With türkçesi With nedir

With ile ilgili cümleler

English: "Are you here with anyone?" "I'm here with my friend Mary."
Turkish: "Herhangi biriyle birlikte mi buradasın?" "Arkadaşım Mary ile birlikte buradayım."

English: "A-hem!" Alice boasted, puffing up with pride.
Turkish: " Ehem!"diyerek Alice böbürlendi,gururla göğsünü kabarttı.

English: "Are you friends with Tom?" "Yes, he's my boyfriend."
Turkish: " Tom'la arkadaş mısınız?" "Evet, o benim erkek arkadaşım."

English: "Are you going on holiday by yourself?" "No, my problems are coming with me."
Turkish: "Tatile yalnız başına mı gidiyorsun?" "Hayır, problemlerim benimle birlikte geliyorlar."

English: "Appointment with Death" is a crime novel by Agatha Christie.
Turkish: "Ölümle Randevu", Agatha Christie'nin bir polisiye romanıdır.

With ingilizcede ne demek, With nerede nasıl kullanılır?

With a bad grace : Zorlama bir şekilde. İsteksiz şekilde. Gönülsüz olarak. İstemeyerek. İsteksizce. İçten olmadan. Gönülsüzce. İçinden gelmeden.

With a bang : Beklenmedik bir şekilde. Birdenbire. Çok etkileyici biçimde. Çok iyi bir biçimde. Aniden. Ansızın.

With a beard : Sakallı.

With a beautiful voice : Bülbül gibi.

 

With a crackling sound : Kıtır kıtır. Çıtır çıtır.

With a needle : İğneli.

With a good grace : İçtenlikle. İsteye isteye. Gönüllüce. İçten bir şekilde. Yaraşır bir şekilde. Yakışır bir şekilde. Düzgün bir şekilde. İsteyerek. İstekli olarak. Gönüllü olarak.

With a heavy hand : Çok sıkı. Sert bir biçimde. Sıkıntı verir surette. Denetleyerek. Güç kullanarak. Zorbalıkla.

With a heavy heart : Güç bela. Zor bela. İçinden gelmeyerek. Ikına sıkına. Binbir güçlükle. İçine sinmeyerek. Buruk yürekle. Kalbi buruk (bir şekilde). Gönülsüz. İstemeye istemeye.

With a moustache : Bıyıklı.

İngilizce With Türkçe anlamı, With eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak With ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Relative to : -e dair. İle ilgili olarak. -e ilişkin. Göreli olduğu. Göreli. Neye göre. Hizalama türü. Hakkında. Ait.

Animate : Yaşam bulmak. Yaşayan. Hayat vermek. Hayat bulmak. Heyecan katmak. Can vermek. Canlandırmak. Neşelendirmek. Hareketlendirmek.

Shoulder to shoulder : Müşterek bir güçle. Samimi ittifakla. Elbirliğiyle. Dayanışma içinde. Omuz omuza. Yan yana.

Above ground : Yeryüzünde. Yer üstü. Yer yüzeyinden yukarda. Açıkçası. Yerüstünde. Toprağın üzerinde. Toprağa gömülmemiş. Yerden bitip yükselerek. Açıkça.

Bouncy : Zıpır. Canli. Yerinde duramayan. Hevesli. İstekli. Yaşam dolu.

Pertaining to : -e uyan. Uyan. -e ile ilgili olarak. Yakışan.

Avec : İle (fr.). İçinde (fransızca).

Togethers : Aralıksız. Kendine hakim veya aklı başında. Hep birden. Beraberce. Ortaklaşa. Kuyruk (kimse).

 

Plus : Artı işareti. Daha. İlavesiyle. Fazlalık. Fazla. Ayrıca. -in üstünde. Pozitif. Bir de.

With synonyms : on his coat tails, fashionable, having, jointly, withal, despite of, because of that, stylish, because, as a result of, along, on, together with, bobbish, corporately, containing, alive and well, despite, because of the fact that, on the grounds of, co, breezier, on top of, notwithstanding, in respect to, in unison, for, through the agency of, in comparison with, re, towards, conjunction, airiest.

With zıt anlamlı kelimeler, With kelime anlamı

Stupid : Ahmak. Budalalık. Sersem. Hışır. Salak. Kafasız. Kakavan. Beyinsiz. Aptal. Saçma.

Unfashionable : Demode. Moda olmayan. Rağbette olmayan. Modası geçmiş. Modaya uymayan. Modaya uygun olmayan.

With ingilizce tanımı, definition of With

With kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : With denotes or expresses some situation or relation of nearness, proximity, association, connection, or the like. [Bakınız: Withe].