Concatenated türkçesi Concatenated nedir

Concatenated ingilizcede ne demek, Concatenated nerede nasıl kullanılır?

Concatenated data set : Art arda bağlı veri takımı.

Concatenated field : Bitiştirilmiş alan. Birleştirilmiş alan.

Concatenated terms : Ardarda bağlanmış terimler.

Concatenate : Ardarda bağlamak. Sıralamak. Bitiştirmek. Birbirine bağlamak. Peşpeşelemek. Bağlamak. Birleştir. Ardarda bağlama. Zincirlemek.

Concatenates : Sıralamak. Birleştirmek. Peşpeşelemek. Ardarda bağlama. Birbirine bağlamak. Bağlamak. Bitiştirmek. Ardarda bağlamak. Birleştir. Zincirlemek.

Concatenating : Sıralamak. Birleştirme. Bağlamak. Bitiştirme.

Concatenation : Art arda bağlama. Birbirine bağlı olaylar dizisi. Bitiştirme. Birbirine bağlama. Ardışıklık. Birleştirme.

Concatenations : Birbirine bağlama. Birleştirme. Bitiştirme. Ardışıklık. Birbirine bağlı olaylar dizisi. Art arda bağlama.

İngilizce Concatenated Türkçe anlamı, Concatenated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concatenated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arranges : Kararlaştırmak. Yoluna koymak. Halletmek. Hazırlamak. Düzeltmek. Planlamak. Aranje etmek. Ayarlamak. Düzenlemek.

Sorted : Süper. Mükemmel. Harika. Sınıf veya türüne göre düzenlenmiş. Gruplanmış.

 

Alining : Oklahoma eyaletinde şehir. Hizalamak. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Sıralanmak. Dizmek. Dizilmek.

Compiles : Toplayıp bir araya getirmek. Toplamak. Derle. Derlemek. Derleyip toplamak. Telif etmek. Derleme.

Attach : İlişkin kılmak. Yamamak. Yapıştırmak. Takmak. Eklemek. El koymak. Tutturmak. Bağlanmak. Bitiştirmek.

Assign : Görev vermek. Belirlemek. Ayırmak. Pay olarak vermek. İş vermek. Vermek. Atamak. Bir işe koymak.

Attaches : Bağlanmak. Haczetmek. İlişkin kılmak. Yamamak. Ekleme yapmak. El koymak. Yapıştırmak. Bitiştirmek. Tutturmak. Yüklenmek.

Astrict : Kısıtlamak. Sınırlamak. Tutturmak.

Attribute to : İle ilişkilendirmek. -e atfetmek. Mal etmek. Atfetmek. -e yormak. Bağlamak (bir nedene). -e bağlamak. Yormak. -e mal etmek. (çocukluğuna veya tecrübesizliğine vb) vermek.

Chain : Ağırlık. Dekor zinciri. Halkalık. Sınırlama. Silsile (dağ). Kayıt altına almak. Zincir. Zincirle bağlamak. Ölçme zinciri ile ölçmek.

Concatenated synonyms : array, collocate, conjoined, compiled, alined, astricted, collocating, affiliate, affiliating, assigns, arrange, attaching, alines, affiliates, lining up, aligns, compile, collocates, accessed, arrays, juxtaposed, affix, attribute, collocated, arraying, accessing, enumerated, rowed, add.

Concatenated zıt anlamlı kelimeler, Concatenated kelime anlamı

Take away : Ortadan kaldırmak. Çalmak. Çekmek (desteği). Kaldırmak. Paket yaptırıp götürmek. Çıkarmak. Uzaklaştırmak. Götürmek. Elinden almak (bir hakkı). Almak.