Connection türkçesi Connection nedir

  • Birleştirme.
  • Uyuşturucu satıcısı.
  • Bağ.
  • Yakınlık.
  • Akrabalık.
  • Aktarmalı taşıt.
  • Bağlantı.
  • Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır.
  • Müşteri.
  • İlişki.
  • Dost.
  • İlgi.
  • Ölçüye vurulan nesne ya da özellikler arasında bir sıra düzeninin kurulması için önkoşul olan "daha büyük " ve "daha küçük" ilişkilerinin tüm ölçümler için geçerli olmasını gerektiren kural. bk. sıralayıcı ölçek.
  • Akraba.
  • Dostluk.
  • Aktarma.
  • Alışveriş.
  • Bir kelimenin son ses ünsüzü ile ondan sonra gelen kelimenin önses ünlüsünü veya ünlü ile başlayan ilk hecesini birleştirerek tek bir hece halinde söyleme veya okuma: deniz_anası, yıkım_emri, gök_ova, sözlük_anlamı vb.
  • İki borunun birbirlerine eklenme yeri.
  • İrtibat.
  • Bağlama.
  • İlişiklik kuralı.
  • İlgilenme.
  • Bağıntı.
  • İlişik.
  • Yakın.
  • Alaka.
  • Muhit.

Connection ile ilgili cümleler

English: I don't see any connection here.
Turkish: Burada herhangi bir bağlantı görmüyorum.

English: A connection between personality and blood type has not been scientifically proven.
Turkish: Kişilik ve kan grubu arasında bir bağlantı bilimsel olarak kanıtlanmadı.

English: He has no connection with this affair.
Turkish: Onun bu işle ile hiçbir bağlantısı yoktur.

English: I feel a deep connection to him.
Turkish: Onunla derin bir bağ hissediyorum.

 

English: Friendship is the connection of souls.
Turkish: Arkadaşlık ruhların bağıdır.

Connection ingilizcede ne demek, Connection nerede nasıl kullanılır?

Connection active : Bağlantı etkin.

Connection based : Bağlantı tabanlı.

Connection box : Bağlantı kutusu. Telefon hattı bağlantı kutusu. Telefon hatlarının iletişim kurduğu kutu.

Connection contact : Bağlantı kontağı.

Connection control : Bağlantı denetimi.

Connection description : Bağlantı tanımı.

Connection in series : Ardışık bağlanım. Seri bağlama. Ardışık bağlama. Dizil bağlama. Bir elektrik çevriminde çevrim öğelerini, tümünden aynı akım geçecek biçimde, birbiri ardı sıra bağlama. Seri bağlantı. Karşıt imli uçları birbirleriyle birleştirilmiş birden çok iletken, üreteç ya da alıcı dizgeyi bağlama türü. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Connection laundering : Bağlantı aklama sistem kırıcılar tarafından yapılır.

Connection device : Bağlantı aparatı. Bağlantı aygıtı.

Connection idle : Bağlantı boş.

İngilizce Connection Türkçe anlamı, Connection eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Connection ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buyer : Alıcı. Bir malı, bir özdeği parasını ödeyerek ya da borçlanarak sataktan alan kişi. belirli işlerini sürekli olarak aynı yer ya da kişiden sağlayanlar (kişilerle bankalar, doktorlar, avukatlar arasındaki ilişkiler) gibi. Satın alma görevlisi. Satın almacı. Alan. Alıcı firma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Satın alan. Satın alıcı.

Consanguinities : Soy hısımlığı. Kan akrabalığı. Konsanguinite. Soydaşlık. Kan bağı. Kan hısımlığı.

 

Akin : Benzer. Okşar. Benzeyen.

Cousinage : Kardeş çocuğu olma durumu. Kardeş çocuğu olma.

Citation : Celp kağıdı. Davet. Celpname. Alıntı. Geldiri. Örnek olarak gösterme. Getirtme belgesi. Celp.

Cohesions : Kohezyon. Türdeş yapışma. Uyum içinde olma. Tutarlık. İltisak. Bağlılık. Uyuşma. Birleşme. Özyapışkanlık.

Attaching : İliştirmek. Takma. İzafe. El koymak. Haczetmek. Eklemek. Tutturmak. Bağlamak. Bağlanmak.

Aggregation : Agregasyon. Toplama. Yığışma. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Bir araya toplanma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması. Kümelenme. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Birikim.

Atmosphere : Ortam. Yer'i ya da herhangi bir gökcismini saran gaz katmanı. yer'in gazyuvarına "havayuvarı" da denir. Dramatik durumu, karakterler, konuşma, dekor, giyim-kuşam, ışık, müzik aracılığıyla bir oyunun özelliğini, tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe. Gazyuvarı. Yeryuvarı çevreleyen gaz karışımı. Coğrafya, uzay, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Atmosfer. Hava. Basınç birimi. Dramatik durumun tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe. bu, kişiler, konuşmalar, dekor, giysi, donatımlıklar, sahne eşyaları, ışıklama, müzik ve benzeri öğelerin yardımıyla elde edilir.

Bindery : Mücellithane. Ciltevi. Ciltçi. Birleştirici. Cilt evi. Bağlayıcı.

Connection synonyms : adaptations, purchase, peddler, bonding, bindles, cohesiveness, affigere, changeovers, beaning, environ, custom, by, clienteles, buyers, relations, domains, emptor, bearing, hung, relation, clocker, closeness, correlation, blood, amicableness, concord, narcotrafficker, attachment, relationship, linkage, concern, carryover, buying and selling.

Connection zıt anlamlı kelimeler, Connection kelime anlamı

Unconnected : Bağımsız. İlişkisiz. Rabıtasız. Alakasız. İlgisiz. Ayrı. Tutarsız. Birbirine bağlı olmayan. Bitiştirilmemiş. Bağlanmamış.

Unrelatedness : İlişkisizlik. Bağsızlık. Bağlantısızlık. İlişiksizlik. Bağlı olmama durumu.

Connected : Bağlantılı. Birleşik. Bağlanmış. Alakadar. İlgili. Akraba. Bitişik. Aktarmalı. Bağlı.

Connection antonyms : unconnectedness, irrelevance, disconnectedness, incoherence, separation.

Connection ingilizce tanımı, definition of Connection

Connection kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Relationship. Union. Junction. The act of connecting, or the state of being connected. Alliance.