Dizmek nedir, Dizmek ne demek
- Bazı nesneleri iplik, tel vb.ne geçirmek.
- Yan yana veya üst üste sıralamak.
- Harfleri yan yana getirerek yazı düzenlemek.
- Düzenlemek, hazırlamak

"Dizmek" ile ilgili cümle örnekleri
- "Ortada, hasırların üstünde yığılı tütün yapraklarının etrafında, ana, iki kız oturmuş tütün diziyorlardı." - N. Cumalı
- "Daha önce kahvaltıyı gül motifli, basma örtülü küçük masaya dizmişti." - H. Taner
- "Odanın ortasına üç ayaklı masayı koymuş, etrafına sandalyeleri diziyordu." - P. Safa
Dizmek anlamı, tanımı:
Dizme : Dizmek işi.
İpe dizmek : Boncuk vb.ni ipliğe geçirmek.
Kurşuna dizmek : Verilen ölüm cezasını askerî bir kıtanın attığı kurşunlarla yerine getirmek. öldürmek.
Sıraya dizmek : Sıralamak. bir topluluk içinde herkese aynı biçimde davranmak.
Tespihe dizer gibi dizmek : Futbolda, rakip takımın oyuncuları arasından birer birer geçip gitmek.
Nesnel : Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif.
İplik : Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi. Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri.
Geçirmek : Giymek, giyinmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Zaman harcamak. Hastalık bulaştırmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Etmek, yapmak. Birine kötü söz söylemek. Vurmak. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak.
Sıralamak : Küçük çocuk tutunarak yürümeye başlamak, tutunarak yürümek. Aynı davranışı birbiri ardınca birçok kez yapmak. Art arda söylemek, sayıp dökmek. Aynı davranışı birçok şey üstünde tekrarlamak. Birbiri ardı sıra veya yan yana koyarak sıra durumuna getirmek. Belirli bir düzene göre yerleştirmek veya düzenlemek, sıraya koymak. Söylenecek, yazılacak, yapılacak şeylere zihinde gerekli düzeni vermek.
Harf : Dildeki bir sesi gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlerden her biri, kod.
Düzenlemek : Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek. Müzik aletlerini akort etmek. Yapmak, hazırlamak. Düzenleme yapmak.
Hazırlamak : Sebep olmak, yol açmak. Bir maddeyi elde etmek. Alıştırmak. Bir şeyi kullanılacak, yararlanılacak duruma getirmek. Bir şeyi ortaya koymak, gerçekleştirmek. Önceden düzenlemek. Birini herhangi bir şeyi yapabilecek veya bir şeyi yüklenebilecek duruma getirmek. Önlem almak, sağlamak.
Diğer dillerde Dizmek anlamı nedir?
İngilizce'de Dizmek ne demek? : v. align, aline, arrange in a row, string, range, set, set out, set in type, set up in type, draw up, juxtapose, marshal, rank
Fransızca'da Dizmek : aligner, ranger
Almanca'da Dizmek : v. auffädeln, aufreihen, einordnen, reihen, setzen, ziehen
Rusça'da Dizmek : v. выстраивать, нанизывать, унизывать, набирать, подтасовывать, выстроить, унизать, набрать, подтасовать

Bu kısımda Dizmek nedir? Dizmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dizmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dizmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.