Cross fade türkçesi Cross fade nedir

  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Zincirle.
  • Resim seçiciye, bir kaynaktan gelen resmi, başka bir kaynaktan gelen resme zincirlemesi için verilen komut. (zincirleme yapılacak ikinci kaynağın sayısı belirtilerek "ikiye zincirle!, dörde zincirle!..." biçiminde söylenir).

Cross fade ingilizcede ne demek, Cross fade nerede nasıl kullanılır?

Cross : Öbür tarafına geçmek. Kızgın. Hilekar. Yüksek organizmalarda, genetik olarak farklı dişi ve erkek bireyler arasındaki çiftleşme. mikroorganizmalarda genetik çaprazlama farklı eşey tiplerinin konjugasyonu ile yapılan, virüslerde ev sahibi hücrelerin farklı genotipteki viral parçalar ile enfekte olmasını gerektiren genetik madde değişimi. Düzenbaz. Çaprazlama. Haç. Dargın. Çarpı. Geçişmek.

Fade : Unutulup gitmek. Uçmak. Karartmak. Zincirlemek. Zincirleme eylemi. Güçten düşmek. Solmak. Gözden kaybolmak. Sıvışmak. Rengi atmak.

Cross a check : Bir çeki sadece çek üzerinde yazılı kişi tarafından paraya çevrilebilecek şekilde işaretlemek. Çizgili çek düzenlemek.

Cross action : Karşı dava. Karşılıklı dava. Mütekabil dava. Mukabil dava.

Cross appeal : Karşı itiraz. Mukabil itiraz. Mukabil temyiz talebi. Karşı temyiz talebi. Mukabil temyiz isteği.

Cross arm : Çapraz kol.

 

İngilizce Cross fade Türkçe anlamı, Cross fade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cross fade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catenating : Zincir halkalarını birleştirmek. Zincir şeklini oluşturmak. Halka haline gelmek. Bağlamak. Halkalaşmak. Bağlantı kurmak. Zincirlemek.

Change over : Bir uygulamadan başka bir uygulamaya geçmek. Yöntem değiştirmek. Tarz değiştirmek. Bütünüyle değiştirmek. Bir yöntemden bir yönteme geçmek. Geçme. Değişiklik. Sinem.bir gösterimin sürekliliğini sağlamak üzere iki gösterici kullanıldığında, birinci göstericideki makara sona ererken, ara vermeksizin ikinci makarayı göstermeye başlama. Yer değiştirmek.

Catenate : Bağlantı kurmak. Zincirlemek. Halkalaşmak. Zincir halkalarını birleştirmek. Bağlamak. Zincir şeklini oluşturmak. Halka haline gelmek.