Definitude türkçesi Definitude nedir

Definitude ingilizcede ne demek, Definitude nerede nasıl kullanılır?

Definite : Kesin. Kesme. Son. Belirli. Nihai. Belli. Kati. Su götürmez. Açık. Mahdut.

Definite article : Belirli tanımlık. Belirli belirtme edatı. Belirli artikel. Belgili tanımlık. İsmin spesifik olduğunu belirtmek için önünde kullanılan “the” kelimesi (dilbilim).

Definite integral : Belirli tümlev. Belirli integral. Belirli entegral. Belgin tümlev.

Definite invoice : Kesin satımca. Sayışıma geçirilecek bütün bilgi ve ayrıntıları gereği gibi kapsayan satımca.

Definite letter of warranty : Kati teminat mektubu.

Definite time : Sabit zamanlı.

Definiteness of matrix : Dizeyin tanımlılığı.

Definitely not : Hiçbir suretle olmaz. Hiçbir şekilde olmaz. Kesinlikle olmaz.

Definition : Netlik. Kesinleştirme. Tümdengelimci bir dizgede kavram ve işlemlerin temel niteliğini belirten ve kanıtlamalarda örtük olarak kullanılan sav. Belirtme. Açıklama. Mantık kurallarına uygun olarak fiziksel ya da düşüncel herhangi bir konuyu ayırt etme, bulma ya da kurma; bilime yeni girmiş olan bir terimin anlamını açıklama ya da bilimde varolan bir terimin anlamını belirleme. Belirleme. Seçiklik. Tanımlama. Berraklık.

Definitely : Yakinen. Kesin olarak. Kesinlikle. Elbette. Açıkça. Mutlaka. Yüzde yüz. Mutlak surette. Tamamen. Kuşkusuz.

 

İngilizce Definitude Türkçe anlamı, Definitude eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Definitude ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accuracies : Hassasiyet. Titizlik. Doğruluk. Ayar. Tamlık. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Dikkat. İncelik.

Certitude : Emniyet. Kuşkusuzluk. Bir şeyden emin olma. Sağlam bilgi. Nedensel ilişkilerden yola çıkılarak yapılan çıkarım ya da öndeyilerin olgulara uygun düşme kestirimlerin gerçekleşme olasılığının tam güven düzeyinde olması. İleri sürülen nedenler geçerli olduğu için yanlışlığa düşme korkusu olmaksızın, doğruluğu ya da kesinliği kabul edilen bilgi. Sübut.

Authoritativeness : Kanıtlanabilirlik. Onaylı olma durumu. İspat edilebilirlik. Yetkililik. Otoriterlik.

Unequivocal : Dolambaçsız. Kesin. Dolaysız. Tartışmasız. Net. Samimi. Açık. Anlaşılır. Anlamı açık.

Certain : Emin. Şüphesiz. Bazı. Kimi. Kesin. Mutlak. Ayrım. Belli. Herhangi bir. Sabit.

Decidedness : Önceden kararlaştırılmış olma. Yerleşmiş olma. Açıklık. Azimlilik.

Certainness : Sorgulanamazlık. Pozitiflik.

Determination : Belirlenme. Saplantı. Niyet. Hüküm. Azim. Saptama. Tümevarımcı bilimlerde genellik ve yasalardan çıkarılmış öndeyilerin gerçekleşme kaçınılmazlığı. Kararlaştırma. Belirlenim.

Consistency : Vargı ya da sonuçların bir mantıksal çıkarım kalıbına uygunluğu, gözlem ya da ölçümlerin birbirine uygun düşme ya da yinelenme özelliği. Katılık. Uyum. Kıvam. Yoğunluk. Tutarlılık. Bilgisayar, ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. Bağdaşma. Süreklilik.

 

Certitudes : Kuşkusuzluk. Bir şeyden emin olma. Sübut. Emniyet.

Definitude synonyms : preciseness, downrightness, categoricalness, clear, finalities, exactitude, unequivocalness, decision, conclusiveness, finality, consistence, expressed, decided, consistences, assertiveness, assuredness, doggedness, accuracy, explicit, distinct, unquestionableness, definiteness, determinations, decisiveness, decisions, determinateness, certainty, accurateness, decisive, firmness, defined, consistencies, determinedness.

Definitude zıt anlamlı kelimeler, Definitude kelime anlamı

Indefinite : Kesin olmayan. Sınırsız bir süre için. Belirsiz. Sonsuz. Müphem. Sınırsız. Mühletsiz. Süresiz. Sayısız. Belgisiz.

Unclear : Bulanık. Karışık. Zor anlaşılır. Belirsiz. Açık olmayan.

Undefined : Tanımsız. Tanımlanmamış.

Definitude antonyms : indistinct, implicit.

Definitude ingilizce tanımı, definition of Definitude

Definitude kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Definiteness.