Bonded türkçesi Bonded nedir

  • Bağlı.
  • Gümrüğü ödenmemiş.
  • Antrepolanmış.
  • Bağlanmış.
  • Gümrüklenmiş.
  • Kefaletli.
  • Depolanmış.
  • Teminatlı.
  • Teminat altında.
  • İpotekli.

Bonded ile ilgili cümleler

English: All of his friends were body pillows, and all of hers were dolls; so they bonded over their fondness for animating the inanimate. However, because they were not inanimate objects but people with complex emotions, their relationship was sometimes strained.
Turkish: Onun arkadaşlarının hepsi vücut yastığıydılar,ve onunkilerinin hepsi oyuncak bebektiler;böylece bir ölüyü canlandırmaya olan düşkünlüklerine yapıştılar.Fakat onların cansız nesne olmamalarından fakat kompleks duyguları olan insanlardan dolayı onların ilişkileri bazen gergindi.

Bonded ingilizcede ne demek, Bonded nerede nasıl kullanılır?

Bonded debt : Tahvilli borç. Tahvile bağlı borç. Tahvil ihracı yoluyla yapılan borç. Senetli borç. Teminatlı tahvil. Rehinli tahvil.

Bonded docks : Gümrük ambarı.

Bonded goods : Kilit altındaki mallar. Antrepolanmış mallar. Gümrük resmi ödemek için sahiplerinden bir taahhütname ile alınan mallar. Gümrüklenmemiş mallar. Gümrüğü ödenmemiş transit mal. Gümrük antreposundaki mallar. Gümrüğe giriş işlemleri yapılmamış, yani vergi ve resimleri ödenmemiş mal. Gümrüğü ödenmemiş mallar. Gümrüklenmemiş mal.

 

Bonded warehouse : Gümrüklenmemiş eşya antreposu. Vergisi ödenmiş gümrük malların durduğu depo. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Arakoruncak. Genel mağaza. Ara korunacak. Malların bir kira karşılığında saklanmak üzere konulduğu yerler. Gümrükte, eşyaların vergileri ödeninceye değin geçici bir süre konulduğu, saklanıldığı yer. Gümrük antreposu. Gümrük vergisi ödenmemiş malların konulduğu yer. (bunlar gümrüklerce, ya da gümrüğün izni ve onun denetimi altında özel ya da tüzel kişilerce işletilir. mallar buralarda belli sürelerde kalır ve kaplarının sağlamlaştırılması, değiştirilmesi ya da harmanlama, kalburlama gibi belli işlemlere bağlı tutulabilir.) a. bk. genel arakorunacak, özel arakorunacak, saymaca arakorunacak.

Private bonded warehouse : Özel kişilere ilişkin arakoruncak. kimi gümrüklü malların özelliklerine uygun olarak yapılmış arakoruncak (özellikle, parlayıcı ve patlayıcı maddeler için olanlar). Özel arakoruncak.

Bond certificate : Geçici borç belgiti. Basımı henüz yapılmamış borç belgitlerine karşılık taşıyanlarına verilen geçici belgit. Muvakkat tahvil. Geçici tahvil belgesi. Geçici tahvil.

Unbonded goods : Gümrüğe giriş işlemleri yapılmış, yani vergi ve resimleri ödenmiş mal. Gümrüklenmiş mal.

Public bonded warehouse : Genel arakoruncak. Özel arakoruncaklara konulması gerekenlerin dışında, her çeşit gümrüklü malların konulduğu arakoruncak.

Bonder : Örgü taşı. Tahvillerle çalışan kimse. Bonolarla uğraşan kimse. Birleştirici. Birleştirici madde. Meyve ve sebze üreticileri ile manavlar arasında aracılık yapan kişi. Bağlayıcı. Bağlayıcı malzeme. İki şeyi birleştiren madde.

 

Private bonded warehouses : Saymaca arakoruncaklar. Genel arakoruncaklara konulması çok zor ve giderli olan gümrüklü malların konulmasına özgü arakoruncaklar. (bunlar iyelerinin olup gümrük bakımından arakoruncak sayılırlar.).

İngilizce Bonded Türkçe anlamı, Bonded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bonded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Warranted : Garanti etmek. Haklılığın kanıtlanması. Kefil olmak. İzin vermek. Temin etmek. Yetki vermek. Mazur göstermek. Garantili. Mazeretli.

Affined : Yakın ilişkili. Yakın ilişkili veya bağlı. Mecbur. Zorunlu.

Inquire : Soruşturmak. Sormak. Akıl sormak. Tahkik etmek. Sorup öğrenmek. Bilgi almak. Aramak. Araştırmak. Soru sormak. Sorgulama yapmak.

Joined : Katılmış. Birleşmiş. Çatık. Üye olarak kabul edilmiş kişi ile ilgili. Birleştirilen. Kaynaştırılmış. Birleştirilmiş. Birleşen. Katılan. Birleşik.

Mull : İskoçça'da denize çıkıntı yapan kara burnu anlamında sözcük. Kafa yormak. İnce muslin. (bira ya da şarabı) baharatla kaynatmak. Şarabı baharatla kaynatmak. Kafa patlatmak. Organdi kumaş. Üzerinde düşünmek. Düşünüp taşınmak. Şarabı içime hazırlamak için ısıtmak ve tatlandırmak.

Adhered : Yapışık. Katılmak. Bağlanmak. Sadık. Yapışmak. Bitiştirmek. Bağlı kalmak.

Engaged : Meşgul (telefon). Tutulmuş. Dolu. Rezerve. Bağlantılı. Birbirine geçmiş. Angaje. Meşgul.

Invested : Yatırılmış. Gelecekteki kazanç için harcanmış.

Appendant : Eklenmiş. Takılı. Ait. Daha büyük mirasın bir parçası olan mal veya hak (hukuk terimi). İlişkin. Merbut. Müteallik. Muallakta. Mülhak.

Secured : Teminat depozitli. Sağlam. Emniyetlenmiş. Depozitli. Erişim denetimli. Güvenli. Güven altına alınmış. Sabitlenmiş. Güvenceye alınmış.

Bonded synonyms : ruminate, anastomotic, hypothecary, warehoused, enthralled, enchained, adherents, think over, connected, scruple, guaranteed, leashed, garnered, hooked, coupled, adjective, corded, affiliated, appertaining, in storage, query, reflect, mull over, chew over, speculate, excogitate, associated with, adhesive, adherent, ligated, contemplate, allegiant, question.

Bonded zıt anlamlı kelimeler, Bonded kelime anlamı

Uninjured : Zarar görmemiş. İncinmemiş. Yaralanmamış.

Erect : Diken diken. Yapmak. Kalkmış. Dikmek (heykel veya direk vb'ni). Dikilmek. Dik. Kurmak. Tesis etmek. Yükseltmek. Ereksiyon halinde.

Bonded ingilizce tanımı, definition of Bonded

Bonded kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Placed under, or covered by, a bond, as for the payment of duties, or for conformity to certain regulations.