Definition türkçesi Definition nedir

  • Kesinleştirme.
  • Belirleme.
  • İzah.
  • Tümdengelimci bir dizgede kavram ve işlemlerin temel niteliğini belirten ve kanıtlamalarda örtük olarak kullanılan sav.
  • Tanımlama.
  • Berraklık.
  • Seçiklik.
  • Açıklama.
  • Tanım.
  • Mantık kurallarına uygun olarak fiziksel ya da düşüncel herhangi bir konuyu ayırt etme, bulma ya da kurma; bilime yeni girmiş olan bir terimin anlamını açıklama ya da bilimde varolan bir terimin anlamını belirleme.
  • Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Belirtme.
  • Tarif.
  • Açıklık.
  • Netlik.

Definition ile ilgili cümleler

English: To what extent do you agree or disagree with this definition of success?
Turkish: Bu başarı tanımına ne ölçüde katılıyorsunuz veya katılmıyorsunuz?

English: The definition from the dictionary is different.
Turkish: Sözlüklerden belirlenmesi.

English: The definition of 'family' has changed over the years.
Turkish: Ailenin tanımı yıllar içinde değişti.

English: Can you give me the definition of a cone?
Turkish: Bana bir koninin tanımını verebilir misiniz?

English: No definition of poetry is adequate unless it be poetry itself.
Turkish: Onun kendisi şiir olmadıkça, şiirle ilgili hiçbir tanım yeterli değildir.

Definition ingilizcede ne demek, Definition nerede nasıl kullanılır?

Definition and data : Tanım ve veri.

 

Definition chart : Test diyası. Test resmi. Tanıtma kartı. Mir. Ayar resmi.

Definition list : Tanım listesi. Tanımlama listesi.

Definition lists : Tanım listeleri.

Definition of observation unit : Bir örneklemede, evreni ve örneği oluşturan gözlem birimlerinin bir düzen içinde sıralanarak ayırıcı özellikleriyle tanıtılması. Gözlem birimlerinin tanımlanması.

Definition only : Sadece tanım. Yalnızca tanım.

Channel definition format : Kanal çözünürlük formatı). (bilgisayar) www kanallarını (web sayfaları, imajlar, activex kontrolleri, sayfa içerikleri vs hakkındaki bilgilerle) tanımlayan dosyaların formatı. Kanal çözünürlük biçimi.

Data definition query : Veri tanımı sorgusu.

Definition of the situation : Birey ya da kümenin, karşılaştığı durumları geçmiş yaşam deneylerinin etkisi altında algılayıp tanımlaması, bk. bakış çerçevesi. Durum tanımlaması.

High definition television : Daha iyi görüntü kalitesi sağlayan yeni televizyon teknolojisi. Hdtv. Yüksek çözünürlüklü televizyon. Görüntüsü net televizyon. Yüksek tanımlı televizyon.

İngilizce Definition Türkçe anlamı, Definition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Definition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Definement : Aydınlatma.

Lucidity : Vuzuh. Parlak olma özelliği. Sağduyu. Açık seçiklik. Sarahat. Kolay anlaşılabilirlik.

Depictions : Tarif etme. Tasvir.

Def : Çok iyi. Yorum (kelime veya ifade olarak). Anlam. Güzel.

Illustrations : Resimler. Çizim. Örnekleme. Örnek. Resim. Örnekler.

Explication : Bir konuyu, bir olayı, bir sorunu ilgili bilim ya da bilgi dalının kurallarına uyarak aydınlatma, çözümleme işi. Yorum. Bir bilimsel sürecin, tanıtlayıcı bilgilerden yola çıkarak ve olaylar arasında kurduğu nedensellik bağlarını gözlemle sınayıp geçerleyerek genellemelere ve yasalara varıp olayları nedenlere bağlama işlevi. Yorumlama. Açımlama.

 

Commentaries : Eleştiri. Yorumlar. Tefsir. Yorum.

Apartness : Ayrılık olma niteliği. Bağlantısız olma niteliği. Birleşik olmama. Bitişik olmama. Ayrılmış olma niteliği. Fark. Ayrılık. Bireysellik.

Description : Tavsif. Beyan. Çeşit. Eşkal. Betimleme. Betimlenme. Tür.

Elucidation : Aydınlatma. Şerh. Aydınlığa kavuşturma.

Definition synonyms : stipulative definition, explicit definition, recursive definition, delineations, collations, limpidness, break, assignations, ostensive definition, describing, assignments, redefinition, denotation, clearness, portraiture, announcing, callout, serenities, determinations, expo, elucidations, aperture, designation, exposition, characterisations, candidness, characterising, detection, contextual definition, declaring, decretive, determination, specification.

Definition zıt anlamlı kelimeler, Definition kelime anlamı

Softness : Tatlılık. Hilmiyet. Yumuşaklık. Rıfk. Sevecenlik. Gevşeklik. Hilm. Uysallık. Cıvıklık.

Indistinctness : Bulanıklık. Siliklik. Belirsizlik. Ayırt edilemezlik.

Definition ingilizce tanımı, definition of Definition

Definition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Determination of the limits. As, a telescope accurate in definition. The act of defining.