Concatenates türkçesi Concatenates nedir

Concatenates ingilizcede ne demek, Concatenates nerede nasıl kullanılır?

Concatenate : Zincirlemek. Birbirine bağlamak. Ardarda bağlama. Birleştir. Bitiştirmek. Ardarda bağlamak. Peşpeşelemek. Bağlamak. Sıralamak.

Concatenated : Sıralanan. Sıralamak. Sıralanmış. Bağlamak.

Concatenated data set : Art arda bağlı veri takımı.

Concatenated field : Birleştirilmiş alan. Bitiştirilmiş alan.

Concatenated terms : Ardarda bağlanmış terimler.

Concatenations : Birleştirme. Art arda bağlama. Birbirine bağlama. Birbirine bağlı olaylar dizisi. Ardışıklık. Bitiştirme.

Concatenation : Ardışıklık. Bitiştirme. Art arda bağlama. Birbirine bağlama. Birleştirme. Birbirine bağlı olaylar dizisi.

Concatenating : Bitiştirme. Bağlamak. Sıralamak. Birleştirme.

İngilizce Concatenates Türkçe anlamı, Concatenates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concatenates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compiles : Derlemek. Derle. Derleme. Derleyip toplamak. Telif etmek. Toplayıp bir araya getirmek. Toplamak.

Collocate : Yan yana yerleştirmek. Düzenlemek. Yerleştirmek. Birlikte bulunmak. Yan yana koymak. Sıraya koymak. Dizimlemek. Yanyana koymak.

 

Aggregate : Toplanmak. Toplamak. Toplaşmak. Kitlesel. Toplu. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Bir araya toplamak. Kümelemek. Bütün. Bir araya getirmek.

Catenate : Zincir halkalarını birleştirmek. Zincir şeklini oluşturmak. Halkalaşmak. Halka haline gelmek. Zincirle. Bağlantı kurmak.

Merge with : Birleşmek (şirket vb).

Leashes : Göğüs tasması. İple bağlamak. Tasma. Yular. Köpek kayışı. Tasma kayışı.

Dissolve : Kendini kaybetmek. Dağılmak. Çözlgenle karıştırarak, bir özdeği çözeltiye sokmak. Bozmak. Gözden kaybolmak. Feshedilmek. Eritmek. Çözünmek. Zincirleme eylemi. Halletmek.

Enchaining : Zincire vurma. Zincir ile bağlama. Zincirleme. Zincirle bağlamak. Meftun etme. Kendine bağlama. Zincire vurmak.

Affix : Atmak (imza). Pul yapıştırmak. Son ek veya ön ek. Koymak. Yapıştırmak. Eklemek. İliştirmek. Basmak (damga). Tutturmak.

Concatenates synonyms : array, concatenate, collocates, collocated, adjoins, agglutinate, attaches, add, compiled, merge to, aggregates, adheres, interdigitate, alines, assemble, arranges, assign, interlocks, aggregated, interconnects, attach, affiliates, enfetter, chain up, agglutinates, twist together, enfetters, amalgamating, agglutinated, adhere, catenating, affiliate, attribute to.

Concatenates zıt anlamlı kelimeler, Concatenates kelime anlamı

Take away : Elinden almak (bir hakkı). Çalmak. Çıkarmak. Dışarıya çıkarmak. Almak. Çekmek (desteği). Götürmek. Paket yaptırıp götürmek. Ortadan kaldırmak. Alıp götürmek.