Bonded goods türkçesi Bonded goods nedir

  • Gümrüksüz antrepoya konmuş mal.
  • Gümrük resmi ödemek için sahiplerinden bir taahhütname ile alınan mallar.
  • Antrepodaki mallar.
  • Depolanmış mallar.
  • Antrepolanmış mallar.
  • Gümrüklenmemiş mal.
  • Kilit altındaki mallar.
  • Gümrüğe giriş işlemleri yapılmamış, yani vergi ve resimleri ödenmemiş mal.
  • Gümrüğü ödenmemiş mallar.
  • Gümrük antreposundaki mallar.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Gümrüklenmemiş mallar.
  • Gümrüğü ödenmemiş transit mal.
  • Antrepoya konulmuş.

Bonded goods ingilizcede ne demek, Bonded goods nerede nasıl kullanılır?

Bonded : Bağlı. Teminatlı. Antrepolanmış. Gümrüğü ödenmemiş. Depolanmış. Kefaletli. Bağlanmış. Teminat altında. İpotekli. Gümrüklenmiş.

Goods : İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne. geniş anlamda, insan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılayan mal ve hizmetler. bk. eşya. Emtia. Meta. Gümrük mevzuatı kapsamında anılan her türlü madde. Doyumsuzluk varsayımının geçerli olduğu, diğer bir deyişle daha çok malın daha azına tercih edildiği mallar. Yapılan ya da üretilen, topraktan, sudan çıkartılan her türlü özdek. satılabilen bir yerden başka bir yere gönderilen sarmalama ya da sandıklama yoluyla depolara konulabilen ürünler. Eşya. Gümrük sınırından geçirilen her türlü canlı, cansız nesne ve değer. Mamul. Mal.

 

Bonded debt : Rehinli tahvil. Teminatlı tahvil. Tahvilli borç. Senetli borç. Tahvile bağlı borç. Tahvil ihracı yoluyla yapılan borç.

Bonded docks : Gümrük ambarı.

Bonded warehouse : Gümrüklü antrepo. Gümrük vergisi ödenmemiş malların konulduğu yer. (bunlar gümrüklerce, ya da gümrüğün izni ve onun denetimi altında özel ya da tüzel kişilerce işletilir. mallar buralarda belli sürelerde kalır ve kaplarının sağlamlaştırılması, değiştirilmesi ya da harmanlama, kalburlama gibi belli işlemlere bağlı tutulabilir.) a. bk. genel arakorunacak, özel arakorunacak, saymaca arakorunacak. Genel mağaza. Gümrükte, eşyaların vergileri ödeninceye değin geçici bir süre konulduğu, saklanıldığı yer. Fiktif antrepo. Gümrük ambarı. Malların bir kira karşılığında saklanmak üzere konulduğu yerler. Gümrük antreposu. Sigortalı mağaza. Gümrüklenmemiş eşya antreposu.

Abandoned goods : Sahipsiz mallar. Terk edilmiş mallar.

İngilizce Bonded goods Türkçe anlamı, Bonded goods eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bonded goods ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Bonded goods synonyms : warehouse goods, a change in supply, ability rent, abnormal budget expenditures, a change in individual demand, a shift in supply, a shift in individual demand, abnormal budget.