Adaptation türkçesi Adaptation nedir

  • Bir ölçme aracına, ölçüm konusu ya da uygulama bağlamına uygun özellikler kazandırma.
  • Adaptasyon.
  • Herhangi bir canlının değişen çevre koşullarına kendini uyarlaması, adaptasyon, alışma, uyma.
  • Canlıların korunmak için örgenlerinde, işlevlerinde ve davranış biçimlerinde değişiklikler yaparak içinde bulundukları doğal koşullara uymaları.
  • İntibak.
  • Biyoloji, sinema, televizyon, tiyatro, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Uyarlama işiyle uğraşan kimse, yazar.
  • Bireyin çevresel koşul ve etkenleri benimseme ya da çevreyle bütünleşme durumu.
  • Bir hayvan ya da bitkinin, içinde yaşadığı ortamın koşullarına daha iyi uymasıyle ilgili değişmeler.
  • İnsanın örgensel bakımdan doğal ve toplumsal çevre koşullarına tepki gösterdikten sonra bozulan dengenin yerine yenisinin oluşması.
  • Alıntı.
  • Alışma.
  • Uygunluk.
  • Satnislavski oyunculuk dizgesinde, oyuncunun, erişmek istediği ereği düşünerek, canlandıracağı hareketleri tam anlamıyla değerlendirebilmek için duruma kendini uydurması. duruma uyma, oyuncunun karşısındaki oyuncuya ve başka engellere göre saptanır. bunun için de «nasıl?» sorusunu sorar.
  • Uyarlanmış yapıta verilen ad.
  • Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yöresel koşullar gözönüne alınarak uygun biçimde kendi diline çevirmek, çıkartmalar ve eklemeler yapmak. örn. moliere'in scapin'in dolapları'nın ayyar hamza'yı çevrilmesi. bir romanı ya da öyküyü sahne içinde yeniden düzenleme, derleme.
  • Uyarlayıcı.
  • Sinema için hazırlanmamış bir metni sinemaya uygun biçime sokma. sinema için hazırlanmış olan bir özeti, oyunluğun daha sonraki aşamalarına doğru geliştirme.
  • Duruma uyma.
  • İmtizaç.
  • Uyuşma.
  • Kademe kademe farklılaşan çevre şartlarına uyabilmek için canlıların gösterdikleri kapasite; organizmanın çevresine uyumu ile oluşan bir evrim olayı. adaptasyon. çeşitli uzaklıklardaki cisimleri net olarak görebilmek için göz merceğinin gösterdiği değişiklik. akomodasyon. reseptörlerin farklı uyartılara karşı gösterdikleri uyum.
  • Uyma.
  • Canlının yaşam alanındaki çevre koşullarına uyumu. uyum, uyma, alışma. uyarlama, uyarlanma.
  • Belli bir kültür çevresine ilişkin bir halkbilim öğesinin, başka bir kültür çevresinin öğeleri ya da düzeni içinde az çok değişikliğe uğrayarak varlığını sürdürmesi, krş. benimseyim, abama, ödünçleme.
  • Gözün, görme alanının ışıklılık ya da renk koşullarına alışması. bu alışmanın sonunda varılan durum. ışıklılığın birkaç cd/m² ‘den çok ya da büyüklüğün yüzde birinden az olmasına göre aydınlığa uyma (alışma) ya da karanlığa uyma (alışma)-dan söz edilir.
  • Uyarlanma.
  • Aktarma.
  • Uyum gösterme.
  • Uyum.
  • Uyarlama.
 

Adaptation ile ilgili cümleler

 

English: It's only a matter of adaptation.
Turkish: Bu sadece bir adaptasyon meselesi.

English: Adaptation is the key to survival.
Turkish: Adaptasyon hayatta kalmak için anahtardır.

Adaptation ingilizcede ne demek, Adaptation nerede nasıl kullanılır?

Adaptation aid : İktisadi karar birimlerinin yeni koşullara uyumunu sağlamak için yapılan her türlü yardım. Uyum yardımı.

Adaptation approach to pricing : Küresel düzeyde etkinlikte bulunan bir firmanın, etkinlikte bulunduğu bölgede kar edebileceği en uygun fiyatı, söz konusu bölgedeki iştirak ya da bağlı kuruluşunun belirlemesine izin verdiği fiyatlandırma yaklaşımı. krş. küresel fiyatlandırma yaklaşımı, yermerkezli fiyatlandırma yaklaşımı. Uyarlanabilir fiyatlandırma yaklaşımı.

Adaptation period : Alışma süreci. Adaptasyon dönemi. Alışmak için gereken zaman dilimi. Kendini alıştırmak için gereken zaman.

Adaptation right : Uyarlama hakkı. Herhangi bir yapıtı sahneye uyarlayabilmek için izinle elde edilen hak.

Adaptation time : Adaptasyon süresi.

Negative adaptation : Gücü gittikçe artan bir uyarıcı karşısında bile pek az tepki gösterme ya da istenilen tepkide bulunmama. çevreye uymada güçlük çekme. Olumsuz adaptasyon. Olumsuz uyum.

Colour adaptation : Gözün renkli ışığa alışma süreci. gözün renkli ışığa alışması sonundaki durum. Gözün renkli ışığa alışma süreci ve sonucu. Renksel uyma.

Adaptation training : Görevlilerin işlerine alıştırılmaları ve bağlanmaları, iş sorumluluğunu benimsemeleri, görev sırasında karşılaşacakları sorunları kolaylıkla çözebilmeleri için gerekli bilgi, beceri ve anlayışların kazandırılması amacıyla yapılan bir eğitim türü. Uyarlama eğitimi.

