Clearing türkçesi Clearing nedir

  • Temizleme işi.
  • İkili ticaret anlaşması çerçevesinde ülkeler arasında dışalım ve dışsatımdan doğan alacak ve borçların döviz kullanılmadan karşılıklı olarak denkleştirilmesine dayalı dış ticaret biçimi.
  • Ağaçsız yer.
  • Dokuların alkolünün giderilmesi için ksilol ve metil benzoat gibi maddeler kullanılarak parlatılması. sofralık pirinç üretiminde tanelere mekanik bir işlem ve genellikle sürtünme yoluyla düz ve pürüzsüz yüzey meydana getirme işlemi. bu şekilde hayvan beslemede kullanılan pirinç kepeği üretilir.
  • Açığa çıkarma.
  • Açma.
  • (orman) açık alan.
  • Sayışma.
  • Aydınlatma.
  • Alan.
  • Ormanda açık alan.
  • Ödenekliklerde, kimi bölümlerde yeterli olmayan ödeneklere durumu yeterlinin üstünde bulunan öbür bölümlerden ekleme ya da düşülme yapılmak yoluyla gerçekleştirilen ödenek aktarması. bir paranın bulunduğu sayışımdan bir başkasına geçirilmesi için yapılan işlem.
  • Açıklık alan.
  • Kliring.
  • Birbirlerine borçlu ve alacaklı durumda olan kişilerin karşılıklı bir sayışımdan sonra borç ya da alacak kalıntılarını vererek ödeşmeleri.
  • Takas.
  • Parlatma.
  • Meydan.
  • Dış tecimde iki ülke arasında yapılan alışverişin karşılıklı olarak malla ve değişim yoluyla ödenmesi. bankaların elinde bulundurdukları çek, ödek ve benzeri tecimsel belgit ve belgeleri takas odaları ya da merkez bankasında belirli zamanlarda mahsup ettirmeleri.
  • Mal değişimi.
  • İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Aktarma.
 

Clearing ile ilgili cümleler

English: Ali started clearing the table.
Turkish: Ali masayı temizlemeye başladı.

English: Ali is clearing his throat.
Turkish: Ali boğazını temizliyor.

English: Ali got up and began clearing the table.
Turkish: Ali kalktı ve masayı temizlemeye başladı.

English: Ali resumed clearing the table.
Turkish: Ali masayı temizlemeye devam etti.

English: Ali is clearing the garden.
Turkish: Ali bahçeyi temizliyor.

Clearing ingilizcede ne demek, Clearing nerede nasıl kullanılır?

Clearing account : Tranzituar hesap. Takas hesabı. Merkez bankası nezdinde tutulan ve her bankanın takas ile ilgili işlemlerinin izlendiği hesap. işletmelerin geçici bir süre için başka bir hesaba aktaracakları gelir ve giderleri için açtıkları hesap. Geçici hesap. Geçici ve ara hesap. Muvakkat hesap. Kliring hesabı.

Clearing accounts : Geçici ve aracı sayışımlar. Kliring hesapları. Sonuç olarak gerçek sayışımında yeralmak üzere önceden geçici bir bölümde toplanan ve bir süre bu bölümde bekletilen sayışımlar.

 

Clearing agreement : İki ülke arasında gerçekleşen borçlu ve alacaklı durumların hangi koşul ve kurallara göre karşılığında neler verilerek ödeneceğinin karşılıklı olarak bir anlaşmaya bağlanılması. Mal değişimi anlaşması. Kliring anlaşması.

Clearing bank : Takas odası üyesi banka. Takas bankası. Borsada işlem gören senetlerin saklanması ve senetlerin fiziki dolaşımı olmaksızın işlemlerin düzgün olarak işlemesi amacıyla oluşturulan kurum. Ciro bankası. Takasbank. Takas odasına üye banka.

Clearing bath : İşlemede, bir önceki işlemin kalıntılarını temizlemek için yapılan banyo. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Durulama banyosu.

Clearing house interbank payment system : Merkezi new york'ta bulunan gelişmiş bir bilgisayarlı denkleştirme sistemi. New york finans piyasasında bankalararasında bağlantı kuran, işlemleri yürüten ve hesapları denkleştiren takas sistemi. krş. bankalararası para piyasası. Chıps.

Clearing house : Kliring dairesi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Takas kurumu. Sayışım odası. Bankalar arası ödeşmeli sayışım işlemlerini yapan örgüt. Takas merkezi. Opsiyon veya gelecek sözleşmeleri piyasalarında alıcı ve satıcıları karşılaştırmakla görevli ve işlemcilerin sorumluluklarını yerine getirmeyi garantileyen işletme. Finansal kurumlar ile borsalar arasında para kullanmadan ödeme sisteminin gelişmesi için takas işlemlerinin yapıldığı yer. Takas odası. Takas dairesi.

Clearing dollars : Kliringıi ticarette hesap birimi olarak kullanılan abd doları. Kliring dolarları.

Clearing in banking : Bankaların ellerindeki çekleri ayrı ayrı tahsil etmektense zaman, yer ve likidite tasarrufu sağlamak amacıyla takas odasında toplayarak bunları karşılıklı olarak denkleştirmeleri. Bankacılıkta takas.

Clearing hospital : Sahra hastanesi. Seyyar hastane.

İngilizce Clearing Türkçe anlamı, Clearing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clearing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Revelations : Vahiy. Esin. Açığa vurma. İfşaat. İlham. Belli etme.

Connection : Alaka. Birleştirme. Bağ. Alışveriş. Akraba. Yakınlık. Muhit. İlişik. İlişiklik kuralı.

Polishing : Cilalama. Filmin temizlenmesi sırasında tertemiz, parlak bir görünüş sağlama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cila. Perdah. Perdahlama. Polisaj.

Alienism : Aktarılabilirlik. Aktarım. Akıl hastalıkları.

Dickered : Pazarlık. Pazarlık etmek. Değiş tokuş. Kararsız davranmak. Takas etmek.

Alienisms : Aktarılabilirlik. Aktarım.

Attornment : Yeni sahiplerin sahiplik haklarını tanıma. Kiracının yeni maliki ve malikin haklarını tamamen tanıdığını gösterir beyanı. Yeni sahiplerin haklarını kabul etme. Elden çıkarma. Devretme. Kiracı tarafından gayrimenkul malikinin haklarının tamamen kabul edilmesi. Transfer etme.

Adaptations : Adaptasyon. Uyarlamalar. Uyma. İntibak. Alıntı. Uyarlama. Uygunluk.

Elucidations : Açıklama. Şerh. İzah.

Parcel of land : Parsel arsa. Arsa. Parsel.

Clearing synonyms : piece of ground, piece of land, bilateral trade, clarifications, clearances, airfields, carryovers, enucleation, lapping, enlightening, barters, area, continent, lustring, copy, brightening, denudative, interchange, clearings, buffing, changeovers, calendering, improvement, court, agora, fade up, glade, elucidation, changeover, esplanade, commons, exposure, enlightment.

Clearing ingilizce tanımı, definition of Clearing

Clearing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of making clear.