Nüfus yoğunluğu nedir, Nüfus yoğunluğu ne demek

  • Nüfus ile bu nüfusun üzerinde yaşadığı toprakların yüzölçümü arasındaki oran, nüfus kesafeti

Coğrafya'daki terim anlamı:

Nüfusla, bu nüfusun üzerinde yaşadığı toprakların yüzölçümü arasındaki oran.

Sosyoloji'deki anlamı:

Bir ülkede yüzölçümüyle bireylerin, ailelerin ya da yerleşme yerlerinin sayısı arasındaki oran.

Bilimsel terim anlamı:

Bir ülkede, bir bölgede ya da bir anakentte, genellikle bir km2 ye düşen nüfus sayısı.

İngilizce'de Nüfus yoğunluğu ne demek? Nüfus yoğunluğu ingilizcesi nedir?:

population dansity, population density

Osmanlıca Nüfus yoğunluğu ne demek? Nüfus yoğunluğu Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kesâfet-i nüfus

Nüfus yoğunluğu hakkında bilgiler

Nüfus yoğunluğu, herhangi bir elle tutulur nesne için kullanılabilir, ancak genel olarak yaşayan organizmalar için kullanılmaktadır. Nüfus yoğunluğu birim alanda yaşayan organizma sayısı olarak ifade edilir.

İnsanoğlu için nüfus yoğunluğu birim alanda yaşayan kişi sayısı olarak ifade edilir, hesaplama yapılırken alandaki su bazen hesaba katılır. Bazen bu hesaplama tüm alan için yapılırken, bazen de yalnızca yerleşim yerleri için, yerleşilebilir alanlar için, tarım yapılmış olan ya da tarım yapılabilecek alanlar için hesaplanır.

 

Genellikle kilometre karede, mil karede ya da hektarda kişi sayısı olarak hesaplanır. Bu rakam basitçe alanda yaşayan birey sayısı alanın yüzölçümüne bölünerek yapılır.

Bu rakam bir ülke için, bir kent için ya da tüm dünya için hesaplanabilir.

Nüfus yoğunluğu ile ilgili Cümleler

  • Japonya yüksek bir nüfus yoğunluğuna sahip.
  • Norveç'in çok düşük bir nüfus yoğunluğu var.

Nüfus yoğunluğu anlamı, tanımı:

Nüfus : Kişi. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon.

Yoğun : Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Şişman, iri, tombul. Kaba, kalın, iri (elek, iğne). Koyu, kalın. Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre.

Toprak : Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Arazi, tarla. Memleketli. Kara. Ülke.

Oran : İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı.

Kesafet : Çokluk, sıklık. Saydam olmama durumu, bulanıklık. Yoğunluk.

Tutulu : Tutu olarak alınmış, ipotekli. Tutulmuş.

Nesne : Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje.

 

Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Organizma : Herhangi bir canlı varlık. Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet.

Diğer dillerde Nüfus yoğunluğu anlamı nedir?

İngilizce'de Nüfus yoğunluğu ne demek? : n. population density, populousness

Fransızca'da Nüfus yoğunluğu : densité de population