Plus türkçesi Plus nedir

  • Fazla.
  • Ayrıca.
  • Fazlalık.
  • Bir de.
  • İlavesiyle.
  • Artı işareti.
  • Pozitif.
  • Daha.
  • İle.
  • Ve ayrıca.
  • Artı.
  • Ve.
  • -in üstünde.
  • Sıfırdan büyük.

Plus ile ilgili cümleler

English: Four plus three is seven.
Turkish: Dört artı üç yedidir.

English: "What is four plus five?" "Four plus five is nine."
Turkish: "Dört artı beş kaçtır?" "Dört artı beş dokuzdur."

English: Five plus three is eight.
Turkish: Beş artı üç sekiz eder.

English: Let me be your plus one.
Turkish: Senin arkadaşın olayım.

English: Eight plus two is ten.
Turkish: Sekiz artı iki on eder.

Plus ingilizcede ne demek, Plus nerede nasıl kullanılır?

Plus dioptre : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Asıl merceğin odak uzunluğunu değiştirmek amacıyla bunlara takılan; pozitif ek mercek, negatif ek mercek olarak iki çeşidi bulunan mercek. Ek mercek.

Plus fours : Golf pantolonu. Golf pantolon.

Plus infinite : Artı sonsuz.

Plus or minus : Artı eksi.

Plus sign : Artı imi. Artı işareti. Toplama işareti. Artı işareti +. Artı.

Cost plus : İlave masraflar. Maliyete bir kar yüzdesinin eklenmesi. Maliyet ilave masrafı. Maliyet artı. Maliyet artı kar. İlave masraf.

Ne plus ultra : (latince) mükemmeliyet. Daha ilerisi olmaz. En yüksek mükemmeliyet standardına erişen bir şey. Kusursuzluk. Mükemmeliyet. Son derecesi. En yüksek üstünlük seviyesi. Üstünlükte son nokta. Eksikliği veya kusuru olmama durumu veya niteliği.

 

Plus value : Artı değer.

Num plus : Artı sayısal tuş takımı.

Minus or plus : Eksi veya artı.

İngilizce Plus Türkçe anlamı, Plus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Because of : Sayesinde. Nedeniyle. Sebebiyle. Cihetiyle. -den ötürü. Dolayı. Dolayısıyla. Yüzünden. İçin.

Heartily : İstekle. Cesaretle. Fazlasıyla. Aşırı derecede. İçtenlikle. İyi niyetle. Gayretle. İştahla. Candan.

Any : Herhangi bir tanesi. Değme. Herhangi birisi. Hiç. Birkaç. Her. Bazı. Her ne. Birisi.

Into the bargain : Üstelik. Üstüne üstlük. Cabası. İlaveten. Caba. Aynı zamanda. Ek olarak.

As yet : Şimdiye dek. Şimdilik. Henüz. Şimdiye kadar. Şimdiye değin. Şu ana kadar.

Exorbitance : İleri gitme. Fahişlik. Aşırılık. İfrat. Haddini aşma.

Moreover : Dahası. Üstelik. Buna ek olarak. Hatta. Bundan başka. Kaldı ki. Diğer taraftan. Hem de.

On the side : İkinci bir iş olarak. Ek olarak. Ek iş olarak. Yanısıra.

Summation : Birikim. Hülasa. Toplama. Özetleme. Toplam. Özet. Aynı etki türüne sahip iki ilacın belirli dozlarda birlikte verildiklerinde oluşturdukları toplam etki, bunların aynı dozlarda tek başlarına verildikleri zaman oluşturdukları bireysel etkilerin cebirsel toplamına eşit olduğunda bu etkileşme biçiminin adı, aditif etki. Sumasyon.

Incrementing : Artırma. Gelir. Artış aralığı. Artım. Kazanç. Artma. Arttırma. Zam. Artış.

Plus synonyms : likewise, excess, yet, avec, associated with, elses, together with, crosshair, considerable, any longer, with, and also, on, above, upon, to boot, much, beyond that, excrescences, no end of, fulsomeness, yea, beyond, positive sign, extravagantness, and what is more, more, margining, by the same token, else, any more, excessiveness, de trop.

 

Plus zıt anlamlı kelimeler, Plus kelime anlamı

Determinate : Belirli. Muayyen. Sabit bir sayıya sahip olan. Belli. Kati. Hudutlu. Sınırlı. Kesin. Mahdut. Mukarrer.

Disadvantageous : Mahzurlu. Aleyhte. Zararına. Elverişsiz. Sakıncalı. Zararlı. Dezavantajlı.

Plus ingilizce tanımı, definition of Plus

Plus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Positive, as distinguished from negative. Opposed to minus. More, required to be added.