Hawthorns türkçesi Hawthorns nedir

Hawthorns ingilizcede ne demek, Hawthorns nerede nasıl kullanılır?

Hawthorn : Edren. Beyaz diken. Alıç. Geviş. Geyik dikeni. Diken. Beyazdiken. Akdiken.

Hawthorne : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Kaliforniya eyaletinde şehir. Florida eyaletinde şehir. Nathaniel hawthorne (1804-1864). Amerikalı yazar ve hikayeci. Soyadı. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Kaliforniya ve new jersey'de bir şehir (abd). Nevada eyaletinde şehir.

Hawthorne experiments : E. mayo ve arkadaşlarının örgütün teknik ve fiziksel koşullarındaki değişmenin örgütsel verimliliğe etkilerini ortaya koymak için 1930’lu yıllarda western elektrik şirketinin hawthorne’daki fabrikasında yaptıkları ve çalışanları teknik, fiziki ve iktisadi etkenlerden çok, sosyal ve psikolojik etkenlerin özendirdiği sonucuna ulaştıran araştırmalar. Hawthorne araştırmaları.

İngilizce Hawthorns Türkçe anlamı, Hawthorns eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hawthorns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barbs : Mağrip atı. İğneli söz. Sakal (botanik ve zooloji terimi). Kanca. Ok ucu. Kuştüyünün bir kılı. İğneleyici söz. Barbiturat.

Briers : Dikenli yabani çalı. Funda. Süpürgeotu. Yaban gülü. Dikenli çalı. Çalı. Çalı yığını. Fundadan yapılmış.

 

Rumination : Uzun uzadıya düşünme. Geviş getirme. Aynı konu üzerinde düşünüp durma. Dalgınlık. Ruminasyon. Geviş getiren toynaklı hayvanlarda besinin birinci mideden ağza küçük miktarlarda geri getirilerek iyice çiğnenmesi. ruminasyon. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sığır, koyun ve keçi gibi hayvanların bolus olarak adlandırılan ve işkembede küçük parçalara ayrılamayan kaba yemlerden oluşan bir kütleyi, tekrar ağza getirerek çiğnemesi ve yutması olayı, ruminasyon, ruminare, hlk. kevşeşmek. Geviş (getirme).

Ruminations : Derin düşünme. Geviş getirme. Aynı konu üzerinde düşünüp durma. Geviş (getirme). Ruminasyon. Uzun uzadıya düşünme.

Shrub : Alkollü meyve şurubu. Ağaçsı. Ağaççık. Bodur ağaç. Şarap. Funda. Çalı. Çepel. Şurup.

Awn : Toplanır beyaz gauss gürültüsü. Genellikle buğdaygiller familyası üyelerinde çiçek parçalarının uç kısımlarında görülen ince tüy şeklindeki yapılar. bazı sineklerin antenleri üzerinde bulunan dikenler. kılçık. Arista. Başak kılçığı. Kılçık (bitkide). Kılçık.

Ash : Dişbudak ağacı. Dişbudak. Dişbudak kerestesi. Volkanik kül. Organik maddelerin tamamen yanması sonucu artakalan inorganik kısım. Karbonat. Zeytingillerden, kerestesi sert ve pür gitar gövdesi olarak kullanılan tonu parlak karakterli, orta ağırlıkta ve yüksek maliyetli bir ağaç. Kül. Sodyum karbonat.

Erecter : Tertip eden. Kaldıran. İkame eden. Yükselten. İnşa eden.

Hawthorns synonyms : red haw, crataegus marshallii, crataegus coccinea, crataegus oxyacantha, pear hawthorn, crataegus calpodendron, crataegus laevigata, crataegus oxycantha, cockspur hawthorn, genus crataegus, mayhaw, crataegus crus galli, crataegus pedicellata, crataegus aestivalis, crataegus coccinea mollis, parsley haw, crataegus monogyna, downy haw, english hawthorn, crataegus tomentosa, scarlet haw, crataegus mollis, crataegus biltmoreana, crataegus, cockspur thorn, pear haw, crataegus apiifolia, nathaniel hawthorne, parsley leaved thorn, summer haw, evergreen thorn, azarole, whitethorn.