Bridge the gap türkçesi Bridge the gap nedir

  • Eksiği doldurmak.
  • Problemi çözmek.
  • Açığı doldurmak.
  • Çok fazla farklılk olan bir yerde bir bağlantı oluşturmak.
  • Bağlantı kurmak.
  • Açığı kapamak.
  • Köprü kurmak.

Bridge the gap ingilizcede ne demek, Bridge the gap nerede nasıl kullanılır?

Bridge : Köprü yapmak. (aradaki) boşluğu doldurmak. Briç. Köprü. Bilgisayar, gitar, tiyatro alanlarında kullanılır. Köprülemek. İpli kuklanın oynatılmasında kullanılan küçük köprü. Sahne asansörü. (oyun) briç. Kukla köprüsü.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Gap : Açık yer. Bilgisayar, coğrafya, fizik, iktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Kırık ayrığı. Kısık. Yarmak. İki üşek arasında bir kıvılcım ya da yay atlamasının oluşabileceği uzaklık. bir mıknatıssal çevrimin iki parçasını ayıran hava aralığı. belirli iki değer arasındaki bölge. Ayrılık. Ara. Aralık. Kıvrımlı yapılarda, bir kıvrımı keserek, iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki gedik koyaklara verilen ad.

The gapes : Kümes hayvanlarında esneme hastalığı. Öküz trene bakar gibi bakmak. Bön bön bakmak. Açılmak. Esnemek. Şaşkın şaşkın bakmak. Öküzün trene baktığı gibi bakmak. Şaşkınlıkla bakmak. Bir kuş hastalığı. Ağzı açık kalmak.

 

Narrow the gap : Açığı kapamak. Açıklığı küçültmek. Boşluğu daraltmak.

İngilizce Bridge the gap Türkçe anlamı, Bridge the gap eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bridge the gap ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Associated with : İle. İle ilgili. İlişkilendirilmiş. İşbirliği yapmak. Bağlı. İlişkili öğe. İttifak yapmak. Birleştirmek veya birleşmek. İle ilişkili.

Get hold of : Yakalamak. Tutmak. Ele geçirmek. Kavramak. Eline geçirmek. Yakasına yapışmak. Bulmak (birini).

Corelate : Uymak. İlişiği olmak. Bağdaştırmak. İlişkili olmak. Bağ kurmak. İlişkisini ortaya çıkarmak. İlişkiyi göstermek. Bağlantılı olmak.

Get in touch with : Bağlantıya geçmek. Telefon numaralarını çevirmek. İrtibata geçmek. Temasa geçmek. Telefonla aramak. Temas etmek. İlişki kurmak. Telefon etmek. İrtibat kurmak.

Corelating : İlişiği olmak. Bağdaştırmak. Uymak. İlişkisini ortaya çıkarmak. İlişkiyi göstermek. İlişkili olmak. Bağ kurmak. Bağlantılı olmak.

Catenate : Halka haline gelmek. Zincir halkalarını birleştirmek. Zincirle. Zincirlemek. Zincir şeklini oluşturmak. Bağlamak. Halkalaşmak.

Get onto : Bir konuyu kavramak. Bulmak. İdrak etmek. Konuşmak. Anlamak.

Bridge over : Yardımcı olmak. Köprü oluşturmak.

Bridge the gap synonyms : build a bridge, establish a connection with, associate with, correlating, correlates, bridged, sort out, correlate, bridge, contact, catenating, couple, narrow the gap.