Tutulu nedir, Tutulu ne demek

Tutulu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Tutulmuş
  • Tutu olarak alınmış, ipotekli.

"Tutulu" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bizim takımda bütün yerler evvelden tutulu idi." - H. Taner

Diğer sözlük anlamları:

Kapalı, müphem, ta'kidli.

Tutulu ile ilgili Cümleler

  • Meri ne yaptı aptal renkli gözlü sarışın bir çocuğa tutulup salya sümük ağladı.
  • Rehin tutuluyor musun?
  • Ben esir tutuluyorum.
  • Buradaki oteller aşırı derecede temiz tutulur.
  • Rehine tutuluyorum.
  • Guantanamo'da kaç tane hükümlü tutuluyor?
  • O nerede tutuluyor?

Tutulu tanımı, anlamı:

Tutulu satış : Bir taşınmazın ipotek edilmek suretiyle uzun vadeli krediyle satın alınması, tutsat.

Tutulum : Bir yıl boyunca Güneş'in gök küresi üzerinde çizdiği çemberin sınırladığı daire, ekliptik.

Tutuluş : Tutulma işi.

Al ile aslan tutulur güç ile sıçan tutulmaz : "bir kimse zekâsını kullanarak kendisinden güçlü olan yaratığı yenebilir ancak gücünü kullanarak kendisinden daha güçsüz ama zeki olan bir yaratığın üstesinden gelemez" anlamında kullanılan bir söz.

Ayyar tilki art ayağından tutulur : "işini hile ile yürüten kimse sonunda yakayı ele verir" anlamında kullanılan bir söz.

El eliyle yılan tutulur : "kişi kendi işini kendisi yapmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

 

Elle tutulur : Somut. çok açık ve belli.

Elle tutulur gözle görülür : Çok belirgin, çok açık.

Elle tutulur tarafı olmamak : Hiçbir değerli veya savunulabilir yanı olmamak.

Gözle görülür elle tutulur hale gelmek : Çok açık bir biçimde görülmek, herkes tarafından bilinmek.

İnsan sözünden hayvan yularından tutulur : "yularından tutulan hayvan başka yöne sapamadığı gibi insan da söylediği sözün dışına çıkamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Tutulmuş : Ele geçirilmiş. Engellenmiş.

İpotekli : Tutulu.

Tutu : Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

Tutulu alacaklı : Tutu karşılığında borç para veren kişi.

Tutulu boğumlama : Yanyana iki abanığm söylenigindeki boğumlama. Allı, Emme gibi.

Tutulu borçlu : Tutu karşılığı borç para alan kişi.

Tutulu para : Yönetimsel bir sakıntıyla yabancı bir ülke parasına çevrilmesi yasaklanan para. Bankadaki paranın kullanılmaması için tüzel örgütlerce para üzerine konulan geçici durdurma.

Tutulum çemberi : Güneşin gökyuvarı üzerinde yıllık devinimini yapar gibi göründüğü sobe biçimli yörünge.

Tutulum düzlemi : Tutulum çemberinin oluşturduğu ve eşlek düzlemiyle aralarında 23° 27"lık açı bulunan düzlem.

Tutulum konsayılari : Tutulum düzlemini temel düzlem alan, küresel konsayılar dizgesi. Bu dizgede, gökküresi üzerinde bir nokta "enlem ve boylam" olmak üzere iki değerle belirtilir, (bk. şekil E. 10)

Tutulum kutbu : Tutulum merkezinden geçen ve ona dik olan doğrunun gökküresini deldiği noktalardan her biri. (bk. şekil E. 10)

Tutuluverme : Tutuluvermek işi.

Tutuluvermek : Çabucak tutulmak.