Consistence türkçesi Consistence nedir

Consistence ingilizcede ne demek, Consistence nerede nasıl kullanılır?

Consistences : Sabitlik. Katılık. Kıvam. Koyuluk. Kararlılık. Yoğunluk. Tutarlılık. Uyum. Tutarlık.

Inconsistence : Uyuşmazlık. Uyumsuzluk. Bağdaşmazlık. Tutarsızlık. Bağdaşmama. Uyuşmama. Ahenksizlik.

Inconsistences : Uyuşmama. Tutarsızlık. Ahenksizlik. Uyumsuzluk. Bağdaşmama. Uyuşmazlık. Bağdaşmazlık.

Consistencies : Katılık. Süreklilik. Kararlılık. Uyum. Koyuluk. Kesafet. Sabitlik. Yoğunluk. Kıvam. Tutarlılık.

Consistency : Bir doğabilimsel niceliğin değişik belirlemeleri arasındaki uyumun nitel değerlendirmesi. Bağdaşma. Katılık. Yoğunluk. Süreklilik. Tutarlılık. Vargı ya da sonuçların bir mantıksal çıkarım kalıbına uygunluğu, gözlem ya da ölçümlerin birbirine uygun düşme ya da yinelenme özelliği. Koyuluk. Kesafet. Tutarlık.

Consistency of responses : Yanıt tutarlılığı. Bir ölçek ya da bir ölçere verilen yanıtlar arasındaki mantıksal uyuşma.

Atterberg consistency limit : Atterberg kıvam limiti.

Consistency checker : Uyuşma sınayıcısı. Birbirini tutma sınayıcısı.

Consistency check : Tutarlılık sınaması. Uyuşma çeki. Uyuşma denetimi.

 

Coefficient of internal consistency : Örnekleme niteliği taşıyan bir öğrenci topluluğuna bir kez uygulanan bir testten ya da bir başka ölçme aracından elde edilen ve bu aracın güvenirliğini kestirmeğe yarayan katsayı. İç tutarlık katsayısı.

İngilizce Consistence Türkçe anlamı, Consistence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Consistence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Immovability : Hareketsizlik. Metin olma. Sarsılmama. Kımıldamazlık.

Decidedness : Kesinlik. Önceden kararlaştırılmış olma. Azimlilik. Yerleşmiş olma. Açıklık.

Consistencies : Bağdaşma. Süreklilik.

Softness : Tatlılık. Yumuşaklık. Hilmiyet. Cıvıklık. Hilm. Uysallık. Rıfk. Gevşeklik. Sevecenlik.

Cadences : Sesin alçalması. Sesin yavaşlaması. Ritm. Bisiklet pedalının bir dakikada attığı tur sayısı. Ritim. Kadans. Ahenk. Ses dalgalanması. Ses uyumu.

Saturation : Soğurma. Sıvı veya gaz durumundaki bir maddenin, alabileceği miktardaki diğer bir maddeyi kendi yapısına emmiş olması hali, doyma, satürasyon. İçine alma. Tüm duyulanma içinde arı tayfsal (tek renkli) renk oranını değerlendirmeyi sağlayan görsel duyulanma vergisi. not: bu vergi, renkölçümsel bir büyüklük olan "tayfsal renk oranı"nın yaklaşık ruhduyumsal (psikosansoriyel) karşılığıdır. bk. tayfsal renk oranı, tayfsal renk yoğunluğu. Renksel doymuşluk. Özümseme. Doyma. Saturasyon. Satürasyon. Doyum.

Adaptation : Canlıların korunmak için örgenlerinde, işlevlerinde ve davranış biçimlerinde değişiklikler yaparak içinde bulundukları doğal koşullara uymaları. Alışma. Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yöresel koşullar gözönüne alınarak uygun biçimde kendi diline çevirmek, çıkartmalar ve eklemeler yapmak. örn. moliere'in scapin'in dolapları'nın ayyar hamza'yı çevrilmesi. bir romanı ya da öyküyü sahne içinde yeniden düzenleme, derleme. Herhangi bir canlının değişen çevre koşullarına kendini uyarlaması, adaptasyon, alışma, uyma. Gözün, görme alanının ışıklılık ya da renk koşullarına alışması. bu alışmanın sonunda varılan durum. ışıklılığın birkaç cd/m² ‘den çok ya da büyüklüğün yüzde birinden az olmasına göre aydınlığa uyma (alışma) ya da karanlığa uyma (alışma)-dan söz edilir. Uygunluk. Duruma uyma. İnsanın örgensel bakımdan doğal ve toplumsal çevre koşullarına tepki gösterdikten sonra bozulan dengenin yerine yenisinin oluşması. Sinema için hazırlanmamış bir metni sinemaya uygun biçime sokma. sinema için hazırlanmış olan bir özeti, oyunluğun daha sonraki aşamalarına doğru geliştirme. Bireyin çevresel koşul ve etkenleri benimseme ya da çevreyle bütünleşme durumu.

 

Assertiveness : Güvengenlik. Girişkenlik. İddiacılık. Kendine güven. İddialılık.

Definitude : Kesinlik. Katiyet.

Consistence synonyms : eubstance, degree of maturity, solidness, intensity, rigidity, aplomb, property, accord, changelessness, dodoisms, immobility, cohesions, coherency, temper, tempers, coordinations, callousness, stability, articulateness, decisiveness, deep, body, decision, cadence, categoricalness, determinations, comprehensibleness, accordance, dodoism, congestion, accordancy, immobilities, compactness.

Consistence zıt anlamlı kelimeler, Consistence kelime anlamı

Inconsistency : Vargıların aynı çıkarım kalıbından türetilemezliği ; bir gözlem ya da ölçme aracına alınmış yanıtların olgusal gözlemlerle ya da birbiriyle bağdaşmazlığı. Zıtlık. Tutarsızlık. Uyumsuzluk. Gayri kabili telif olma. Kararsızlık. İnsicamsızlık. Bağdaşmazlık. Uyuşmama. Uyuşmazlık.

Unbreakableness : Kırılamaz olma durumu. Kırılamazlık. Kırılgan olmama vasfı.

Breakableness : Kırılabilirlik. Kolayca kırılabilir olma durumu.

Consistence antonyms : nonuniformity, solidity, thickness, porosity, thinness, thin, softness, thick, hardness.

Consistence ingilizce tanımı, definition of Consistence

Consistence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The condition of standing or adhering together, or being fixed in union, as the parts of a body. Coherence. Existence. Solidity. Firmness.