Catenating türkçesi Catenating nedir

  • Bağlamak.
  • Zincirle.
  • Zincirlemek.
  • Zincir şeklini oluşturmak.
  • Halka haline gelmek.
  • Zincir halkalarını birleştirmek.
  • Halkalaşmak.
  • Bağlantı kurmak.

Catenating ingilizcede ne demek, Catenating nerede nasıl kullanılır?

Concatenating : Bitiştirme. Sıralamak. Birleştirme. Bağlamak.

Catenati : Zincirli kitaplar. Xv. yüzyıldan xvııı. yüzyıl başlarına değin, çalınmalarını önlemek amacıyla raflara ya da masalara zincirlenen ve bugün de kimi kitaplıklarda aynı durumu korunan kitaplar.

Catenation : Bağlı diziler. Parça veya bağlantıların birleşmesi. Halkaların veya parçaların birleştirilmesi.

Concatenation : Birbirine bağlı olaylar dizisi. Birbirine bağlama. Bitiştirme. Birleştirme. Ardışıklık. Art arda bağlama.

Concatenations : Art arda bağlama. Birbirine bağlı olaylar dizisi. Birbirine bağlama. Bitiştirme. Birleştirme. Ardışıklık.

Catenate : Zincirle. Zincir halkalarını birleştirmek. Halkalaşmak. Zincirlemek. Halka haline gelmek. Bağlantı kurmak. Zincir şeklini oluşturmak. Bağlamak.

Concatenated field : Bitiştirilmiş alan. Birleştirilmiş alan.

Catenaries : Eğri. Farklılık ölçüsü. Bir elektrikli trenin ana kablosu. Pipodan sarkan cam. Zincir eğrisi. Katener. Eğri (matematik).

Concatenates : Bağlamak. Ardarda bağlama. Sıralamak. Bitiştirmek. Zincirlemek. Ardarda bağlamak. Birleştirmek. Peşpeşelemek. Birleştir. Birbirine bağlamak.

 

Concatenated terms : Ardarda bağlanmış terimler.

İngilizce Catenating Türkçe anlamı, Catenating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Catenating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Correlates : İlişkisini ortaya çıkarmak. Bağdaştırmak. İlişkili olmak. İlişkiyi göstermek. Uymak. Bağlantılı olmak. Bağ kurmak. İrtibatlandırmak. Karşılıklı ilişkisi olmak.

Bridge the gap : Problemi çözmek. Açığı doldurmak. Açığı kapamak. Çok fazla farklılk olan bir yerde bir bağlantı oluşturmak. Eksiği doldurmak. Köprü kurmak.

Enfetter : Kısıtlamak. Zincire vurmak. Engellemek. Köstek olmak.

Affiliates : Evlat edinmek. Katmak. Kabul etmek. Üyeliğe kabul etmek. Tanımak. Katılmak. Birleşmek. İştirakler. Yakınlaşmak.

Cross fade : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resim seçiciye, bir kaynaktan gelen resmi, başka bir kaynaktan gelen resme zincirlemesi için verilen komut. (zincirleme yapılacak ikinci kaynağın sayısı belirtilerek "ikiye zincirle!, dörde zincirle!..." biçiminde söylenir).

Accessing : Erişim.

Enchain : Zincirle bağlamak. Meftun etmek. Zincir ile bağlamak. Kendine bağlamak. Zincire vurmak. Zincire vurma.

Enchaining : Zincire vurma. Zincirleme. Meftun etme. Zincir ile bağlama. Zincirle bağlamak. Kendine bağlama. Zincire vurmak.

Change over : Çevirmek. Yer değiştirmek. Bir yöntemden bir yönteme geçmek. Bir uygulamadan başka bir uygulamaya geçmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resim seçiciye, bir kaynaktan gelen resmi, başka bir kaynaktan gelen resme zincirlemesi için verilen komut. (zincirleme yapılacak ikinci kaynağın sayısı belirtilerek "ikiye zincirle!, dörde zincirle!..." biçiminde söylenir). Bütünüyle değiştirmek. Geçme. Değişiklik.

 

Catenating synonyms : catenulate, catenate, attaches, affiliate, enchained, correlate, chaining, chain up, dissolve, astricted, establish a connection with, enfettered, assigns, assign, corelating, attach, accessed, couple, contact, correlating, get onto, arrange, associated with, concatenate, chain, associate with, affix, attribute, attribute to, affiliating, attaching, get hold of, corelate.