘nu ölçmede kullanılan hidrometre de denilen ve alt tarafında ağırlık bulunan ölçekli bir cam tüpten ibaret olan, sıvıya batan kısmının sıvı yüzeyindeki ölçek çizgisinden bağıl yoğunluğun veya yoğunluğun okunduğu bir düzenek.. Sıvıların hidrometre dereceleri Baumé (bé), Brix, Balling cinsinden ifade edilebilir ve aşağıdaki eşitliklerle birbirlerine dönüştürülebilir. yoğunluğu 144,3/144,3 Bé; d=1±400/Brix (15,6 °C'de); d)1±200/Balling (17,5 °C'de).

Diğer dillerde Yoğunluk anlamı nedir?

İngilizce'de Yoğunluk ne demek? : n. compactness, consistence, congestion, consistency, denseness, density, depth, intenseness, intension, intensity, thickness, turbidity, volume

Fransızca'da Yoğunluk : densité [la], épaisseur [la]

Almanca'da Yoğunluk : n. Dichtigkeit, Gedrängtheit, Volumen

Rusça'da Yoğunluk : n. густота (F), плотность (F), напряженность (F)