Positive adaptation : Gücü gittikçe azalan bir uyarıcı karşısında bile istenilen tepkiyi gösterme. çevreye uyma. Olumlu uyum.

Altruistic adaptation : Altruistik davranış gösterme hali. Altruistik adaptasyon.

İngilizce Adaptation Türkçe anlamı, Adaptation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adaptation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capacitations : Bir sperm hücresinin yumurtayı dölleyebilecek kapasitede olması süreci (biyoloji terimi). Kapasitasyon. Yetkilendirme süreci. Yatacak yer sağlama.

Citation : Örnek olarak gösterme. Getirtme belgesi. Takdirname (askeri terim). Geldiri. Celpname. Celp kağıdı. Davet. Kaynak olarak gösterme.

Borrowed word : Bir dile yabancı bir dilden girmiş; ancak, daha o dilde benimsenmemiş olan kelime: fr. animatör “sunucu, çizgi film yapımcısı”, deflasyon < fr. deflation “durgunluk, para durgunluğu”, brifing (<ing. briefing “bilgilendirme”, best-seller “satış rekoru kıran kitap”, departman <fr. departement, dipfriz < ing. deep-freeze “derin dondurucu”, ekoloji (<fr. ecologi) “çevre bilimi”, fiktif < fr. fictif “kurmaca”, franchising < ing. franchi-sing “isim hakkı”, dejenerasyon < fr. degeneration “soysuzlaşma”, factoring < ing. factoring “aracı”, ing. handling “yer hizmetleri”, ing. off-shore “kıyı bankacılığı”, realizasyon < fr. realisation “gerçekleştirme”, transparan < ing. transparency “saydam”, ing. underground “yer altı” vb. || dilimize arapça ve farsçadan geçmiş doğu kökenli sözlerin pek çoğu, yeni türetmelerle kullanılıştan düşmüş ise de çeşitli etkenler altında batı dillerinden girmiş olan sözlerin önü alınamamıştır. bunlar içinde estetik, karne, kontrol, kontenjan, ekose, enflasyon, envanter kredi, sektör, jüri, rapor, kontrol, kontenjan gibi kısmen benimsenerek alıntı kelime durumuna geçmiş olanlar varsa da, yukarda belirtilen türden pek çok söz yabancılık damgasını taşımakta ve türkçe karşılıklarının benimsenmesini beklemektedir. krş. alıntı kelime. Başka bir dilden alınmış kelime. Yabancı kelime. Başka dilden alınmış kelime. Aktarma sözcük.

Cited : Alıntı yapılmış. Alıntı olarak alınmış. Referans gösterilen.

Adequacy : İstihkak. Yetenek. Yeterlilik. Yeterlik. Ehliyet. Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması. Kifayet.

Customisations : Özelleştirme. Kişiselleştirme. Özgünleştirme. Gereksinime uyarlama. İsteğe göre uyarlama. İsteğe göre düzenleme.

Clearing : (orman) açık alan. Meydan. Dokuların alkolünün giderilmesi için ksilol ve metil benzoat gibi maddeler kullanılarak parlatılması. sofralık pirinç üretiminde tanelere mekanik bir işlem ve genellikle sürtünme yoluyla düz ve pürüzsüz yüzey meydana getirme işlemi. bu şekilde hayvan beslemede kullanılan pirinç kepeği üretilir. Parlatma. Dış tecimde iki ülke arasında yapılan alışverişin karşılıklı olarak malla ve değişim yoluyla ödenmesi. bankaların elinde bulundurdukları çek, ödek ve benzeri tecimsel belgit ve belgeleri takas odaları ya da merkez bankasında belirli zamanlarda mahsup ettirmeleri. Açığa çıkarma. Birbirlerine borçlu ve alacaklı durumda olan kişilerin karşılıklı bir sayışımdan sonra borç ya da alacak kalıntılarını vererek ödeşmeleri. Takas. Ödenekliklerde, kimi bölümlerde yeterli olmayan ödeneklere durumu yeterlinin üstünde bulunan öbür bölümlerden ekleme ya da düşülme yapılmak yoluyla gerçekleştirilen ödenek aktarması. bir paranın bulunduğu sayışımdan bir başkasına geçirilmesi için yapılan işlem.

Cohesiveness : Tutturganlık. Yapışıklık. Dayanışma. Birbirine tutkunluk. Kaynaştırıcılık. Bağlayıcılık. Bağlılık. Grup üyelerinin birbirlerine karşı duydukları bağlılık. Yapışkanlık.

Quotations : Maliyet belirleme. Fiyatlandırma. İktibas. Piyasa fiyatı. Cari fiyat. Geçerli fiyat. Söz alıntıları. Tekrarlama.

Benumbedness : Uyuşukluk. Duygusuzluk. Hissizlik. Dondurulmuşluk. Hissedememe durumu. Dondurulmuş olma.

Adaptation synonyms : light adaptation, modernization, piece of writing, familiarising, take, cadences, addictions, axises, cohesions, complying, harmonies, coherency, advisability, quote, axis, implementation, anaesthesia, fittedness, extracted, conformations, carryovers, abidance, compiler, adequacies, version, copy, written material, matchings, alliance, excerpt, anesthesia, attornment, acceptability.

Adaptation ingilizce tanımı, definition of Adaptation

Adaptation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Or the state of being adapted or fitted. Fitness. The act or process of adapting, or fitting.