Bonder türkçesi Bonder nedir

  • Birleştirici.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Örgü taşı.
  • Tahvillerle çalışan kimse.
  • İki şeyi birleştiren madde.
  • Bonolarla uğraşan kimse.
  • [#bağ Bağlayıcı] malzeme.
  • Bağlayıcı.
  • Meyve ve sebze üreticileri ile manavlar arasında aracılık yapan kişi.
  • Birleştirici madde.
  • Yemiş-sebze aracısı.
  • Bağlantı taşı.

Bonder ingilizcede ne demek, Bonder nerede nasıl kullanılır?

Bonderize : Bonderlemek. Çürümez kaplama ile kaplamak. Çürümez veya aşınmaz kaplama ile kaplamak. Bonderize etmek.

Bonderizing : Bonderleme. Fosfat astarlama.

Bonders : Bonolarla uğraşan kimse. Örgü taşı. Tahvillerle çalışan kimse. Bağlayıcı malzeme. Birleştirici. İki şeyi birleştiren madde. Bağlayıcı. Birleştirici madde. Bağlantı taşı.

Bonded : Gümrüklenmiş. Bağlı. Teminatlı. Kefaletli. Teminat altında. Gümrüğü ödenmemiş. Depolanmış. İpotekli. Bağlanmış. Antrepolanmış.

Bonded debt : Teminatlı tahvil. Rehinli tahvil. Tahvile bağlı borç. Senetli borç. Tahvilli borç. Tahvil ihracı yoluyla yapılan borç.

Bonded warehouse : Gümrüğe gelen malların vergileri ödenene kadar depolandığı gümrük idaresinin denetimindeki depo. Vergisi ödenmiş gümrük malların durduğu depo. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Malların bir kira karşılığında saklanmak üzere konulduğu yerler. Fiktif antrepo. Gümrük ambarı. Gümrüklenmemiş eşya antreposu. Gümrükte, eşyaların vergileri ödeninceye değin geçici bir süre konulduğu, saklanıldığı yer. Genel mağaza. Arakoruncak.

 

Private bonded warehouse : Özel kişilere ilişkin arakoruncak. kimi gümrüklü malların özelliklerine uygun olarak yapılmış arakoruncak (özellikle, parlayıcı ve patlayıcı maddeler için olanlar). Özel arakoruncak.

Bond certificate : Geçici borç belgiti. Geçici tahvil belgesi. Muvakkat tahvil. Basımı henüz yapılmamış borç belgitlerine karşılık taşıyanlarına verilen geçici belgit. Geçici tahvil.

Bonded goods : Gümrüğe giriş işlemleri yapılmamış, yani vergi ve resimleri ödenmemiş mal. Gümrüklenmemiş mal. Gümrük resmi ödemek için sahiplerinden bir taahhütname ile alınan mallar. Kilit altındaki mallar. Gümrüğü ödenmemiş transit mal. Gümrüğü ödenmemiş mallar. Depolanmış mallar. Gümrüksüz antrepoya konmuş mal. Antrepodaki mallar.

Vagabonded : Başıboş kimse. Serserilik etmek. Başıboş. Kopuk. İşsiz güçsüz dolaşan kimse. Baldırı çıplak. Derbeder. Belli bir evi bulunmayan. Serserilik yapmak. Amaçsız.

İngilizce Bonder Türkçe anlamı, Bonder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bonder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chew over : Hakkında düşünmek. Üzerinde düşünmek. Üzerinde kafa yormak. Kafa patlatmak. Kafa yormak. Bahsetmek.

Question : Söz konusu. Sorun. Şüphe. Şüphelenmek. Konu. İfadesini almak. Şüphe etmek. Bütün öğeleri tam olarak verilmeyen bir düşüncenin, bir görüşün tamamlanmasına, yorumlanmasına ve eksiksiz bir anlatım biçiminde belirlenmesine yardımcı olan söz. topluca ortaya atılan birkaç düşünce ya da görüşten en doğru olanını seçmek için insanı düşünmeye yönelten araç. Sorgu. Soruşturma.

 

Jointer : Geçme planyası. Tahta kenarlarının birleştirme yerlerini oluşturmak için kullanılan el aleti. Uzun planya (marangozluk). Derz malası. Planya. Tuğla işinde çimento veya harç derz yapmak için kullanılan alet (inşaat). Taşları birlikte tutmak için kullanılan bükülmüş demir çubuk.

Coiler : Koyler. Bağ. Bobin sarıcı. Başka bir nesneyi saran kimse veya şey. Kangal sarıcı.

Connecting : Aktarmalı. Bağlayan. Bağlantı. Bağlama. Bağlantı kuruluyor. Birleştiren. Başlama. Çalıştırma.

Excogitate : Kafa patlatmak. Üzerinde düşünmek. Kafa yormak. Düşünerek bulmak. Düşünmek. Düşünüp bulmak. Çıkarmak.

Binderies : Cilt evi. Mücellithane. Ciltçi. Ciltevi. Birleştirme.

Abadir test : Abadir sınaması.

Headers : Üstbilgiler. Üstbilgi. Düzgün akış hatlı egzoz manifoldu. Üstbigiler. Bağlantı. Balıklama dalış. Bağ. Kafa vuruşu. Kafa atma.

Mull over : Üzerinde düşünmek. Düşünüp taşınmak. Kafa patlatmak. Uzun uzadıya düşünmek. Kafa yormak. Derin düşünmek.

Bonder synonyms : ruminate, enquire, aalens linear regression model, contemplate, mull, inquire, a priori theoretical criteria, connecters, a posteriori analysis, binder, joiners, conjunctives, fixing agent, a level, speculate, assemblers, abel blanchard model, bonders, bounding, binding, scruple, coilers, a posteriori probability, reflect, connective, joiner, aalen estimator, header, request, a priori information, think over, heading stone, conjunctive.

Bonder zıt anlamlı kelimeler, Bonder kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Please : Hoşuna gitmek. Lütfen. Memnun etmek. Gönlünü etmek. Keyif vermek. Tenezzül etmek. Gönlünü almak. Mutlu etmek. Buyurmak. Gönül almak.

Bonder ingilizce tanımı, definition of Bonder

Bonder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who places goods under bond or in a bonded warehouse. A freeholder on a small scale.