The gapes türkçesi The gapes nedir

  • Öküz trene bakar gibi bakmak.
  • Bön bön bakmak.
  • Alık alık bakmak.
  • Açılmak.
  • Ağzı açık kalmak.
  • Şaşkınlıkla bakmak.
  • Bir kuş hastalığı.
  • Esnemek.
  • Şaşkın şaşkın bakmak.
  • Öküzün trene baktığı gibi bakmak.
  • Esneme nöbeti.
  • Kümes hayvanlarında esneme hastalığı.
  • Ağzı açık bakmak.

The gapes ingilizcede ne demek, The gapes nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Gapes : Öküzün trene baktığı gibi bakmak. Öküz trene bakar gibi bakmak. Bön bön bakmak. Ağzı açık kalmak. Ağzı açık bakmak. Alık alık bakmak. Esneme hastalığı (kuşlarda). Esnemek. Şaşkın şaşkın bakmak. Şaşkınlıkla bakmak.

The 1967 borders : Yeşil hat. 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).

The 2004 tsunami : Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 2004 tsumanisi.

 

The a team : Televizyonda macera dizisi ismi. A takımı.

The above : Yukarıki. Yukarıda anılan. Yukarıdaki. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada).

The ablative : Ablatif. Çıkma durumu. İsmin -den hali.

İngilizce The gapes Türkçe anlamı, The gapes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The gapes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Yawn : Çok sıkıcı. Esneyerek söylemek. Yarılmak. Genişlemek. Derin bir çukur açmak. Nefes vermeyi takiben ağzın genişçe açılıp ağız boşluğunun yutağa kadar görülmesi biçiminde uzun bir nefes alma olayı. Esneme.

Come untied : Çözülmek.

Gapes : Esneme krizi. Esneme hastalığı (kuşlarda).

Blossomed : Canlanmak. Serpilmek. Büyümek. Çiçeklenmek. Gelişmek. Çiçek vermek. Çiçek açmak. Bahar açmak.

Stretch : Uzatmak. Gerginleştirmek. Bir güç altında uzamış örneğin geri çekilen kısmı. Geniş yer. Gerginlik. Germe. Germek. Esneme. Uzama. Aralıksız süre.

Gaped : Bakakalmak.

Gawking : Öküz gibi bakmak. Utangaç kimse. Ahmak. Bakakalmak. Aptalca bakmak. Aval aval bakmak. Beceriksiz kimse. Sakar kimse.

Gawping : Dik dik bakmak. Bakakalmak. Aval aval bakmak. Öküz gibi bakmak.

Bulges : Geçici artış. Tümsek. Pırtlamak. Pörtlemek. Bel vermek. Çıkıntı yapmak. Şiş yapmak. Şişmek. Çıkıntı.

Bared : Çıkarmak. Soymak. Yalın. Açmak.

The gapes synonyms : burst forth, gape, gawks, gave, come open, be open, bulge, gawk, hawked, become relaxed, come undone, blossom, bulged, aired, give, bares, be in the clear, gives, come loose, springs, get a load of, gapesing, air, gawked, hawk, bare, be opened, sprang, stretches.